Cumhuriyet Silivri'den bildiriyor... İBB davası 49'uncu gününde!

Cumhuriyet Silivri'den bildiriyor... İBB davası 49'uncu gününde!

11.06.2026 10:56:00
Güncellenme:
Cumhuriyet Silivri'den bildiriyor... İBB davası 49'uncu gününde!

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında olduğu, 68 kişinin tutuklu yargılandığı 414 sanıklı İBB davasının 49'uncu günü Silivri’de görülüyor.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 68’i tutuklu 414 sanıklı İBB Davasında duruşma 49’uncu günde devam ediyor. Bugün, tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın doğum günü.

Duruşmada, geçen hafta kürsüde baygınlık geçiren Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erdinç Çolak’ın hazır olması durumunda savunması alınacak.

Cumhuriyet, davada yaşanan gelişmeleri dakika dakika aktarıyor...

11.40 | ELİF GÜVEN: "İDDİA MAKAMININ SUNDUĞU TEK BİR DELİL YOK"

Elif Güven, Marmara Kadın Kapalı Cezaevi’nden, Bolu T Tipi Cezaevi’ne sevk edildiğini hatırlattı. Güven, sevk sebebi için "Siz aranızda örgüt olarak haberleşiyorsunuz" dediklerini belirtti.

Güven, şunları söyledi:

“Silivri Marmara Kadın Kapalı Cezaevi süreci başladı. İlk iki buçuk ay hücrede tek başıma kaldım. Daha sonra hükümlülerle aynı koğuşa alındım ve beş-altı gün sonra da aileme neredeyse 300 kilometre uzaklıkta olan, Marmara Cezaevi’nin fiziki ve yönetsel şartlarının çok altında bulunan Bolu T Tipi Cezaevi’ne sevk edildim.

Üstelik yine haksız bir suçlamayla. Dediler ki: ‘Siz aranızda örgüt olarak haberleşiyorsunuz.’ Bunlar basında da yer aldı Sayın Başkanım. Oysa benim özelimde tek bir sözde örgüt konuşması olmamıştır. Çünkü ben sözde örgüt üyesi olduğumu dahi bilmiyorum Sayın Başkanım. Yani anlayacağınız, tam Silivri’de cezaevi koşullarına yavaş yavaş alışmışken çileler tekrar başladı.”

Daha sonra tutuklu olmasının sebebini sorgulayan ve peş peşe sorular yönelten Güven, “Para dolusu çantalar görmedim, duymadım. Kimse benden ihalelere fesat karıştırmamı istemedi. CHP üyesi bile değilim. İçinde bulunmadığım sözde bir örgüte neden yardım yapayım? Hiçbir menfaatim olmadan kendimi neden tehlikeye atayım? Neden Ekrem İmamoğlu cumhurbaşkanı olacak diye katkı sağlayayım? Bu sebeple cezaevinde olmak çok trajik. Suçsuz günahsız şekilde neden bu kadar zamanımı cezaevinde geçirdiğimi düşünsem deliririm. Delirmek istemiyorum. İddia makamının sunduğu tek bir delil yoktur. O zaman neden ben cezaevindeyim?” diye sordu.

11.05 | İBB DAVASI BAŞLADI

İBB davasında duruşma başladı. İlk savunmayı, Medya A.Ş. Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven yapıyor. 

Güven’in avukatı Mehmet Ruşen Gültekin, iki ay önceki tutukluluk incelemesinde bulunduğu beyanda şu ifadeleri kullanmıştı:

"Müvekkilim 10 Nisan’da savcılığa nasıl götürülmüştür? Savcı tarafından usulüne uygun bir çağrı yapılmamış, ‘Etkin pişmanlıktan yararlanmak ister misin?’ şeklinde bir teklif de iletilmemiştir. Kaldı ki müvekkilin bu yönde herhangi bir talep ya da dilekçesi de bulunmamaktadır.Buna rağmen cezaevinde infaz koruma memuru tarafından kendisine ‘Seni ambulansla hastaneye götüreceğiz Elif’ denilmiştir. Hayatı boyunca emniyet birimine dahi gitmemiş olan müvekkilim, safiyane bir şekilde hastaneye sevk edildiğini düşünerek araca binmiştir. Ancak hastaneye değil, Çağlayan Adliyesi’ne götürülmüştür. Bu süreçte avukatı bilgilendirilmiş ve kendisi de adliyeye gelmiştir. Tüm bu hususlar tarafımızca dilekçelerimizde ayrıntılı şekilde sunulmuştur.

Adliyede ise, ifade verme usullerini dahi bilmeyen müvekkilime gerçeğe aykırı beyanlar yazdırılmış ve bu durum ‘etkin pişmanlık’ kapsamında değerlendirilmiştir. Oysa müvekkilim etkin pişmanlığın ne anlama geldiğini dahi bilmemektedir. Nitekim söz konusu ifade, iddianamenin farklı bölümlerine parçalanarak yerleştirilmiştir. Kendi iradesini yansıtmayan, yönlendirme sonucu oluşturulan bu beyanın ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edilmesi hukuken mümkün değildir.”

"KARİYERİMİ TIRNAKLARIMLA KAZIYARAK OLUŞTURDUM"

Elif Güven, “Hayatım boyunca hiçbir suç işlemedim. Bu sebeple hakkımda hiçbir sabıka kaydı yoktur. Yıllarımı bu mesleğime verdim, namuslu ve güvenilir bir şekilde çalışarak kariyerimi tırnaklarımla kazıyarak oluşturdum ancak bugün karşınızda 1,5 yıldır özgürlüğünden mahrum bırakılmış tutuklu bir sanık olarak çıkıyorum" dedi.

İddianamede hakkında yer alan suçlamalara itiraz eden Güven, "İddianamenin benim hakkımda düzenlenen bölümlerinde örgüt üyeliği, ihaleye fesat karıştırma, dolandırıcılık, rüşvet gibi son derece ağır ithamlar bulunmaktadır. Benim hakkımdaki iddiaların hepsi hukuki dayanaktan yoksundur. Bir iftiradan ibarettir. Benim hesabını veremeyeceğim tek bir kuruş, çürütemeyeceğim tek bir itham yoktur. Sadece bu tarzda ithamlarla, en önemlisi de mesnetsiz iddialarla suçlanmak şahsımı derinden üzmüştür. Esasen beni asıl yaralayan, yıllarca uğraşıp çaba harcadığım, emek ettiğim itibarımın ve kariyerimin bu kadar asılsız iddialarla yerle bir edilmesidir” diye konuştu. 

"KENDİ AYAKLARIMLA TÜRK ADALETİNE TESLİM OLDUM"

“Hakkımdaki iddiaların hepsi hukuki dayanaktan yoksundur, iftira niteliğindedir” diyen Elif Güven, “Kaçmak aklımın ucundan geçmedi. Havaalanında gözaltına alındım. Suçsuzdum, kendi ayaklarımla Türk adaletine teslim oldum. Tutuksuz yargılanmamı beklerken tutuklandım. ‘Kaçma’ şüphesi yazıyordu. Yurt dışındayken uçağa binip yüce Türk adaletine teslim olan bir kişi olarak ben nasıl ‘kaçma’ şüphesiyle tutuklandım” sözleriyle savunmasına devam etti. 

Güven, savunması sırasında zaman zaman gözyaşlarına hakim olamıyor. Az önce de öz geçmişinden bahsederken duygusal anlar yaşadı ve "Çok acı geliyor kusura bakmayın” ifadelerini kullandı.

İlgili Konular: #İBB Davası