İzmir'de polis kuşatması altında bulunan tarihi Meslek Fabrikası’nın önünde, saatlerdir direniş nöbeti tutan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’la, direniş alanında görüştük. Bütün bir geceyi uykusuz geçiren Tugay’ın yorgunluğu gözlerinden okunuyordu.
Uykusuzluktan ve yorgunluktan çok olayın üzüntüsü başkanı daha çok yıpratmıştı. Tugay, bir oldubitti ile karşı karşıya olduklarını vurguluyor. Buna boyun eğmeyeceklerini ifade ediyor. Başkanın bir siyasetçilerinin kamuoyunu yanlış bilgilendirmesi. Tugay, özellikle mülkiyet konusundaki yargı sürecinin halen devam ettiğinin altını çiziyor.
Başkan Tugay, tartışmanın özünü ve özetini şöyle ifade başka üzüntüsü, iktidar ediyor: “İzmir’in, İzmirlinin malına çökülmek isteniyor. Burası büyükşehir belediyesine ait, büyükşehir personelinin emekleri ve kaynakları ile restore edilen bir yer. Milletin hizmetinde olan bu yere çökülmesi, sadece bir kanunsuzluk değil, aynı zamanda vicdansızlıktır.”
9 Eylül örneği Bina içinde makineler ve eğitim araçları başta olmak üzere yüz milyonlarca liralık kamu kaynağı bulunduğunu ve bunların da atıl hale geldiğini vurgulayan başkanın, bir başka üzüntüsü de İzmir halkının seçilmiş en üst temsilcisi olarak binaya alınmamış olması. Doğrusu bu durum haklı olarak başkanın yüreğini acıtmış. Bir an önce buradaki polis ablukasının kaldırılmasını ve eğitim faaliyetinin kaldığı yerden devam etmesini istiyor.
İzmirliler olarak 9 Eylül 1922’de işgalcileri kovanların torunları olduklarını belirten Tugay; haksızlığa ve oldubittiye teslim olmayacaklarını ifade ediyor. Başkanın İzmir’den siyasi iktidara da bir çağrısı var; “AKP iktidarı siyasi rakiplerini cezalandırmak uğruna; bu kentin, bu ülkenin masum insanlarına kötülük yapmaktan, zulmetmekten vazgeçmeli.”
Başkan Cemil Tugay; abluka kalkana, kilitler açılana kadar Meslek Fabrikası’nın önünden ayrılmayacaklarını sözlerine ekliyor.
