CHP İşçi, Memur Sendikaları ve Emek Bürolarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, Türkiye’de çalışma yaşamına dair verileri de içeren yazılı açıklama yaptı.
Türkiye’de 16 milyon 619 bin işçi bulunduğunu, toplam istihdamın ise 32 milyon 158 bin olduğunu belirten Karasu, Merkez Bankası verilerine göre asgari ücret ve civarında çalışanların oranının yüzde 42’ye ulaştığını ifade etti. Kayıt dışı çalışanlar ve asgari ücretin biraz üzerinde ya da altında gelir elde edenler de dahil edildiğinde bu oranın yüzde 50’yi aştığını kaydeden Karasu, "Yani, bugün Türkiye’de her iki çalışandan biri 28 bin TL ile yaşam mücadelesi veriyor" diye konuştu.
"BU YILIN ÜÇÜNCÜ AYINDA ASGARİ ÜCRET 2 BİN 819 LİRA DAHA ERİDİ"
Asgari ücretin 28 bin lira olarak açıklandığı gün dahi açlık sınırının altında kaldığını, bu yılın üçüncü ayında asgari ücretin 2 bin 819 lira daha eridiğini söyleyen Karasu, dört kişilik ailenin aylık gıda harcaması tutarının 32 bin 793 lirayı, gıda ile birlikte diğer tüm temel harcamalar için haneye girmesi gereken toplam gelirin ise 106 bin 817 lirayı bulduğunu belirtti.
Türkiye’de yurttaşların çalıştıkça yoksullaştığını söyleyen Karasu, şunları kaydetti:
"Bugün Türkiye, öyle bir noktaya getirilmiştir ki insanlar çalıştıkça yoksullaşmakta, çalışmadığında daha az giderle yaşamaktadır. Bu akıl dışı, bu garabet, bu ucube düzeni AKP iktidarı kalıcılaştırmak için her şeyi yapmaktadır. Buradan açıkça soruyorum; 28 bin TL asgari ücret, bu ülkede neye yetecek? Hangi ihtiyacı karşılayacak? Bu sorunun cevabını bu ülkenin emekçileri değil, bu düzeni kuranlar vermek zorundadır. Bu soruyu herkes sormalıdır. Her yerde sormalıdır. Her gün sormalıdır. Yoksullukta ve sefalette tüm ülkeyi eşitlemeye yemin etmiş bir AKP iktidarı var. Bugün milyonlar geçim derdiyle, hayatını sürdürme mücadelesi vermektedir. Ortada bilinçli bir tercih var. Gerçekleri saklayan, toplumun aklıyla alay eden ve yoksulluğu yönetilebilir bir araç haline getiren bir AKP gerçeği ile karşı karşıyayız. Bu düzene karşı durmak, gerçeği açıkça söylemek, emeğin, adaletin ve onurlu yaşamın tarafında saf tutmak artık bir zorunluluktur. Buna rağmen AKP iktidarı, bu ağır tabloyu düzeltmek yerine; toplumu manipüle etmeyi, gerçekleri perdelemeyi ve yaşanan krizi görünmez kılmayı tercih ediyor. Mesele, asgari ücrete yapılacak sınırlı bir artış tartışmasının çok ötesindedir; ihtiyaç duyulan şey, insan onuruna yaraşır yaşamı güvence altına alan köklü bir ücret politikası ve adil bir ücret rejimidir. Asgari ücretin, toplumun genel ücreti haline gelmesi, emeği ucuzlatan ve milyonları yoksulluk sınırına hapseden bu düzenin en ağır sonucudur; artık bu yapının tasfiye edilmesi zorunludur. Bu ülkede milyonların emeği; hayata tutunmaya çalışan bir kalabalık olarak görülmeyecek, üreten, yaratan ve geleceği kuran büyük bir toplumsal güç olarak hak ettiği ücret düzeyine mutlaka kavuşacaktır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu kara düzene boyun eğmeyeceğiz. Bu düzenin parçası olmayacağız."
