Devlet Opera ve Balesi, Atatürk’ün canlandırıldığı ilk opera ‘Yeniden Doğuş’u repertuvardan çıkardı: 'Atatürk’ü silemezsiniz'

Devlet Opera ve Balesi, Atatürk’ün canlandırıldığı ilk opera ‘Yeniden Doğuş’u repertuvardan çıkardı: 'Atatürk’ü silemezsiniz'

15.04.2026 04:00:00
Güncellenme:
Devlet Opera ve Balesi, Atatürk’ün canlandırıldığı ilk opera ‘Yeniden Doğuş’u repertuvardan çıkardı: 'Atatürk’ü silemezsiniz'

Milli Mücadele’nin 100. yılı için sahnelenen ve kapalı gişe oynayan “Yeniden Doğuş” operası yeni sezonda repertuvara alınmadı. Karara tepki gösteren yurttaşlar bakanlığa başvururken, besteci Tevfik Akbaşlı 'Bu tercih kabul edilemez' dedi.

Ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Mücadele’yi başlatmasının 100. yılı dolayısıyla hazırlanan, Samsun Devlet Opera ve Balesi’nce sahneye konan “Yeniden Doğuş” operası İzmir’de bir süre sahnelendikten sonra Devlet Opera ve Balesi’nin repertuvarından çıkarıldı. Atatürk’ün Türk opera tarihinde ilk kez sahnelendiği operanın kurumun yeni sanat sezonunda yer almamasına tepki gösteren yurttaşlar Kültür ve Turizm Bakanlığı ile CİMER’e şikâyette bulundu. Verilen yanıtlarda “Gelecek yıllarda belki yeniden programa alınabilir” denirken eserin bestecisi ve librettisti Tevfik Akbaşlı duruma isyan etti.

YERİNE KUĞU GÖLÜ BALESİ

“Bu ülkede bazı eserler başarısız olduğu için değil, tersine, beklenenden fazla karşılık bulduğu için engellenirler” diyen Akbaşlı Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada, kararın gerekçesi olarak kendisine “Personelin Kuğu Gölü Balesi’nde görevlendirileceği” bilgisi verildiğini söyledi.

Ulusal repertuvar adına kabul edilemez olduğunu belirten Akbaşlı, “Halkın vergileriyle, büyük emek ve masraflarla hayata geçirilen, her gösterisi yüzde yüz dolulukla kapalı gişe oynayan, Türk tarihinin ilk ve tek Atatürk-Milli Mücadele-Kurtuluş Savaşı temalı operası ‘Yeniden Doğuş’, ülke çapında muazzam bir seyirci talebine rağmen repertuvardan çıkarıldı. Kurum yetkilileri, ‘Personel Kuğu Gölü Balesi’nde görev alacak’ şeklindeki açıklaması kamuoyunda tartışmalara neden oldu. Türkiye’de defalarca sahnelenmiş, seyirci açısından artık sürpriz barındırmayan bir klasik bale eserinin, bu topraklardan çıkmış, Milli Mücadeleyi ve Atatürk’ü anlatan ve seyirciyi güçlü biçimde etkileyen özgün bir eserin önüne geçirilmesi, kültürel tercihler açısından çok eleştirilebilir olmasının yanında, Kurtuluş Savaşı'nda hayatını kaybeden şehitlerimizin ve Atatürk'ün hatırası adına da çok onur kırıcıdır” dedi. 

‘UTANÇ VERİCİ’

Durumun “Utanç verici” olduğunu vurgulayan Tevfik Akbaşlı, “Ulusal repertuvarımız, Milli Mücadele ruhunu yaşatan eserlerimiz, temcit pilavı misali sürekli tekrarlanan röpriz eserlere kurban edilmemeliydi; tam tersine, büyük emekle ve masrafla yaratılan yerli eserlerimiz pozitif ayrımcılığa, Batı’nın vasat kopyalarına karşı daha özenli bir koruma ve desteğe ihtiyaç duyuyor. Ancak bahane edilen ‘Kuğu Gölü’ gerekçesinin ötesinde farklı nedenler olabileceği yönünde yorumlar da yapılmaktadır. Gerçek neden, herkesin tahmin edebileceği gibi; Atatürk’ü özlemiş seyircinin inanılmaz ilgisi, coşkulu sloganlar, eserin seyircide ateşlediği ruh ve eseri henüz izleyememiş olanların aşırı yoğun talebi de olabilir. Atatürk’ün vizyonuyla kurulan bu sanat kurumlarında, Atatürk’ün eserini kaldırarak bir yerlere mesaj mı vermek istendi, bilemiyorum. Ben bu utanç verici tablonun, sınırlı opera-bale seyircisinin ötesinde bütün Türk halkına doğru biçimde anlatılması gerektiğine inanıyorum. Kamuoyunda farkındalık yaratılmalı, bu kararın planlı bir Atatürk karşıtlığına işaret edip etmediği de tüm boyutlarıyla tartışılmalıdır. Türk halkı, vergileriyle finanse edilen Cumhuriyet kurumlarının hangi zihniyetlerce yönetildiğini iyi bilmeli ve demokratik sınırlar içinde mutlaka bu kurumlara tepkisini göstermelidir” ifadelerini kullandı.

İLK 2019'DA SAHNELENDİ

İzmir Devlet ve Opera Müdürlüğü’nden alınan bilgiye göre; eserin 2019’dan beri oyunun sahnelendiği geçen yıl da 29 Ekim ve 10 Kasım’da eserin seyirci ile buluşturulduğu bu yıl repertuvardan çıkarılmasının bir artniyet olmadığı, teknik olarak her yıl oyunları yenilediklerini ve bu yıl da böyle bir karar aldıkları belirtildi. Eserin önümüzdeki yıllarda yeniden repertuvara alınabileceği bilgisi verildi.

“HER ŞEY ÇOK GÜZEL” SLOGANLARI ATILMIŞTI

1912-1913 Balkan Savaşı sonrası Rumeli'den İstanbul'a göçmek zorunda bırakılan halkın hikayesiyle açılan eserde, 1. Dünya Savaşı yılları, Çanakkale Savaşı, işgal yıllarındaki İstanbul, Bandırma Vapuru ile Samsun yolculuğu, Amasya, Erzurum ve Sivas kongreleri, Büyük Taarruz, Kurtuluş Savaşı ve cumhuriyetin ilan edilme süreci, aryalar, düetler, koro parçaları ve danslarla anlatılıyor. Eser ilk kez Atatürk’ün Samsun’a hareket ettiği günün 100. yılında 16 Mayıs 2019 İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde dünya prömiyerini yapmış ve “Her şey çok güzel olacak” sloganlarıyla kesilmişti. Türk opera tarihinde ilk kez tezahürat nedeniyle duran opera ardından Samsun ve İzmir'de seyircilerle buluşmuştu.