Menzil cemaatinde eski elebaşı Abdulbaki Elhüseyni’nin 12 Temmuz 2023’teki yaşamını yitirişinin ardından çocukları arasında süren miras savaşı, 2026’da yeni bir aşamaya geldi. Serhendi - Semerkand mücadelesi olarak gruplandırılan miras savaşı kapsamında; çocuklardan en büyüğü ve Serhendi grubunun elebaşısı Saki Elhüseyni resmen “Menzil şeyhliğini” ilan etti.
KARDEŞLER ŞERİATA DAVET ETMİŞTİ
Menzil cemaati, geçen yıl kardeşler Saki ile Semerkand grubu elebaşıları Mübarek ve Fettah Elhüseyni arasında süren miras mücadelesi kapsamındaki davalarla gündemden düşmedi. Kardeşler, yeni yılla birlikte bir çözüm arayışına girdi. Bu kapsamda Saki, cemaat tabanının gücüne yöneldi. Bu kapsamda ilk hamle kardeşlerden geldi. Mübarek, Fettah, Emin ve Masum Elhüseyni; 9 Ocak’ta büyük ağabeyleri Saki’ye “Şerişerife (Şeriata uygunluk) davet” çağrısı yaptı.
Çağrıda; “Babamızın (Abdulbaki Elhüseyni) hanesinde bir araya gelelim, yarım kalan ve hiç konuşulmayan konuları kendimiz tartışalım. Uzlaşılamayan konuları her birimizin peşinen kabul edeceği bir hakem heyeti belirleyerek çözelim. 4 kardeşiniz olarak bizler, Allah’ın emri olarak ‘şeriatıgarraya’ (parlak yüce yasalar) uygun bir çözüm için siz ağabeyimizi babamızın hanesine davet ediyoruz” denildi.
İZMİR’DEN LAİK CUMHURİYETE MEYDAN OKUYARAK YANIT VERDİ
Saki tarafı ise çağrının propaganda olduğunu savunarak, yanıtsız bıraktı. Saki; 17 Ocak’ta İzmir Karabağlar’daki Yeşilyurt Külliyesi’nden kardeşlerine laik Cumhuriyet’e meydan okuyarak karşılık verdi. Saki, külliyenin önünde binlerce kişiye namaz kıldırıp tövbe ettirdi. Böylece Saki, cemaat tabanının desteğinin kendisinde olduğunu gösterdi. Yurttaşlar bu etkinliğe tepki gösterirken, Saki taraftarları ise etkinlik görüntülerini “Bu gece İzmir’de laiklik bitti” ifadeleriyle paylaştı.
BÜTÜN MALLARIN KENDİSİNE DEVREDİLMESİNİ İSTEDİ
Ardından Saki, 21 Ocak’ta kardeşlerinin teklifİne karşı çağrıda bulundu. Saki, malların sahibinin ümmet (cemaat müritleri) olduğunu ve çağrıda muhatabın onlar olduğunu belirtti. Bu kapsamda Saki, miras kavgasının çözümü için medreselerin, dergahların, külliyelerin, eğitim kurumlarının ve diğer vakıf yerlerinin kontrolünün tamamının kendi kurumsal yapısı Serhendi Vakfı’na devredilmesini istedi.
KENDİ KURUMSAL YAPISINI GÜÇLENDİRDİ
Saki bu süre zarfında ise kardeşlerinin kontrolüne bıraktığı cemaatin 30 yıllık kurumsal yapısı Semerkand Vakfı’na karşı kurduğu Serhendi Vakfı’nı güçlendirmeyi de elden bırakmadı. Bu kapsamda Saki; 72.2 milyon TL’lik sermayeye sahip şirketler kurup, vakfının hem yurt içinde hem yurt dışında örgütlenmesini genişletti. Vakıf; Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda, Belçika, Avusturya, Danimarka ve İskoçya’da örgütlenmesini tamamladı.
‘MENZİL’DE YÖNETİM HİZMETİ BİZDEDİR’
Kardeşlerin şeriat davetine cemaat tabanıyla İzmir’den yanıt veren ve güçlü sermayeye sahip bir kurumsal yapı oluşturan Saki; önceki gün “cemaat şeyhliğini” resmen ilan etti. Saki kendi propaganda sayfasından “Menzil’de yönetim hizmeti bizdedir” başlıklı bir açıklama yayımladı. Saki açıklamasında; cemaatin merkezi Adıyaman Kahta’daki Menzil köyünü dedelerinin kurup yönettiğini, ardından sırasıyla köyü büyük amcaları Raşid Elhüseyni’nin ve babaları Abdulbaki Elhüseyni’nin yönettiğini belirtti.
‘BABAM BÖYLE EMRETTİ’
Saki; babasının yaşamını yitirişinden 5-6 ay önce kendisine; “Oğlum, Menzil benden önemlidir. Oraya dön, mihraba geç ve köydekileri çağır. Büyüklerinin sen olduğunu bilsinler” dediğini iddia etti. Babasının emrine uyup köye geldiğini belirten Saki; “Kardeşim Mübarek buna itiraz etti. Ben de ‘Babam böyle emretti’ deyince; ‘Yanlış olmuş, bir köyde iki büyük olmaz’ dedi. Şimdi ise kardeşlerim köyü 3 büyükle yönetmek istiyor” ifadelerini kullandı.
‘YÜZDE 51’İ ALIP GELSİNLER, DEVREDEYİM’
Saki, diğer amcaları Abdulhalim, Muhyiddin ile Enver Elhüseyni ve Raşid’in çocuklarının köy yönetimini kabul etmediğini ileri sürdü. Bu kapsamda Saki açıklamasında; “Dolayısıyla biz köyün yönetimini, kardeşlerim hariç, 6 kurucu ailenin 5 tanesinin ittifakıyla üstlenmiş olduk. Bizim köydeki yönetim hizmetimiz şerişerife uygundur. Eğer kardeşlerim buna itiraz ediyorsa 6 kurucu ailenin yüzde 51’inde destek alıp gelsinler, devredeyim; meşru olan yol budur. Köyde huzuru bozmaya gerek yok” dedi.

‘SUÇ VE GÜNAHA TEŞVİK EDEN YÖNETİM ŞEKLİDİR’
Saki bu açıklamasıyla cemaat yönetiminde “6 büyük aile arasından yüzde 51’i sağlamak” koşullu bir demokratik zemine çekmiş oldu. Buna karşın Saki, 2015’te demokrasi hakkında; “Demokrasi suç ve günahı işlemeyi teşvik eden bir yönetim şeklidir” demişti.
