Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üzerinden tam 3 yıl geçti. Sorumluların sorumsuzluğu nedeniyle afet, yüzyılın felaketine dönüştü.
Saat sabah 04.17’de Pazarcık’ta 7.8, öğlen Elbistan’da 13.17’de 7.6 büyüklüğündeki depremleri en büyüğü 6.7 olan on binlerce artçı deprem izledi. İki büyük depremden 11 il etkilenirken 53 bin 537’si Türkiye’den, 8 bin 746’sı Suriye’den olmak üzere en az 62 bin 13 kişi yaşamını yitirdi.
130 binden fazla insan ise yaralandı. Depremin merkez üssü Kahramanmaraş olmasına karşın en büyük yıkımı Hatay yaşadı. Hatay’ı ise Adıyaman takip etti.
ANAHTAR VAR, ALTYAPI YOK
Resmi verilere göre Hatay’da yaşamını yitiren yurttaş sayısı en az 21 bin. Yaralı sayısı 30 bin. Kahramanmaraş’ta en az 12 bin 600 kişi yaşamını yitirdi. 9 bin 200 kişi yaralandı. En az 8 bin 500 kişinin yaşamını yitirdiği Adıyaman’da ise 18 bin kişi yaralı olarak depremden etkilendi.
İktidar tarafından 27 Aralık itibariyle 450 bin TOKİ’nin teslimi yapıldığı açıklansa da Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Kahramanmaraş ve Hatay Depremleri Yeniden İmar ve Gelişme Raporuna göre bugüne kadar gerçekleştirilen kura törenleri sonucunda toplam 433 bin 667 konut ile 21 bin 690 işyerinin kurası tamamlandı. Ancak anahtar teslimi yapılan birçok konut, altyapı yetersizliği nedeniyle yaşamsal ihtiyaçları karşılamaktan uzak. 3 yıl geçmesine karşın 360 binden fazla insan konteyner kentlerde yaşam mücadelesi veriyor.
SORUNLAR İÇ İÇE
Barınma sorunun tetikleyen unsurlardan bir tanesi TOKİ’lerin altyapı sorunları olurken diğer bir sorun ise özellikle Hatay ve Adıyaman’da ekonomik döngünün eski haline gelememiş olması.
Deprem bölgesinde eğitim koşulları da hem öğrenciler hem de öğretmenler açısından 6 Şubat öncesinin şartlarından uzakken depremzede yurttaş açısından sağlığa ulaşım da kısıtlı. Yurttaşın öncelikli sağlık ihtiyaçlarını karşılayan onlarca Aile Sağlık Merkezi’nin yıkıldığı bölgede yeniden yapılan ASM sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor.
BİNLERCE ÖLÜM, 60 HÜKÜMLÜ
Depremzede yurttaşların bir diğer sorunu ise deprem davalarında yargılamaların ağır ve ‘cezasızlık algısı’ yaratan biçimde ilerlemesi. Binlerce binanın yıkıldığı depremde, deprem davaları kapsamında cezaevinde bulunan kişi sayısı yalnızca 60’ı hükümlü olmak üzere 208.
Öte yandan psikolojik desteğin yetersiz kaldığı bölgede yurttaşlar, yaşadıkları acı ve hissettikleri adaletsizlik duygusuyla başa çıkmakta zorlanıyor.