Kadıköy’de gıda krizi masaya yatırıldı: 'Sofrası boş olan uygarlık ayakta kalamaz'

Kadıköy’de gıda krizi masaya yatırıldı: 'Sofrası boş olan uygarlık ayakta kalamaz'

11.04.2026 17:28:00
Güncellenme:
Kadıköy’de gıda krizi masaya yatırıldı: 'Sofrası boş olan uygarlık ayakta kalamaz'

Gıda krizine karşın Kadıköy'de bir araya gelen siyasiler ve uzmanlar “Uluslararası Kentsel Gıda ve Beslenme Politikaları İstanbul Çalıştayı”nda değerlendirmelerde bulundu. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, "Gıda krizi bir ekonomik sorun olmaktan çıktı; gıdaya erişim, toplumun geniş kesimleri için insanca ve haysiyetli bir yaşam meselesine dönüştü" ifadelerini kullandı.

Hem ulusal hem küresel ölçekte artan gıda krizine karşın siyasiler ve uzmanlar Kadıköy’de bir araya geldi. 

Gıda enflasyonu, erişim krizi ve adil gıda politikaları, Kadıköy Belediyesi ve SODEM iş birliğiyle düzenlenen “Uluslararası Kentsel Gıda ve Beslenme Politikaları İstanbul Çalıştayı”nda ele alındı.

Image

Alan Kadıköy’de bugün düzenlenen “Uluslararası Kentsel Gıda ve Beslenme Politikaları İstanbul Çalıştayı”na Avrupa’nın farklı kentlerinden akademisyenler ile İzmir Seferihisar Belediyesi, Bursa Nilüfer Belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Aydın Didim Belediyesi, Rize Fındıklı Belediyesi, Manisa Büyükşehir Belediyesi, Antalya Muratpaşa Belediyesi ve İstanbul ilçe belediyelerinden gelen uzmanlar, akademisyenler ve sivil toplum temsilcileri katıldı.

Çalıştayın açılış konuşmasını yapan SODEM Yönetim Kurulu Başkanı ve Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, “Gıda krizi bir ekonomik sorun olmaktan çıktı; gıdaya erişim, toplumun geniş kesimleri için insanca ve haysiyetli bir yaşam meselesine dönüştü” dedi. 

Image

EN TEMEL HAK

Türkiye’nin yüzde 28,3’lük gıda enflasyonuyla OECD ülkeleri arasında ilk sırada yer aldığına dikkat çeken Kösedağı, “Gıda ürünleri, enflasyon baskından en fazla etkilenen kalemlerin başında geliyor. Gıda hakkı, 1948’den bugüne İnsan Hakları Bildirgesi’nde yer aldığı gibi en temel insan haklarından biri. Dolayısıyla yaşadığımız iklimde gıda krizi bir ekonomik sorun olmaktan çıktı. Gıdaya erişim, toplumun geniş kesimleri için bir mücadele alanı haline geldi ve insanca ve haysiyetli bir yaşamın meselesine dönüştü” uyarısında bulundu.

Bu tehlike karşısında sosyal demokrat belediyelerin çözüm üretme çabasına değinen Kösedağı, “Bu ortamı değiştirmeyi kendimize görev olarak biliyor, toplumun geniş kesimlerinin verdiği bu mücadeleye günümüz kentsel ihtiyaçları doğrultusunda yanıt vermeye çabalıyoruz. Bugün de sosyal demokrat belediyeler; örneğin kooperatifler aracılığıyla yerel üreticilerden temin ettiği sütü çocuklara dağıtırken aynı zamanda bu ülkenin geleceğinin gelişimine destek veriyor ya da kent lokantalarını yaygınlaştırarak emekliler gibi yoksulluğun yeni görünümlerine maruz kalan kesimlerin yaşam mücadelelerine destek oluyoruz" ifadelerini kullandı.

SORUN ÜRETİMDE DEĞİL

Kentlerde tüketilen gıdanın kentlerde üretilmediğinin altını çizen Kösedağı, “Küresel tedarik zincirinde yaşanacak ufacık bir kopukluk, şehirleri günlerce aç bırakabilecek kadar kırılgan. Bu hazırlığı ancak ortak bir irade, dayanışma, deneyim paylaşımı ve akılla yürütebileceğimize inanıyoruz” dedi.

Image

İnsanlık tarihi boyunca hiçbir uygarlığın, sofrası boşken ayakta kalamadığını anımsatan CHP Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu “FAO (Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü) verilerine göre dünya bugünkü nüfusu doyuracak kadar gıda üretiyor. Dolayısıyla açlık bir üretim sorunu değil; dağıtım, erişim ve siyasi iradenin niteliğiyle ilgili bir sorundur” tespitinde bulundu.

Image

‘ÖNCELİK MESELESİ’

Prof. Dr. Fikret Adaman Türkiye’deki tarım-gıda sisteminin küçük üreticiyi zayıflatan ve gıdayı piyasaya bağımlı hale getiren yapısal bir sorun olduğunu belirtirken Londra ve İstanbul örnekleri üzerinden kentsel gıda politikalarını değerlendiren Prof. Dr. Alejandro Colás, “Kentlerde gıda meselesi yalnızca fiyat ya da tedarik sorunu değil; belediyelerin kimi öncelediğini ve adaleti kime ulaştırabildiğini gösteren doğrudan bir yönetim ve eşitsizlik meselesidir ve bu nedenle yerel yönetimlerin rolü belirleyicidir” ifadelerini kullandı.

Image

Çocuk sağlığının kentlerin gerçek sağlık göstergesi olduğunu belirten Dr. Bülent Şık, “Yetersiz beslenme, toksik maruziyetler ve sağlıksız gıdaya erişim aynı krizin parçalarıdır ve bu nedenle çocuk sağlığı bütüncül bir kent politikası gerektirir” dedi.

Çeşitli belediye ve üniversitelerden uzmanların konuşmaları ile devam eden panel, çalıştayın genel sonuçlarına ilişkin değerlendirme ile son buldu.

İlgili Haberler