İzmir Tarım Lisesi'ne YKKED desteği

Prof. Dr. Kemal Kocabaş, Yeni Kuşak Köy Enstitüler Derneği olarak fikri sürecine katkı sağladıkları İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin tarım lisesi phojesinden mutluluk duyduklarını kaydetti.

18 Kasım 2021 Perşembe, 13:06
İzmir Tarım Lisesi'ne YKKED desteği
Abone Ol google-news

Prof. Dr. Kemal Kocabaş, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Seferihisar-Bademler köyünde tarım lisesi kuracağını açıkladığını anımsatarak, "Kuruluş sürecinden haberdar olduğumuz, Köy Enstitülü Prof. Dr. Yakup Kepenek Hoca ile beraber Yeni Kuşak Köy Enstitüler Derneği (YKKED) olarak düşünsel katkı yaptığımız bu sürecin hayata geçmesinden mutluluk duyuyoruz" dedi.

YKKED olarak İzmir Büyükeşhir Belediye Başkarı Tunç Soyer ile Seferihisar Belediye Başkanı olduğu dönemde ortak çalışmalar yürüttüklerini belirten Kocabaş şunları kaydetti:

"Mart-2021’de YKKED Genel Merkezine İzmir Büyükşehir Belediyesinden gelen çok değerli bir bürokrat arkadaşımız “Tarım Lisesi”  projesini bize açarak, bu projenin Köy Enstitüleri kazanımları üzerinden    hayata geçirmek dileklerini ifade ederek dernek görüşlerini talep etmişti. Bir hafta içerisinde hazırladığımız raporu büyükşehirdeki arkadaşlarımıza ilettik. 10 Ağustos 2021 günü de Sayın Tunç Soyer ve çalışma arkadaşlarına Tarım Lisesi ve Köy Enstitüleri Müzesi ile ilgili önerilerimizi bir sunum yaparak ilettik. Sosyal medyadaki haberlerden projenin ete kemiğe bürünmesinden YKKED ailesi olarak sevinç duyduğumuzun altını önemle çizmek istiyorum. Çünkü bu projeyle enstitü gerçekliğinin güncele taşınması anlamında önemli bir adım atılıyordu."

"ZORUNLULUK HALİNE GELDİ"

"YKKED olarak İzmir Büyükşehir Belediyesine ilettiğimiz raporda son nüfus sayımına göre (2020) kırsal kesimde (köy-belde)  yaşayan ülke nüfusu yüzde 7 olarak rapor edildiğini,  ülkedeki neo-liberal politikalar, serbest piyasa ekonomisi,  tarımsal girdilerin artması ve desteklerin azalması nedeniyle  köylerden kentlere iç göçün  arttığını   ve sonuçta   kırsal kesimde geniş tarım alanlarının  atıl duruma düştüğünü ifade etmiştik" ifadelerini kullanan Kocabaş, şunları söyledi:

"Tüm bu süreçler sonunda  Türkiye’nin  tarımsal üretimle ihracat yapan bir ülke konumundan hızla ithalat yapan bir ülkeye dönüştüğünü ifade ederek  bunun ülkenin geleceği adına sürdürülebilir bir durum olmadığını yazmıştık. Raporda, ülkedeki  siyasal otoritenin yarattığı iklim,  tüm eğitim basamaklarındaki nitelik kaybı ve kamu kadrolarında liyakatın dışlanması, demokratik tartışma ortamının olmaması  nedeniyle ülkenin  bu tıkanmışlığı aşamadığını ve   çözüm üretemediğini belirterek üniversitelerimizin ve ziraat fakültelerinin ülke gereksinmelerine uygun işlevsel bir eğitim yapamadığı,  bu konuda nitelikli, donanımlı  mühendisler yetiştiremediği saptamasını yapmıştık.  Bu nedenle ülkenin özgün kazanımlarından yararlanarak yeni bir kırsal bölge geliştirme eğitim  projesini yerel yönetimler aracılığıyla   hayata geçirmenin  zorunluluk haline geldiğini işaret ederek İzmir ölçeğinde yapılacak bir özgün çalışmanın diğer bölgelerde de yerel yönetimleri  de harekete geçireceği, örnek olunacağını  belirtmiştik."

"HEYECAN YARATABİLİR"

Raporda, “Tarım  Lisesi” arayışının tıpkı 1940’lı yıllarda Köy Enstitülerinde olduğu gibi köyün kendi çocuklarıyla kırsal kesimdeki “tarımsal üretim” sorununu özgün bir okul deneyimiyle aşmayı amaçlamasını özellikle belirttiklerini belirten Kocabaş, şu şekilde konuştu:

"Tarım Lisesine  köylerden  alınacak öğrencilerin bütünsel gelişimini (duyuşsal, bilişsel) hedeflemesini, uygulamalı eğitimin temel alınmasını ve demokratik sanat eğitimi aracılığıyla da öğrencilerin insanlaşma, toplumsallaşma süreçlerini gerçekleştirmelerinin önemini özellikle altını çizdik. Tarım Lisesinde öğrencilerin öğrenme becerilerini hayatın gerçek problemleri üzerinden gerçekleştirerek  üretim  bilinci kazanmaları gerektiğini işaret ettik. Tıpkı  Köy Enstitülerindeki gibi bütünsel olarak yetişmiş, üretim bilinci gelişmiş mezunlar aracılığıyla kırsal bölgelerde modern tarım ve hayvancılık uygulamalarıyla yeni bir “üretim, doğa, çevre” duyarlılığının oluşturulabileceğini  raporda yer verdik. Bu kazanımlarla donatılmış genç insanlarla, terk edilen, ekilen-ekilmeyen köy arazilerinde  yerel yönetimin de katkılarıyla yeni bir üretim heyecanı ve dinamizminin  yaratılabileceğini işaret ettik.

'ÖRNEK ÇİFTÇİLER'

Tarım Lisesi, uygulama alanı olarak yerleşkesindeki tarım alanlarını kullanabildiği gibi çevredeki yakın köylerde yerel yönetimin gerçekleştireceği  örnek çiftlikler de uygulama alanı olarak kullanabileceğini, öğrencilerin belli aralıklarla saptanan köylerdeki  çiftliklere uygulama için gittiklerinde köye sunabilecekleri diğer toplumsal katkıları da köye verme olanağı bulabilecekleri gerçeğini işaret ettik. YKKED önerilerinde, Tarım Lisesi  öğrencilerini ikinci dördü taşımalı eğitimle okuyan köy çocuklarından alabileceğini,   daha sonraki dönemlerde Tarım Lisesi üzerine iki yıllık Meslek Yüksek Okulu açılmasının da  tartışabileceğini ve eğitimin kesinlikle  ücretsiz olması gerektiğini önerdik.  Büyükşehir Belediyesi ilk üç dönem mezun ettiği öğrencileri kiraladığı tarım alanlarında kurduğu üretim kooperatiflerinde-çiftliklerde veya Büyükşehir Belediyesinin gereksinim duyduğu alanlarda  istihdam edebileceği önerisini yaptık. 

'UYGULAMALI EĞİTİM'

Tarım Lisesinde evrensel  “laik, demokratik, bilimsel, karma eğitim”  temel alınarak Köy Enstitülerinde olduğu  gibi” iş içinde, yaparak, yaşayarak öğrenme” yani  uygulamalı eğitimin temel hedef olmasını önerdik. Tarım Lisesinde günlük yaşam ve süreçlerde demokratik katılımın esas alınarak  eğitimde öğrencilerin “temel özne” kabuluyla  okulun günlük yaşam işlerinin yapılmasında imece-dayanışmanın esas alınmasının hedeflenmesi gerektiğini belittik.   Bu yeni okul deneyiminde  her tür bilişim alt yapısı, müzik, resim, heykel vb. çalışması için olanakların bulundurulmasını,   ayrıca  öğrencilere teknik beceriler sağlayacak işlikler de bulunması gerektiğini işaret ettik.  Okula alınacak öğretmen seçiminin  çok dikkatlice yapılmasını, İşliklerdeki eğitim için nitelikli ve deneyimli  meslek lisesi öğretmenlerinden, uygulamalı tarım eğitimi için yetkin ziraat mühendislerinden oluşmasını, okul yönetimine Köy Enstitüleri deneyimini iyi bilen, öğrenme ve gelişmeye yatkın kadrolardan oluşması gerektiğini belirttik."

"UYGULAMA GEZİLERİ"

Kocabaş son olarak şu ifadeleri kullandı:

"Öğrencilere Milli Eğitim Bakanlığının öngördüğü temel beceriler dışında Tarım Lisesindeki öğrencilerine  “Doğa ve Çevre duyarlılığı, kooperatifçilik bilinci, tohum takas,  insan hakları, hayvan hakları, yerli tohum,  demokratik katılım, toplumsal cinsiyet, toplumsal yarar, teknoloji kullanma, fen okur yazarlığı  vb.” kazanımları içselleştirmeleri hedef alınması gerektiğini özellikle belittik.  Öğrenciler her alanda yeterli donanıma sahip olmaları sağlanırken seracılık, çiçekçilik, tavukçuluk, hayvancılık vb. gibi alanlarda da yoğunlaşmalarını,  bazı dönemlerde öğrencilerin öğretmenleriyle  köylere yönelik uygulama amaçlı  geziler düzenleyerek örnek uygulamaların  hayata geçirilmesini,  öğrencilerden tarımsal üretimin geliştirilmesine yönelik proje önerileri alınmasını ve Tarım Lisesi Dergisi  çıkarılarak öğrencilerin kendilerini ifade etmeleri  sağlanmalıdır önerisini yaptık." 

1940’lı yıllarda Köy Enstitüleri yerleşkeleri mimari yarışmalar sonucu inşa edilmiştir. Bademli köyünde saptanan arazide yapılacak yerleşkede  bölgenin coğrafi koşullarını önceleyen doğa ve çevre duyarlılığını öne çıkaran tek katlı yapılar derslikler, kütüphane,  işlikler, laboratuvarlar, resim, müzik, güzel sanatlar atölyesi,  400-500 kişilik küçük bir amfi tiyatronun yapılması gerektiğini vurguladık. Tarım Lisesinde  derslerin yüzde 50’si kültür dersleri, yüzde 25’i işliklerde teknik dersler, yüzde 25’i uygulamalı tarım-hayvancılık derslerine ayrılmasını,  kültür derslerinin verilmesinde farklı eğitim araçları, görseller ve  öğrencinin araştırmaları öne çıkaran  “öğrenci merkezli eğitimin” öne çıkarılmasını önerdik.

'ONUR DUYUYORUZ'

Basına yansıyan bilgilerden İzmir Büyükşehir Belediyesinin  Urla Bademler’de yaklaşık 40 dönümlük arazide  Tarım Lisesi kurmak için çalışmalara başladığını,  yatılı olması düşünülen okulda çiftçi ailelerinin çocukları ücretsiz okuyacağını,  okulun belediyenin okul belediye şirketi olan BAYSAN A.Ş tarafından yapılacağı bilgileri kamuoyuna duyuruldu. Belediyenin hazırlanan projesinde  toplam inşaat alanı 21 bin 133 metrekare olacak araziye derslik ve yönetim binalarının yanı sıra, müzik, resim, görsel sanatlar, ahşap işleri, metal ve ahşap işleri, bilim ve teknoloji, pişirme teknikleri,  endüstri bitkileri, sebzecilik, meyvecilik, tahıllar, kesme çiçek ve düzenleme, bitki koruma, peyzaj, tadım alet ve makineleri, büyük-küçükbaş, kanatlı hayvan, hayvan yetiştiriciliği ve sağlığı, süt ve et ve hububat işleme atölyeleri kurulacağı bilgileri  yer aldı. YKKED olarak önerilerimizin çoğunun basına açıklanan  duyuruda yer almasından ve  yeni bir okul arayışlarına katkı sunmaktan onur duyuyoruz. Önümüzdeki süreçlerde İzmir Büyükşehir Belediyemizin eğitim ile ilgili, özellikle Köy Enstitüleri çalışmaları yapan  demokratik kitle örgütleriyle, ziraatçı dostlarımızın örgütleriyle  kuracağı yakın iletişim ve dayanışmayla  bu özgün deneyim düşünsel anlamda daha da zenginleşecektir. Sayın Tunç Soyer ve çalışma arkadaşlarına teşekkürlerimizle…"