Hukukçular, tedbir kararının kurultaya etkisini Cumhuriyet’e değerlendirdi: ‘Delegeler haklarından yoksun bırakılamaz’

Hukukçular, tedbir kararının kurultaya etkisini Cumhuriyet’e değerlendirdi: ‘Delegeler haklarından yoksun bırakılamaz’

28.05.2026 04:00:00
Güncellenme:
Aytunç Ürkmez
Takip Et:
Hukukçular, tedbir kararının kurultaya etkisini Cumhuriyet’e değerlendirdi: ‘Delegeler haklarından yoksun bırakılamaz’

Mahkemenin yetki gaspıyla CHP Genel Başkanlığı’na dönen Kemal Kılıçdaroğlu; kurultayın yapılması için tedbir kararının kaldırılması gerektiğini söyledi. Hukukçular; mahkeme kararıyla görev süresi dolduğu için yapılan 38. Olağan Kurultay’ın iptal edildiğine işaret ederek; “38 öncesine dönülmesi demek görev süresi dolan 37’de göreve gelenlerin görev süresi dolmuşluğu durumu devam ediyor. Dolayısıyla mutlak butlan kararının doğal sonucu derhal genel kurul yapılmasıdır. Mevcut delegeler demokratik seçim haklarından yoksun bırakılamaz” dedi.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi’nin yetki aşımıyla verdiği mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na dönen Kemal Kılıçdaroğlu, kurultay yapılması için tedbir kararının kaldırılması gerektiğini belirtti. Hukukçular; Kılıçdaroğlu’nun ifadelerini gazetemiz Cumhuriyet’e değerlendirdi. Ankara Barosu Başkanı Av. Mustafa Köroğlu; “Verilen tedbir kararı; mahkeme kararının uygulanması ve eski parti organlarının dönmesini kapsıyordu. Bu da yerine getirildi. Bu da kurultayı engelleyen bir durum değil” dedi.

‘SİYASİ PARTİ ÖZGÜRLÜĞÜ İLE BAĞDAŞMAZ’

Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu ise mutlak butlanın siyasi bir karar olup, örgütlenme hakkını ihlal ettiğini vurgulayarak; “Mahkemenin görev sınırını aşarak hukuka aykırı olarak aldığı butlan kararı, yeni bir kurultay yapılmasına engel değildir. Benzer durum daha önce de yaşanmıştı. CHP 39. Olağan İstanbul İl Kongresi’nin durdurulması talebi YSK tarafından reddetmişti. YSK, usulüne uygun olarak başlamış olan kongre süreçlerinin durdurulamayacağı yolunda karar vermişti. Aksi bir yorum siyasi parti özgürlüğü ile bağdaşmaz. Bir mahkeme kararının kesinleşme sürecinde, mevcut delegeler demokratik seçim haklarından yoksun bırakılamaz” ifadelerini kullandı.

‘DELEGELER YETERLİ SAYIYLA OLAĞANÜSTÜ KURULTAY İSTEYEBİLİR’

BAM’ın anayasaya aykırı ve yetki gaspıyla verdiği kararda yapılması gereken kurultayı engelleyen bir kararın olmadığını anımsatan Av. Doğan Erkan ise şu değerlendirmede bulundu:

“Kabul etmediğimiz kararda ‘38. Kurultay öncesine dönülmesi’ hükmü var. 38. kurultayın Siyasi Partiler Kanunu (SPK) ve parti tüzüğü uyarınca 37’de seçilen yönetimin görev süresi dolması sebebiyle yapıldığı göz önüne alındığında, 38 öncesine dönülmesi demek görev süresi dolan 37’de göreve gelenlerin görev süresi dolmuşluğu durumu devam ediyor. Dolayısıyla mutlak butlan kararının doğal sonucu derhal genel kurul yapılmasıdır. Diğer yandan kararda İstanbul İl Kongresi dışındaki il kongrelerine dair bir iptal kararı yok. 38. kurultay öncesine dönülmesi var, sonraki tüm kurultayların iptali var, İstanbul ili özel olarak saydığı için mefhumu muhalifiyle, bahsedilen il dışındaki diğer il kongrelerinin hiçbirine iptal yok. Dolayısıyla il kongrelerinde seçilen kurultay delegelerine dair görevden alma da yok. Bu durumda kararı kabul ettiğimizi düşünsek bile İstanbul dışındaki kurultay delegeleri görevde demektir. Dolayısıyla kurultay delegeleri yeterli sayıyla olağanüstü kurultay da isteyebilir. Kılıçdaroğlu bunu da reddedemez. Kendisinde en küçük hukuk kırıntısı kaldıysa tabii.”