Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı'nın; sağlık kontrolleri gerekçe göstererek itfaiyecilerden bazılarının çalışamayacağını belirttiği iddiaları işçilerin tepkisine neden oldu. Tüm Yerel-Sen Genel Başkanı Mücahit Dede konuya ilişkin açıklama yaptı.
Dede, "Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı bünyesinde yıllarca canını dişine takmış, ateşin içine dalmış profesyonel itfaiyecilerin, bir raporla “ağır ve tehlikeli işlerde çalışamaz” denilerek sahadan koparılması, itfaiyecilere sadece bir görev değişikliği değil, bir kimlik kaybı gibi hissettirir. Bu 'çürüğe çıkarma' algısına ve mesleğin mutfağından gelip masa başına itilmeye, emekliliğe sürüklenen iş ve ateşten gelenlerin cevabıdır: Bizi söndüremezsiniz!" ifadelerini kullandı
"KAHRAMANLIK VASFIMIZI DEĞİŞTİREMEZ"
Dede sözlerini şöyle sürdürdü:
"İtfaiyecilikte tecrübe “çürük” değil, mesleğimiz için mirastır. Yıllarca alevlerin arasında kazanılan tecrübe, bir sağlık raporuyla silinip atılamaz. Vücudunda mesleğin izlerini taşıyan bir itfaiyeciyi “çalışamaz” diyerek bir kenara itmek, o teşkilatın hafızasını yok etmektir. Bizim yorgunluğumuz atalet değil, sadakat nişanesidir. Masa başı değil, lanssımızın başında olmak istiyoruz.
Bizi 08/17 mesaisine, tozlu dosyalara ve dört duvar arasına hapsetmek; bir kartalı kafese koymaktan farksızdır. Bizim yerimiz, genç itfaiyecilere yön vereceğimiz, birikimimizi aktaracağımız yangın, doğal afet ve eğitim alanlarıdır. İtfaiyecinin emekliliği kâğıt üzerinde başlar ama ruhu her zaman o siren sesindedir.
Teknik bir tanım onurumuzu eksiltemez. “Ağır ve tehlikeli iş yapamaz” ibaresi, bir daire başkanının iki dudağı arasında, direktifli kurum doktorunun bir notu olabilir; ancak bu bizim toplumun gözündeki kahramanlık vasfımızı değiştiremez. Biz dün neysek, bugün de oyuz. Bizi pasifize ederek itibarsızlaştırmaya çalışan her türlü bürokratik hamle, sahadaki gerçekliğin duvarına çarpmaya mahkûmdur.
Tasfiye değil, taltif bekliyoruz. Sağlığını bu yolda bırakan itfaiyecinin ödülü “boşa çıkarılmak” değil, saygı duyulmak ve uzmanlığından faydalanılmaktır. Meslek onurumuz, bizi evrak memuru gibi gören zihniyetten çok daha büyüktür.
Son sözümüz: Nomekslerimizi elimizden alsanız bile, o ateşin sıcaklığını tenimizde, siren sesini kalbimizde taşıyoruz. Bizi çürüğe ayıranlar bilsin ki; itfaiyecinin ateşi ancak hayatı sona erdiğinde söner. Biz buradayız, bu mesleğin onurlu fertleriyiz!"
Meslektaşlarınıza ve kamuoyuna yönelik bu duruş, bir vazgeçiş değil; aksine kazanılmış hakların ve harcanan yılların bir savunmasıdır."
