İlber Ortaylı yaşamını yitirdi: 'Bir kültür elçisiydi'

İlber Ortaylı yaşamını yitirdi: 'Bir kültür elçisiydi'

14.03.2026 04:00:00
Güncellenme:
İlber Ortaylı yaşamını yitirdi: 'Bir kültür elçisiydi'

Uzun yıllar Topkapı Sarayı’nın müdürlüğünü yapan usta tarihçi İlber Ortaylı tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Ortaylı, tarih bilgisi, eserleri ve kültürel birikimiyle geniş kitlelere ulaştı.

Uzun bir süre Topkapı Sarayı’nın müdürlüğünü yapan usta tarihçi İlber Ortaylı tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Ortaylı, tarihçi kimliğinin yanı sıra kültürürel varlıklara ilişkin bilgisi ve tarih eserleriyle geniş kitlelere hitap etti. Ayasofya ile ilgili gazetemize yaptığı son açıklaması ise ülke gündemine oturmuştu.

Son açıklamaları bizde çıkan Ortaylı Ayasofya ile ilgili şunları söylemişti: “Ayasofya’ya hiç kimse girmemeli. 1500 yıllık bu tarihi yapı bu gidişle çökecek. Neden mi? Altı boş, dehlizler var ve ciddi bir restorasyon gerekiyor. Belki sadece bu haliyle uzmanlar girebilir, muayyen günlerde din adamları girebilir ya da önemli kişilerle namaz kılınır. Böyle giderse ve bina ciddi bir hasar alırsa hatta taban çökerse ülkemiz ciddi bir mesuliyet altında kalabilir. Senede 2 milyon kişi ziyaret ediyor. 16. asırdan yani Mimar Sinan’dan bugüne statik olarak ciddi bir restorasyon yapılmadı. Mimar Sinan destekleri koyarak güçlendirdi zamanında o kadar. Müslümanı da ne Hıristiyanı da kimse kullanmamalı bu yapıyı. Namaz mı kılmak istiyorsun o zaman Sultanahmet Camisi’nde ya da Süleymaniye Camisi’nde kıl namazını. Mimar Sinan’ın ekol camileri dururken neden Ayasofya? Geç Roma devrinden 1500 yıllık çok hassas bir bina burası. Önceden yapılan restarosyonların temeli doğru ayarda değildir, üstüne titrenecek bir yer burası.”

Bu açıklamasını gazetemizi kaynak göstermeden kullanan haber portalları ve gazeteler için ise “Meslek etiği herkese gerekli, kınıyorum” ifadelerini kullanmıştı.

Son olarak Ortaylı, Ayasofya’da süren restorasyon çalışmalarında tarihi zemine yüksek tonajlı kamyonlar sokulmasına tepki göstermiş ve gazetemize verdiği görüşte şu ifadeleri kullanmıştı: “Ayasofya bunu kaldıramaz, gerçekten hiç anlamıyorlar mimariden. Bırakın kamyonu, vinci, araba bile giremez oraya. Bunun tesiri bir müddet sonra çıkacak. Yapının altı tamamen dehlizlerle dolu. Gelen babasının malı gibi davranıyor Ayasofya’ya. Bakın yine söylüyorum orası çökecek ve dünya bunu Türklere mal edecek. Ne kadar ton kaldırabileceğini nereden biliyorlar, bunu yapanlar eğitimsiz! Nereden aldılar bu bilgiyi? Anthemios’a mı sordular! Keşke Mimar Sinan’a da danışsalardı.”

KENDİNE HAS...

Tarih bilgisinin yanı sıra kültürel birikimi ve kendine has hitabet tarzıyla Türkiye’de önemli bir yere sahip olan yazarın öne çıkan eserleri arasında “İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı”, “Osmanlı’yı Yeniden Keşfetmek”, “Tarihin İzinde” ve “Bir Ömür Nasıl Yaşanır” yer alıyor.

ORTAYLI'NIN ARDINDAN...

İlber Ortaylı’yı kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Ortaylı, Türk sosyal bilim dünyasında yetişen çok önemli bir tarihçiydi.

Gerek Osmanlı tarihi gerek Milli Mücadele ve yakın tarih üzerine yazdığı kitaplar yarınki araştırmacılar için çok önemli kaynaklar olarak yerini almıştır. Böylece İlber Ortaylı Hoca’mız sonsuza dek yaşamış olacaktır.

Sevenlerine, tüm ailesine ve Türk milletine başsağlığı diliyorum.

 

ALEV COŞKUN

CUMHURİYET VAKFI BAŞKANI, CUMHURİYET GAZ. İMTİYAZ SAHİBİ

 

***

Ender bir akıl, bilgi ve duygu insanını kaybettik.

Üniversitede bize Rusçayı bir anne sıcaklığıyla öğreten sevgili Şefika Ortaylı Hoca’mızı evinde ziyaret ettiğimizde ilk kez karşılaştığım o sırada, her halde 14-15 yaşlarındaki oğlu İlber’in geleceğin büyük tarihçisi İlber Ortaylı olacağını bilemezdim. Kitaplarından “İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı” adını taşıyanı bende hem tarih hem felsefi anlamda ufuk açmıştır. Demek ki zaman tarih bakımından da görece bir kavramdı. Tarih bilimi bakımından yepyeni bir yaklaşımdı bu. Hastaneden kızı sevgili Tuna’yla birlikte beni aradığında benim Rus Edebiyatı Tarihi kitabımı okumakta olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: “Bugün bu konuda Rusya’da bile böyle içten, böyle rahat bir üslupla, bu etkililikte bir şey yazılabileceğini sanmam.” Aynı konuşmada, Tuna’yla birlikte beni Ada’da mutlaka ziyarete geleceğini söyledi. Kısmet değilmiş ne yazık ki. Sevgili arkadaşımın birkaç cümleyle de olsa yaşamakta olduğu sağlık sorununa karşın sevgi ve dostlukla dolu sesini duymuş olmaya yine de şükrediyorum.

ATAOL BEHRAMOĞLU

ŞAİR, CUMHURİYET GAZETESİ YAZARI

 

‘KANDIRDIN BENİ’

Ortaylı’nın yaşamını yitirmesinin ardından eski Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen sosyal medyada bir paylaşım yaptı. Büyükerşen, “Kandırdın beni can kardeşim: Hani daha çok yolumuz vardı birlikte yürüyecek… Niye sözünde durmadın? Ülkemizin en kıymetli tarihçilerinden, birikimiyle karanlığa ışık tutan değerli dostum, tarih üstadı Prof. Dr. İlber Ortaylı’yı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Merhuma Allah’tan rahmet, ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum. Mekânın cennet olsun" dedi.

KİMDİR? 

İlber Ortaylı, 21 Mayıs 1947’de Avusturya’nın Bregenz şehrinde Kırım Tatarı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini İstanbul Avusturya Lisesinde tamamladı. 1965 yılında Ankara Atatürk Lisesinden mezun oldu. 1970 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’nü bitirdi. Burada Şerif Mardin, Halil İnalcık, Mümtaz Soysal, Seha Meray, İlhan Tekeli, Mübeccel Kıray’ın öğrencisi oldu. Ayrıca sınıf arkadaşları arasında Zafer Toprak, Mehmet Ali Kılıçbay ve Ümit Arslan da vardı.

Viyana Üniversitesi’nde Slav ve Doğu Avrupa dilleri hakkında öğrenim gördü. Yüksek lisans çalışmasını Chicago Üniversitesi’nde Halil İnalcık ile yaptı. “Tanzimat Sonrası Mahalli İdareler” başlıklı tezi ile Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde 1974 yılında doktor, “Osmanlı İmparatorluğu’nda Alman Nüfuzu” adlı çalışmasıyla 1979’da aynı fakültede doçent oldu.

1982 yılında üniversitelere uygulanan siyasi yaptırımlara tepki olarak görevinden istifa etti. Bu dönemde Viyana, Berlin, Paris, Princeton, Moskova, Roma, Münih, Strazburg, Yanya, Sofya, Kiel, Cambridge, Oxford ve Tunus’ta ders, seminer ve konferanslar verdi. 1989’da Türkiye’ye dönerek profesör oldu ve 1989- 2002 yılları arasında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin idare tarihi anabilim dalının başkanlığını yaptı. 2002 yılında Galatasaray Üniversitesi’ne, iki yıl sonra ise Bilkent Üniversitesi’ne konuk öğretim üyesi olarak geçti. Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve MEF Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Türk Hukuk Tarihi derslerini verdi. Galatasaray Üniversitesi senatosu üyesi ve İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde hukuk tarihi anabilim dalı üyesiydi.

TOPKAPI SARAYI

2005 yılında Topkapı Sarayı Müzesi müdürü oldu. Yedi yıl bu görevde kalan Ortaylı, 2012 yılında yaş haddinden emekli oldu ve görevi Ayasofya Müzesi Müdürü Haluk Dursun’a devretti. Ortaylı, Uluslararası Osmanlı Etütleri Komitesi yönetim kurulu üyesi ve Avrupa İranoloji Cemiyeti ve Avusturya-Türk Bilimler Forumu üyesidir. 2018 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı bakanlık danışmanı oldu.

Tarih Vakfı ve Afet İnan ailesinin işbirliğiyle iki yılda bir verilen Afet İnan Tarih Araştırmaları Ödülü’nün 2004 yılındaki sahipleri İlber Ortaylı’nın da içinde bulunduğu jüri tarafından belirlenmişti. 2009 yılında İzmir Kitap Fuarı’na katılmıştı. Milli Saraylar Daire Başkanlığının Dolmabahçe Sarayı’nda düzenlediği “Vefatının 150’nci yılında I. Abdülmecit ve dönemi” başlıklı uluslararası sempozyumun açılış ve kapanış oturumlarına katılmıştı.

Ortaylı, ileri seviyede Almanca, Rusça, İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Farsça ve iyi seviyede Latince bilmektedir. Katıldığı bir televizyon programında bilgisayar kullanmadığını, başkalarının yanlış bilgilerle biyografisini yazdığını ve bundan büyük rahatsızlık duyduğunu dile getiren Ortaylı, orta seviyede Sırpça, Hırvatça, Boşnakça bildiği iddialarını yalanlamıştır.