Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde, Osmaniye'nin merkez ilçesinde yıkılan Yonca Sitesi B Blok'ta 52 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi yaralandı.
Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı, müteahhit Ali Kale ile fenni mesul Ayhan Gedik hakkında, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası talebiyle dava açtı.
Binanın inşa edildiği dönemde Osmaniye Belediyesi İmar Müdürlüğü'nde görev yapan Hülya İnan, Sevinç Ayşe Argun ve Rahime İyi hakkındaki dava da ana dosya ile birleştirildi.
Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasına, depremde yakınlarını kaybedenler, başka bir deprem dosyasından tutuklu sanık Ayhan Gedik ile tutuksuz dört sanık ve taraf avukatları katıldı.
"MÜTEAHHİT OLARAK BENİM BİR SUÇUM YOKTUR"
Müteahhit Ali Kale, savunmasında, "Mesleğimde 4 binin üzerinde binadan bir tane binam yan yattı, projelerimde bir tane tadilat dahi yapmadım. Benim bir suçum yoktur, yapılması gereken ne ise birebir uygulama yaptım. Zemin etütleri yapılmış olsaydı bu felaket yaşanmazdı. Dünya tarihindeki en büyük depremi Türkiye yaşadı, müteahhit olarak benim bir suçum yoktur" diyerek beraatini talep etti.
"AFET YÖNETMELİĞİNE GÖRE HAZIRLANMIŞTIR"
Sanık Sevinç Ayşe Argun, savunmasında belediye olarak imar kanununa uygun şekilde ruhsat dosyasını düzenlediklerini ve herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirtti. Argun, "Bilirkişiler statik hesaptan dolayı tarafımıza suç isnat etmektedirler. Statik hesap belediyenin görevinde değildir, bu sorumluluk proje müellifine aittir. Ayrıca fenni mesuller yapılan uygulama sırasındaki yanlışlıkları belediyeye bildirmek zorundadırlar, eksiğim bulunmamaktadır. Ruhsat dosyası tamdır, afet yönetmeliğine göre hazırlanmıştır" dedi.
Sanık Hülya İnan, savunmasında görevini ihmal eden herhangi bir eylemi bulunmadığını belirterek, "Bize verilen görev ne ise onu uyguladık, dosyalarda bir eksikliğimiz bulunmamaktadır. Belediyede bizlerin gidip inşaatı denetleme yetkimiz de yoktur" diye konuştu.
"RAPORLAR İNCELENDİĞİNDE İNŞA EDİLEN BİR YAPI DEĞİL MEZARLIKTIR"
Müşteki avukatları, sanıkların "olası kast" suçundan yargılanmasını talep ederek, bilirkişi raporlarına göre ortada bir bina değil "mezarlık" bulunduğunu savundu. Avukatlar, yapım süreci ve sonrasında tespit edilen eksikliklere müdahale edilmediğini ve bu durumlara göz yumulduğunu ifade etti.
Mahkeme heyeti, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan Ayhan Gedik, Sevinç Ayşe Argun ve Hülya İnan'ı 15'er yıl, Ali Kale'yi ise 12 yıl hapis cezasına çarptırdı. Sanıklar hakkında iyi hal indirimi uygulanmazken, dört sanığın yurt dışına çıkışlarının yasaklanmasına karar verildi. Rahime İyi ise beraat etti.
"12–15 YILLIK CEZALAR TESELLİ İKRAMİYESİ GİBİ BİZLERE SUNULAMAZ"
Yonca Sitesi'nde anne ve babasını kaybeden Nuri Yönet, sürece ilişkin ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
"3 yıldır verilen hukuk mücadelesi maalesef beklediğimiz gibi sonuçlanmadı. Bilirkişi raporu başta olmak üzere, sanıkların savunmalarının alenen çürütüldüğü belgeli beyanlarımıza rağmen; birden çok kişinin canını kaybettiği, vefat edenlere merhum, merhume yerine 'ceset' denildiği; anne, baba, kardeş, çocuk yerine her birine numara verilerek morglarda, gül kokulu sevdiklerimiz yerine battaniyeyle defin yapılan geride kalan bizlerin gönül sızıları, sanıklara verilen bu cezalarla dinmeyecektir. 52 kişinin vefatı, 12–15 yıllık cezalarla teselli ikramiyesi gibi bizlere sunulamaz."