CHP lideri Özel, butlan kararı sonrası yaşananları ve gelecek döneme ilişkin düşüncelerini anlattı: ‘Delegeden kaçanın nasıl iktidar hedefi olur?’

CHP lideri Özel, butlan kararı sonrası yaşananları ve gelecek döneme ilişkin düşüncelerini anlattı: ‘Delegeden kaçanın nasıl iktidar hedefi olur?’

27.05.2026 04:00:00
Güncellenme:
Sertaç Eş
Takip Et:
CHP lideri Özel, butlan kararı sonrası yaşananları ve gelecek döneme ilişkin düşüncelerini anlattı: ‘Delegeden kaçanın nasıl iktidar hedefi olur?’

Yargının çok eleştirilen “butlan” kararının ardından “halkla bütünleşme” girişimi başlatan CHP’nin seçilmiş lideri Özgür Özel, iktidar yargısının verdiği kararla genel başkanlık koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu’nun Tayyip Erdoğan’a karşı rakip olamayacağını söyledi. Partinin hızla kurultaya götürülmemesi durumunda iktidar hedefinden vazgeçilme riski yaşayacağını anlatan Özel, “Delegeden kaçanın, seçimden kaçanın nasıl bir iktidar hedefi olur? Bir partiyi kimin yöneteceğine delege değil rakip parti, iktidar karar veriyorsa o partinin yönetimi meşru olamaz. O partinin yönetimi kabul ediyorsa, o parti iktidara rakip olamaz. CHP, kurultay yapsa ve genel başkanını seçse oyumuz yüzde 45’in üzerine çıkacak, bunu görüyorum” dedi. Özel, toplumdan ve sokaktan çok olumlu ve güçlü tepkiler geldiğini belirterek, “Bu halimizle bile AKP’den öndeyiz. Anketler de bunu gösteriyor” değerlendirmesini yaptı.

Özel, partisine yönelik alınan karar ve ardından yaşanan gelişmeleri Cumhuriyet’e değerlendirdi. Özel’in sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:

- Kurultay takvimi ağırdan alınırsa seçim takvimine yetişebilir mi, kurultaydan kaçınan bir partinin iktidar hedefi olur mu?

Olmaz. Öyle fena bir noktadayız ki, Erdoğan kaybedeceği bir seçime girmeyip kaçıyordu, onu sandığa çağırıyordum. Şimdi önerimiz, Kemal Bey’in döneminde seçilen delegelerle seçim yapalım. Çünkü o delegeler töhmet altında. “Atatürk mezardan çıksa bu delegeyle Kemal Bey’i yenemez” dedikleri bu delegeyle yapalım. Delegeden kaçan bir partinin, kurultaydan kaçan bir partinin, seçimden kaçan bir parti nasıl iktidar hedefi koyacak?

İki CHP görüntüsü ortaya çıktı. Birisi atanmış CHP, biri seçilmiş CHP. Seçilmişler olarak görevden el çektirildik. Üzülerek şu analizi yapmak durumundayım: Bir partiyi kimin yöneteceğine delegeler değil de rakip parti, iktidar karar veriyorsa o partinin yönetimi meşru olamaz, o partinin yönetimi kabul ediyorsa, o parti iktidara rakip olamaz.

Yani Erdoğan diyor ki, bu partinin başına şu geçsin… Bu yaftadan kurtulmanın yolu derhal kurultay yapmak. Kurultayı yaparsın seçilirsin, yönetimde kalırsın, kimse sana bir şey diyemez. Geliş yöntemin yine tartışmalı olur. Butlanla geldin. Hiç olmazsa bir meşruiyeti sağlarsın. Bu atanmışlıktır. Seni atayan saray yargısının kararını hızla temize çekip bunu, o delegelerle bile bir kurultaya gitmiyorsan, sen o partiye nasıl alternatif olacaksın? O partiyi yenmeyi, iktidar yürüyüşünü sürdürmeyi nasıl iddia edeceksin? İşin bu tarafı çok sorunlu.

Image

‘OYUMUZ YÜZDE  45’e FIRLAYABİLİR’

- İktidar iddiasından vazgeçilmiş mi oluyor?

Tam olarak o noktaya geliyor. CHP’yi kimin yöneteceğine AKP yargı kolları karar verecek, bu karar karşısında sen en avantajlı olduğun delegeyle sandığa gidemez durumdasın. Ben bir buçuk yıla seçim takvimi yayacağım. Zaten bugünden itibaren seçime iki yıl kaldı. Seçimlere bir yıl kala Kurultay yapılamıyor. Ben genel seçimlere kadar partinin başında duracağım diyorsun. Bu partiye yapılmış en büyük kötülüktür.

Bugün gerçek anlamda bir kurultay yapılsa, yönetim seçilse oy oranımızın yüzde 45’e yaklaşacağını düşünüyorum. Tabii şu anda seçmenin kafası da karıştı. Ama Allah korusun biz desek ki ‘biz CHP’den çekildik. Bu atanmış CHP’dir, yüzde 3’ün üzerini şaşkınlıkla karşılarım.

- Bunu meydanlardan mı görüyorsunuz?

81 ilden gelen geri bildirimlere, tabandan aldığıma, sokakta gördüğüme göre söylüyorum. İnanılmaz şeyler oluyor, partiye tarihinin en büyük kötülüğü yapılıyor. Zaman geçirmeden bir kurultaya gitmeden bu işin bir çözümü yok.

Image

SÜREKLİ İHRAÇ TEHDİDİ

- Engelleme var mı?

Eskisinden daha fazla sokakta olacağız. Çok zorluklar olduğunu kabul ediyorum. İllere “Özgür Özel’e miting yapanı görevden alırız” diyorlar. Oysa ki partiyi ayağa kaldıran o mitingler. “Özel’e genel başkan değil, milletvekili muamelesi yapın, yoksa görevden alırız” diyorlar. İllerin sosyal medya hesaplarına el koyuyorlar. Sürekli bir ihraç tehdidi. Ama biz kurultay için üzerimize düşeni yapacağız.

Bir yandan da kafaları karıştırmaya çalışıyorlar. Bizim üslubumuzla genel merkeze bir çağrı yapmışlar cumartesi günü için. Bütün üyelere, sanki ben mesaj atıyormuşum gibi mesaj atmışlar. Biz cumartesi 14.00’te Ankara İl Başkanlığı önüne, Güvenpark’a çağrı yapacağız. Seçilmiş CHP orada bayramlaşma yapacak. Bayramdan sonra hukuki mücadele, parti içi kurultay mücadelesi, siyasi mücadele en yoğun şekilde sürecek.

HAZIRLIKLARIMIZ VAR

- Bir çıkış yolu bulunamazsa halkın büyüyen umuduna nasıl bir yanıt vereceksiniz?

Bizim karşımıza sandıkta çıkamayıp, partide bizi yenemeyeceklerini görüp, sandığı kaçırıp bizi partiden uzaklaştırmaya çalışıyorlar ki CHP’nin adı, logosu, tarihi, kurucu onlara kalsın. 115 milletvekilimiz desteğiyle Grup Başkanıyız. Örgütün desteğini görüyorsunuz. Kamuoyu desteğini görüyorsunuz. Biz partiyi kolay bırakıp gitmeyiz. Ama bu iş kumpasa döndüğünde... Resmi olarak devlet bizi muhattap kabul ediyor, kurultayı da yapmadık, seçime de partiyi biz götürüyoruz diye bir şey tasarlandığında biz buna hem cumhurbaşkanı adayı göstererek hem de o gün gerektiğinde, partiden bir bölünme yapmadan, gerekli tedbirleri alacak hazırlıklarımız var.

Ümit ediyorum Kemal Bey tarafında bir aklı selim olur. Ülkenin geleceğini karartacak bir yanlış içinde olmazlar. Doğru adım attıklarında, partiyi kurultaya götürecek adımı attıklarında ben onların toplumda kaybettikleri olumsuz itibarın silinmesi ve parti tarihindeki pozisyona hürmet edilmesi için elimden geleni yaparım. Ama bu şartlar altında partiyi bir kaosa sürüklerlerse altından kalkamazlar.

- Adı konulmamış Özgür Özel’in partisine anketler yüzde 29 oy gösteriyor. Mevcut CHP’ye yüzde 3…

Şaşırtıcı değil. Bu halimizle bile AKP’nin önünde birinci partiyiz. Sokakta yüzde 3’lük bir karşılık bile yok. Ama bu saldırıdan güçlenerek çıkarsak, önümüzde 45’i görmenin engeli yok. Müthiş bir motivasyon var. Geçmişte iktidara oy veren seçmenin de reaksiyon verdiğini görüyorum.

‘KARAYALÇIN’I ÖNERECEKTİK’

- Kurultay isteminizde oyalandığınızı düşünüyor musunuz?

Tek kelimeyle oyalandığımızı hissediyorum. Kemal Bey ilk gün beni aradığını söylemişti. Kendisini aradım. Kemal bey en uygun zamanda yapacağım dedi, ben de en uygun zaman en kısa zaman. Partinin bu işten yara almaması için… parti meclisiyle tartıştıktan sonra diyaloga açık iki arkadaşımızı görevlendirdik. Suat Özçağdaş ve Murat Emir. Kendisine önerdim. O da iki ismi görevlendirdi. Bunu cumartesi akşam konuştuk, Pazar günü oturup görüşülsün. Öğlen 12.00’de buluşulsun. Müzakerecilerden biri gece 01.00’e doğru bizim arkadaşları aramışlar, bu gece görüşelim demişler. Gecenin birinde ne görüşmesi olur dedik, oradan biz sabah bir şey olacağını anladık. Öğlen randevumuz olan arkadaşlar sabahın yedisinde arkalarına son derece kriminal, tehlikeli tipleri alıp kapıya dayandılar. Bizimle konuşsalardı, bizim şartımız yoktu. Bir tek söyleyecektik. En kısa sürede kurultay kararı alınması. Bu durumda ben genel merkezi boşaltırdım. Ama ne olurdu, polis yerine Murat Karayalçın’a emanet ederdik. Öyle bir öneri götürmeyi düşünüyordum. Hatta Murat Bey, Kemal Bey’den randevu almayı denedi ama alamadı.

- Kafanızda tartmıştınız yani…

Dedim ki 40-50 gün içinde karar alırlarsa benim orada oturmamı hukuksuz kabul ediyorlarsa, Murat Karayalçın’a verelim, Önceki genel başkanlardan sağlıklı olan o var. Hikmet Bey hastanede. Murat Bey’e emanet edelim, ben de gitmeyim genel merkeze, ama çocukların maaşları yatsın. Kemal Bey bu kararı alsın. Ama onlar orayı yakıp yıkıp polisle gelmek istediler geldiler..