Türkiye’nin birçok noktasında enerji çalışmaları devam ediyor. “Temiz enerji” olan rüzgâr enerji santralları (RES) da bunun içinde bulunuyor. Sabancı Holding bünyesindeki Enerjisa’nın Muğla ve Aydın sınırları içerisindeki Latmos Dağları’nı da kapsayan RES projesini Cumhuriyet geçen aylarda gündeme getirmişti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, daha önce Muğla 1. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilen ve 2009/7 sayılı genelgeyle birlikte yeniden hazırlanan çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) raporuna onay verildiğini açıkladı. Yaşam savunucuları, daha önce iptal edilen ve genelgeyle dönen projelerin onay almasını “arka kapı taktiği” olarak değerlendiriyor. 5 Mart’ta inceleme değerlendirme komisyonun toplanmasının ardından verilen “ÇED olumlu” izniyle birlikte bölgeye 18 rüzgâr türbini dikilecek.
Şirketin hazırlayıp bakanlığa sunduğu 2 bin 834 sayfalık ÇED raporuna göre, orman içerisinde kalan türbinler için ağaç kesimi yapılacak. Türbinlerin dikileceği alanların yanı sıra ekipmanların taşınması için kullanılacak TIR’ların geçebilmesi için de orman yolları açılacak. Bunlara temel çalışmalar da eklenince kesilecek ağaç sayısı 4 bin 55 oluyor. Öte yandan bölgede endemik türler de yer alıyor. Ayrıca yine ÇED raporunda yazan bilgilere göre proje alanı ve çevresinde Anadolu parsı gibi popülasyonu tehlike altında olan memeli türler de yaşıyor.
ŞİRKETTEN AÇIKLAMA
Enerjisa Üretim tarafından daha önce projeye ilişkin yapılan açıklamada, “Proje sahasında gerçekleştirilen detaylı flora ve fauna envanter çalışmaları, alanında uzman akademisyenler ve bağımsız çevre danışmanları tarafından yürütülmüş; bölgede bulunan türler, habitat yapısı ve ekosistem bütünlüğü mevsimsel döngüler dikkate alınarak kayıt altına alınmıştır. Tespit edilen endemik türler ile memeli, sürüngen ve kuş türlerine ilişkin tüm veriler düzenli olarak izlenmekte, proje planlaması bu bulgular doğrultusunda şekillendirilmektedir” ifadeleri kullanılmıştı. Anadolu parsına ilişkin de bilgi veren şirket, “Biyoçeşitliliğin korunması amacıyla gerekli önleyici ve azaltıcı tedbirler proje tasarımının ayrılmaz bir parçası olarak uygulanmaktadır” demişti.
