Mine Kırıkkanat yazdı: FETÖ'cülerden boşalan koltuğa Adnancılar nasıl yerleştirildi?

Gazetemiz yazarı Mine Kırıkkanat, bugünkü köşe yazısında TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü görevini bırakmak zorunda kalan Adnancı Murat Atik'in, iktidarla ilişkisini konu alan bir yazı kaleme aldı.

19 Eylül 2021 Pazar, 12:52
Mine Kırıkkanat yazdı: FETÖ'cülerden boşalan koltuğa Adnancılar nasıl yerleştirildi?
Abone Ol google-news

Gazetemiz yazarı Barış Terkoğlu'nun TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü görevine getirilen Murat Atik’in birden fazla suçtan ceza alan Adnan Oktarcılarla bağlantısını ortaya çıkarması sonrası Atik, görevinden istifa etmişti.

Atik'in istifa etmesinin yankıları gündemde yerini koruyorken gazetemiz yazarı Mine Kırıkkanat, bugünkü köşesinde "İktidardaki Adnancılar!" başlıklı  bir yazı kaleme aldı.

1999 yılında Adnan Oktar örgütününe yapılan operasyon öncesinde Murat Atik'in Ankara Büyükşehir Belediyesi'ndeki işlerini nasıl yürüttüğünü anlatarak yazısına başlayan Kırıkkanat,  reklam şirketini kuran iki kadının Atik'le tanışmalarını şu sözlerle anlattı;

Murat Atik'in Ankara’da Abdülkerim Murat Atik ve şirketi ATİKART’ı tanımayan yoktu. Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait tüm otobüslerin vinil reklam giydirme haklarını onlar almıştı. Kaplama kiraları inanılmaz yüksekti, para kırıyor ve kuşkusuz Ankara BB’sini de iyi besliyorlardı. Bizim kızları, akademisyen bir mimar tanıştırdı Murat Atik’le. ATİKART’ın Ankara’daki çok şık ofisi, Bestekâr Sokak’taki bir apartmanın tam katına yayılmış olup, çalıştırdığı personel fazlasıyla şık ve kalifiye idi. 

BÜTÜN KADINLARA MATMAZEL DİYORDU

Atik'in o yıllarda kendini ifade ediş tarzını da yazısında dile getiren Kırıkkanat, şu ifaderi kullandı;

"CEO Murat Atik, o sırada genç yaşına rağmen saçları epeyce dökülmüş, göbekli bir adamdı. Aslen İstanbullu olduğunu vurguluyor, bütün  kadınlara “matmazel” diyordu. Bizimkileri de öyle karşıladı.   

Yanında İzmit’in sözde “sosyal demokrat”, özde Melih Gökçek’ten farksız Belediye Başkanı Sefa Sirmen’in bir oğlu ile kız arkadaşı vardı. İlişkilere bakınız ki Adnan Oktar’ın müridi Murat Atik, Sefa Sirmen’in oğlunu “İçtiğimiz su ayrı gitmez, kardeşim sayılır!” diye takdim etti, bizim “matmazel”lere. Gevezeydi. Zenginliğine dikkat çekmemek için Ecevit gibi Renault Megane kullanmayı tercih ettiğini, iş için sürekli İtalya’ya gidip geldiğini falan anlattı." 

Murat Atik'i partilerüstü Adnancı sözleriyle tanımlayan Kırıkkanat'ın yazısının devamı şöyle;

İlişkilerin giriftliğine bakınız ki, Adnancı Murat Atik’in ATİKART reklam şirketi 1999 yerel seçimlerinde Samsun BB’liğine Anavatan Partisi’nden aday Yusuf Ziya Yılmaz’ın kampanyasını üstlenmişti. Murat Atik, bizim kızlara “Size de iş verelim, sen sosyal iletişimi üstlen, metinleri yaz, grafikçi ortağın da afiş tasarımı yapsın” dedi. 

Kızlar birkaç kez Samsun’a gittiler, yazıp çizip çalıştılar. Hepi topu bir ay süren iş bitiminde fatura kestikleri ATİKART’tan ileri tarihli bir çek aldılar. “Çekin karşılığını gününde gelip şirketten alın, bankaya takasa falan vermeyin” diye uyarılmışlardı.

OPERASYON DEPREMİ

Çekin gününü bekliyorlardı ki, 11 Temmuz 1999 sabahı İstanbul Organize Suçlarla Mücadele ve Kaçakçılık Şube Müdürü Adil Serdar Saçan, Adnan Oktar silahlı suç örgütüne kapsamlı bir operasyon başlattı. İktidardaki Adnancıların ve Oktar’ın avukatı Uğur Poyraz’ın sonradan düzmece iftiralarla hayatını cehenneme çevirdiği efsane Emniyetçi Adil Serdar Saçan; tarihte ilk kez bu örgütün derin ve yaygın yapılanmasını ortaya koyuyordu. Adnan Oktar ve bazı müritleri gözaltına alınmış, gazeteler Adnancı şirketlerin listesini, yönetici ve ortakların isimleriyle yayımlıyordu.

ATİK FİRARİNİN MATRİX DÖNÜŞÜ

İlk sıralarda tabii ki ATİKART ve Murat Atik vardı... 

Bizim kızların ödü koptu. Ellerindeki üç kuruşluk çeki tahsil etmeye kalkarlarsa, “bu firmayla ne işiniz vardı” diye polis takibine girmekten korkuyorlardı. Yine de o parayı hak etmişlerdi. Cesaretlerini kuşanıp ATİKART’ın ofisine tahsile gittiler. Bir de ne görsünler? Daha on gün önce çek aldıkları ofisin yerinde yeller esiyordu. Kat bomboştu, şirket hiç var olmamıştı sanki! 

Zaten Murat Atik de yurtdışına kaçmayı başarmıştı. 

Aradan yıllar geçti. Bizim kızlardan metin yazarı, Atatürk Havalimanı’nda Murat Atik’le karşılaştı. Saç ektirip uzatmış, Matrix’teki John Vick’in taklidi çok pahalı olduğu belli bir paltonun eteklerini savura savura yürüyor, üzerinden para akıyor ve yanında her zamanki tuhaf adamları vardı. 

Artık üç çocuk annesi kadın, “Bunlar bitmeyecek. Pıtrak gibi, matris gibiler. Bataklık kurutulamayacak. Çocuklarımız asla güvende olmayacak” diye düşündü. 

Ve bana, uzun bir mektup yazdı.

FETÖ’CÜ GİDER, ADNANCI GELİR

Abdülkerim Murat Atik, 4 Eylül 2021’de TCDD genel müdürü atandı. Yoldaşım Barış Terkoğlu eğer bu adamın Adnancı geçmişini, AKP’li Adnancı bacısını, suç örgütüyle hiç kesilmeyen işbirliğini Cumhuriyet’teki yazılarıyla ortaya koymasaydı; kuşkusuz görevinin başında olacak ve iktidar yemliği TCDD’de bir FETÖ’cüden boşalan genel müdürlük koltuğunu bir Adnancı dolduracaktı. Neyse ki 14 Eylül’de azledildi.

Peki, Murat Atik’in işi bitti mi, devletle ilişkisi kesildi mi? 

Elbette hayır!

ATİKART’TAN ATİKARTA’YA ORGANİZE İŞLER

Hiç var olmamışçasına kayıplara karışan Atikart Reklam Şirketi, halen “ATİKARTA Reklamcılık, Telekomünikasyon, İnşaat, Enerji, Ulaşım, Müşavirlik, Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi” olarak etkinliğini sürdürüyor. Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne 134189 sicil numarasıyla kayıtlı şirket, 1999’da Atikart Reklamcılık diye bilinen paravan şirketin arkasındaki matris olup, taa o zamanlar trencilik (!) oynuyordu. 

Melih Gökçek’in başkanlığındaki Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden aldığı ihaleler dışında; 1998 Haziran ayında Kayseri BB’si seçilen Mehmet Özhaseki’nin açtığı ilk ihale, “raylı sistem için daha önce yapılmış çalışmalar geçerli midir” inceleme ihalesini, 27 Kasım 1998’de ATİKARTA Reklamcılık vb. şirketi aldı. Adnan Oktar suç örgütünün şirketlerinden biriydi ve hâlâ öyle!

ATİKARTA, 2014 yılında Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne “adres değişikliği ve sermaye artırımı” bildirdi. Yeni yapılanmada büyük hissedar Lütfiye Özgen görünüyor. Küçük hissedar ortağı ise “müdür” payesiyle Abdülkerim Murat Atik...

İNŞALLAH TİLKİ, MAŞALLAH BAŞKAN

İnternette hiç iz bırakmamaya özen gösteren şirketin hâlâ trencilik oynadığına ilişkin yine de bir kanıt buldum: Murat Atik sık sık İtalya’ya gidiyordu ya, Italcertifier S.P.A. diye bir ortakla 2019 yılında Kayaş Sivas Yüksek Hızlı Tren Projesi ihalesine katılmış ATİKARTA. Belge eksikliğinden elenmiş.     

Murat Atik, halen Türkiye-Vietnam İş Konseyi’nin Türk başkanı. Devletten daha bu yılın başında 40 milyon Avroluk ihale alan Sun Tren Sanayi ve Ticaret’in de Başkanı. Gizlediği ATİKARTA Reklamcılık vb. şirketinin de gölge başkanı. 

TCDD genel müdürlük koltuğundan azli, kümesten kovulan tilkinin tavuk yemeyeceği anlamına gelmiyor. 

Kümesin kapısı açık ve Adnancılar, FETÖ’cü işbirlikçileriyle birlikte hâlâ iktidarda, yemlik ortağı!