Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi'nin (THTM) öncülüğünde 2026 Cumhuriyetçiler Kurultayı dün Ankara'da "Bir kez daha kurtuluş ve kuruluş" başlığıyla toplandı. Salona; "Gericiliğe karşı laiklik, sömürüye karşı eşitlik" ve "NATO'ya karşı cumhuriyetçiler göreve" pankartları asıldı.
'CUMHURİYETLER DEVRİMLE KURULUR'
Kurultayın açılış konuşmasını THTM Genel Koordinasyon Kurulu Üyesi Erhan Nalçacı tarafından yapıldı. Nalçacı; "Bu ülkenin cumhuriyetçileri uzun yıllar bir araya gelemedi ve hatta yer yer de çatıştı. Bu kurultay bunu kırmak için gerçekleştirildi ve başarı da elde edildi. Hepimiz biliyoruz ki, cumhuriyetler devrimle kurulur ve karşı devrimle yıkılır. Şu an biz de bu süreçten geçiyoruz.
'HEPİMİZ CUMHURİYETÇİYİZ'
Nalçacı'nın ardından eski AYM Raportörü Ali Rıza Aydın'ın başkanlığında Divan kuruldu. Divanın kuruluşunun ardından, Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan söz aldı. Okuyan; "Burada toplanmamız, tarihsel bir birliktelikte olduğumuzu gösteriyor. Bazı ön koşullarımız var; hepimiz cumhuriyetçiyiz, laikliği savunuyoruz, mutlak olarak emperyalizme karşıyız, eşitliği savunuyoruz. Bunlar bizi birleştiriyor, iyi ki de birleştiriyor. Bunlar bizim ortaklıklarımız" dedi.

'TEK ADAM SÖYLEMİNİ BIRAKMAMIZ LAZIM'
Okuyan, ortalıkların yanında cumhuriyetçiler arasında farklılıkların da olduğunu belirterek; "25 yıldır aynı iktidarla karşı karşıyayız. Ama bir ağız alışkanlığımız oldu, bunu bırakmak zorundayız. 'Tek adam' söylemi, bizim mücadelemizi sekteye uğrarıyor. Evet bu söylem çoğu yerde doğru, Erdoğan'ı çekin geride bir şey kalmaz onlarda. Ama 'Tek adam' söylemi, bizi sadece tek bir kişiyle mücadeleye dönüştürür. Geçen seçimde Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu, muhalefetin dokunamadığı adama dönüştürüldü" ifadelerini kullandı.
'BİZİ OLAYLARA SINIFSAL BAKMAKTAN İTİYOR'
İktidarın sınıfsal bir arka planının olduğunu, bu nedenle 'Tek adam' demenin eksiklik oluşturduğunu vurgulayan Okuyan; "Tek adam kodlaması, bizi olaylara sınıfsal bakmaktan itiyor. Tek adam kodlaması bir at gözlüğüne dönüşüyor ve geri kalan şeyleri önemsizleştiriyor" diye konuştu. Gezi Parkı eylemlerine değinen Okuyan; "2013'te bir halkın olduğunu gösterdik. Geçen 13 yılda ise o halk uyuşturuldu. O halkın da konsolide olduğu parti CHP oldu. Bu nedenle halk, Özgür Özel'in Koç Holding'le ve NATO'yla görüşmesine ses çıkarmıyor. Sınıfsal bakamıyor. Bu nedenle tek adam rejimi de yıkılamıyor. Geldiğimiz durumda da halk, halk olmaktan çıkıyor" ifadelerini kullandı.
'CHP'YE DÖNÜK SALDIRININ KARŞISINDAYIZ'
CHP'nin mevcut sürecine de değinen Okuyan; "Ben, siyasi mücadelede epey bir yıl devirdim. Ben, çocukluğumdan beri, herkes CHP'ye kendi rengini vermeye çalıştı. Şu an CHP'ye dönük saldırının karşısında durmamız lazım; çünkü temel olan seçme ve seçilme hakkını hedef alıyor. Bu tartışmaya kapalıdır" dedi.
'MUSTAFA KEMAL'İN EN BÜYÜK ERDEMİ YAYILIMCI OLMAMASI'
"Biz bu ülkeyi, cumhuriyeti kurarken bir tabuyu daha bırakmamız lazım; bugünün cumhuriyetini tanımlarken, 100 yıl önceki Türkiye ile karıştırmamalıyız" diyen Okuyan, şu ifadeleri kullandı:
"Mustafa Kemal ve arkadaşları, bu ülkenin en ilerici tarihsel atılımı sağlarken, o dönem bu ülkede burjuva emekliyordu. Mustafa Kemal ve arkadaşlarının en büyük erdemi de yayılımcı bir cumhuriyet kurmaması. Şu an adına cumhuriyet dediğimiz şey; kapitalist ve NATO'ya bağlı. NATO bu ülkeye gelecek, onun karşısında durmamız lazım. Türkiye, şu an NATO'da da oyun kurucu. Ve bazı Atatürkçü ve laikleri de 'Biz bu ülkeyi geliştiriyoruz' diye kandırdı. Bu ülke eninde sonunda karanlığı yenecek ve aydınlığa kavuşacaktır."
'YENİDEN CUMHURİYET İÇİN EYLEME GEÇİLMELİ'
Okuyan'ın konuşmasının ardından kurultay programına geçildi. Kurultayın "Bir emekçi cumhuriyeti için program" başlıklı oturumda konuşmacılar; cumhuriyetin kadın hakları, emek, laiklik ve gençlerin, kadınların, halkın cumhuriyeti yeniden ayağa kaldırmak için eyleme geçilmesi gerektiğini vurguladı.

'TOPLUMSAL İKTİDAR KURULMALI'
Kurultayın "Emperyalist savaşa sürüklenmekten ülkemizi nasıl koruyacağız?" başlıklı oturumunda ise konuşmacılar; emekçi, antiemperyalist, anti-NATO'cu bir cumhuriyet anlayışını benimsediklerini, bu iradenin ağırlık kazandığı yerin Cumhuriyetçiler Kurultay'ı olduğunu vurguladı. Tam bağımsızlık için toplumsal iktidarın oluşturulması gerektiği deklare edildi.
'NATO RİSKİ BÜYÜYEREK DEVAM EDİYOR'
Kurultayda konuşan gazetemiz Cumhuriyet'in yazarı Mehmet Ali Güller; "Amerika'nın NATO'dan çıkma şansı yok. NATO bitmiyor da, şu an bir dönüşüm yaşıyor. Baltık bölgesinden, Ortadoğu'ya inen bir demir perde var. Bu demir perdede de Ortadoğu sorumluluğu Türkiye'de. Bu bizim için bir sorun. ABD, şu an NATO'yu Asya'ya kaydırmak istiyor. Bu dönüşüm bizim için NATO riskinin büyüyerek devam ettiğini gösteriyor" dedi. Güller; ABD'nin halihazırda Türkiye'yi İsrail'le yeni bir ekonomik zemine çekmeye, Avrupa'nın güvenliğini sağlamaya çalıştığını, böylece emperyalist paylaşımda Türkiye'nin alet edildiğini vurguladı. "Cumhuriyet ilk yıllarında kolektif güvenlik modelini uyguladı" diyen Güller; "Yurtta sulh, dünyada sulh de bu modelin açıklamasıydı. Bu modeli inşallah eden bir sistem kurabilir miyiz? Tabi ki oluşturabilir, bunun şartları da yavaş yavaş oluyor aslında. Temelde yapılması gereken de şudur; Bağlantısız Hareketi. Böyle bir manevra hareketi hali hazırda kurma şansımız da var" dedi.
'TÜRKİYE'DE MUAZZAM BİR CUMHURİYETÇİ BİRİKİM VAR'
Kurultayda son konuşmayı yapan Okuyan; "Cumhuriyet, bir ittifakın sonucuydu. Kurtuluşta 2 hat vardı. Mustafa Kemal, içinde çelişkileri olsa da bir hattı tuttu ve iyi ki de tuttu. Siyaset ittifaksız olmaz; Sovyetler, Cumhuriyet'in kuruluşuna destek verdi, Cumhuriyet de Sovyetlerin ayakta durmasına. Bu bir devrimci ittifaktır. Türkiye'de muazzam bir Cumhuriyetçi birikim var. Bu yüzden CHP'yi eleştiriyoruz, çünkü ittifakın bir ayağı boş. Ben bir Komünist olarak onların iyiliğini istiyorum. İnsan müttefikinin iyiliğini ister" dedi.
