Mehmet Türkmen'in tutuklanmasına İstanbul Barosu'ndan tepki: 'Toplumun bütün kesimleri hedef haline getirilebilir'

Mehmet Türkmen'in tutuklanmasına İstanbul Barosu'ndan tepki: 'Toplumun bütün kesimleri hedef haline getirilebilir'

19.03.2026 13:52:00
Güncellenme:
ANKA
Takip Et:
Mehmet Türkmen'in tutuklanmasına İstanbul Barosu'ndan tepki: 'Toplumun bütün kesimleri hedef haline getirilebilir'

BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in tutuklanmasının ardından, İstanbul Barosu İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Merkezi tarafından baro binasında basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, Türkmen’in yaptığı konuşmanın içeriğinin; işçilerin ücretlerini alamaması, çalışma koşulları ve iş güvenliği eksikliklerine yönelik eleştirilerden ibaret olduğu belirtilerek, bu açıklamaların cezai soruşturmaya konu edilmesinin ifade özgürlüğü ve sendikal haklar açısından ciddi bir tehdit oluşturduğu dile getirildi.

Birleşik Tekstil, Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in tutuklanmasının ardından, İstanbul Barosu İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Merkezi tarafından baro binasında basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, Türkmen’in yaptığı konuşmanın içeriğinin; işçilerin ücretlerini alamaması, çalışma koşulları ve iş güvenliği eksikliklerine yönelik eleştirilerden ibaret olduğu belirtilerek, bu açıklamaların cezai soruşturmaya konu edilmesinin ifade özgürlüğü ve sendikal haklar açısından ciddi bir tehdit oluşturduğu ifade edildi. Basın toplantısında söz alan İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Ahmet Ergin, “Hak arayanların karşısına ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlaması çıkarılmaktadır. Bu yaklaşım yalnızca sendikacıları değil, toplumun tüm kesimlerini hedef haline getirebilir” dedi.

Birleşik Tekstil, Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Mehmet Türkmen’in 16 Mart 2026 tarihinde tutuklanmasının ardından, İstanbul Barosu İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Merkezi tarafından baro binasında basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamaya İstanbul Barosu Yönetim Kurulu üyeleri, merkez temsilcileri ve çok sayıda avukat katıldı.Basın açıklamasını İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Merkezi Sekreteri Av. Osman Zeki Erdoğan okudu.

“SENDİKAL FAALİYETLER SİSTEMATİK BİÇİMDE BASKI ALTINA ALINIYOR”

Açıklamada, Mehmet Türkmen’in Gaziantep Başpınar Organize Sanayi Bölgesi’nde Sırma Halı işçilerinin ücret ve çalışma koşullarına ilişkin taleplerine destek verdiği eylem sonrasında gözaltına alınıp tutuklandığı anımsatıldı. Benzer süreçlerin geçtiğimiz yıl da yaşandığına dikkat çekilerek, sendikal faaliyetlerin sistematik biçimde baskı altına alındığı vurgulandı. Başpınar’da yaşananların yalnızca bir ücret uyuşmazlığı olmadığı belirtilen açıklamada; işçilerin eşit ücret, insanca çalışma koşulları ve örgütlenme haklarının engellendiğine dair ciddi iddialar bulunduğu ifade edildi. İşçilerin ücretlerinin ödenmemesi, taleplerinin dikkate alınmaması ve hak arayanların işten çıkarılması gibi uygulamaların; iş hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmadığına dikkat çekildi. Bu uygulamaların çalışma hakkı, ücret hakkı ve örgütlenme özgürlüğü açısından ağır ihlaller doğurduğu belirtildi.

Açıklamada özellikle dikkat çekilen başlıklardan biri ise, hak ihlallerinin değil; bu ihlalleri dile getirenlerin cezai yaptırımlarla karşı karşıya bırakılması oldu. Başpınar’daki sürecin münferit olmadığı, farklı işkollarında da benzer müdahalelerin yaşandığı ifade edildi. Türkiye’de işçi sağlığı ve iş güvenliği alanındaki ağır tabloya da değinilen açıklamada, her yıl yaklaşık 2 bin işçinin iş cinayetleri nedeniyle hayatını kaybettiği hatırlatıldı. Soma, İliç, Amasra, Gayrettepe ve Dilovası gibi olayların yapısal sorunlara işaret ettiği vurgulandı.

ANAYASA’NIN 34., 51. VE 54. MADDELERİ ANIMSATILDI

Türkmen’in yaptığı konuşmanın içeriğinin; işçilerin ücretlerini alamaması, çalışma koşulları ve iş güvenliği eksikliklerine yönelik eleştirilerden ibaret olduğu belirtilerek, bu açıklamaların cezai soruşturmaya konu edilmesinin ifade özgürlüğü ve sendikal haklar açısından ciddi bir tehdit oluşturduğu ifade edildi. Açıklamada, Anayasa’nın 34., 51. ve 54. maddeleriyle güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü, sendikal örgütlenme ve grev haklarının demokratik toplumun temel unsurları olduğu hatırlatıldı.

İSTANBUL BAROSU'NUN TALEPLERİ

İstanbul Barosu İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Merkezi, açıklamasında şu talepleri sıraladı:

İşçilerin hak arama faaliyetleri değil, hak ihlallerine neden olan uygulamalar denetlenmelidir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını engelleyen hukuka aykırı idari kararlar kaldırılmalıdır.

Grev hakkını fiilen ortadan kaldıran sınırlamalara son verilmelidir.

Sendikal örgütlenme üzerindeki baskılar sona erdirilmelidir.

Tüm işçiler için güvenceli iş ve insanca yaşam koşulları sağlanmalıdır.

Açıklamanın sonunda, Mehmet Türkmen’in derhal serbest bırakılması talep edilerek, sürecin takipçisi olunacağı kamuoyuna duyuruldu.

Basın toplantısında söz alan İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Ahmet Ergin ise, tutuklama kararının Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesine dayandırıldığını belirtti. Ergin, bu maddenin keyfi uygulamalara açık olduğunu vurgulayarak, “Hak arayanların karşısına ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlaması çıkarılmaktadır. Bu yaklaşım yalnızca sendikacıları değil, toplumun tüm kesimlerini hedef haline getirebilir” dedi. Kararın tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini ifade eden Ergin, “Bu sadece sendikal haklara değil, hukukun temel ilkelerine yönelik bir müdahaledir. Hukukun yalnızca belirli kesimler için uygulanmasına razı olmayacağız” şeklinde konuştu.

“HER AN BİR KARARTMA”

Ergin sözlerini “Mehmet Türkmen’in derhal serbest bırakılması gerekir. Serbest bırakılmadığı her an, bu ülkenin geleceğine yönelik bir karartmadır. Bu karar, emekçilere, topluma ve hukukun kendisine yönelmiş ağır bir tehdittir.” ifadeleriyle tamamladı.