Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı. Savcılığın yürüttüğü soruşturmada, Özcan’ın da aralarında yer aldığı 13 belediye çalışanının görevlerinden kaynaklanan yetki ve nüfuzu kötüye kullandığı öne sürüldü.
İddialara göre Nisan 2024 ile Kasım 2024 tarihleri arasında ŞOK, A101, BİM, Carrefoursa, Avantaj ve Nuhmar marketlerinin 6 yetkilisi, Bolu Belediyesi Anonim Şirketi lehine fayda sağlanması amacıyla baskı altına alındı ve bu nedenle mağdur edildi.
Özcan hakkında verilen gözaltı kararına tepkiler devam ederken, CHP lideri Özgür Özel Bolu’ya gelme kararı aldı.
"ÇAĞIRSAN GELMEYECEK Mİ?"
Burada konuşan Özgür Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:
"Tanju Başkanı her gün gelip gittiği, çağrıldığı anda güle oynaya gideceği adliyeye bir telefonla çağırmak yerine; bir algı yaratmak, hedefe koymak, zulmetmek adına bir talimat verilmiş. Kim tarafından? Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından.
Bu şehrin belediye başkanı; çağırsan yanına gelmeyecek mi? Gelecek. Savcılıkta ifadeye davet etsen soruları sormayacak mısın? Soracaksın. Yanıtları almayacak mısın? Alacaksın. Kaçacak bir yeri var mı? Yok.
Bir kere Tanju Özcan Bolu’dan kaçsa, Tanju Özcan’ı sevmeyenler, ondan korkanlar, onun bileğini bükemeyenler sevinir. Tanju Özcan Bolu’dan gitmez. O, Bolu’ya aşık ve ona ait.
O yüzden son derece ayıptır. Cumhuriyet Başsavcısına açıkça söylüyorum: husumet dolu bir davranıştır.
Peki neden yapıyor bunu? Çünkü Tanju Özcan onu HSK’ya şikayet etti diye yapıyor. HSK’ya babasının keyfine şikayet etmedi ki; onu HSK’ya görevini hakimler ve savcılar kanuna uygun yapmadığı için, görev suçu işlediği için şikayet etti. O da bunu husumet etti; gitti, sabahleyin evine baskın yaptırıp suçluyu alır gibi evine baskın yaparak alıyor.
"SAVCI BEY SEN MİSAFİRSİN"
Savcı bey, sen bu şehirde misafirsin. Sen atanmışsın; onlar değil. Onlar buranın ev sahibi. Bu şehri emanet edeceğimiz kişi Tanju Özcan’dır.
Bu şehirde, şehrin seçilmiş belediye başkanına yapılan hürmetsizlik, saygısızlık bu şehre yapılmıştır. Bolu’ya yapılmıştır. Bir kez önce bunda anlaşalım, bu tespiti yapalım.
Sonra polis değil, jandarma yollamak kolluk tercihi; senin, eyvallah. Ama jandarma operasyonuyla belediye başkanını gözaltına alıyor olmak, Mehmetçik ile Tanju Özcan’ın koluna giriyor olmak da ne Tanju’ya ne bize itibar kaybettirmez. O Mehmetçiğin haysiyetini en çok Tanju Özcan savunuyor. O Mehmetçik gerekirse gidiyor, şehit oluyor, can veriyor.
O şehidin analarına ya da kolunu, bacağını millet uğruna, vatan uğruna kaybeden gazilere sor bakalım; Tanju Özcan’dan mı razılar, öbürkülerden mi razılar?
Şimdi bu Cumhuriyet Başsavcısının saçmalıkları bittiyse gerçek meseleyi konuşalım.
"BU VAKIF, BOLU’DAKİ HAYIRSEVERLERDEN BAĞIŞ ALIR"
Tek soru: Tanju Bey, bir vakıf kurmuşsun; kurdunuz mu? Niye kurdun? Ne iş yapar bu vakıf?
Bu vakıf, Bolu’daki hayırseverlerden bağış alır; karşılığında Bolu’nun yoksullarına burs verir.
Seni daha önce Sayıştay denetledi mi, Tanju Başkan? Evet. Kusur bulundu mu? Hayır.
Ya kardeşim, bu kadar yokluk, yoksulluk varken garibanın çocuğuna burs vermenin, okutmanın, bir yere yerleştirmenin neresi suç olabilir?
Bizi bu operasyonla Tanju’yu utandıracaklarını sananlara sesleniyorum: Tanju’nun bu yaptığından utanmıyoruz. Bu muameleyi yapanlar kendilerinden utansın. Biz Tanju ile gurur duyuyoruz.
"528 ÇOCUK OKUTAN ADAM UTANMAZ"
Vakfa bağış yaparsan yoksul çocuğun okumasına vesile yapar Tanju. Bolu’da iş insanlarından, iş adamlarından, marketlerden vakfa bağış almış ki yoksul çocuklara dağıtsın. Şu anda 528 çocuk…
Ey Savcı Bey, Savcı Bey; 5 tane çocuk da sen okut göreyim, Savcı Bey. Bu şehir bu yoklukta, bu zorlukta 528 evladını okutan adamdan utanmaz. Sen onu asla ve asla itibarsızlaştıramazsın. Tanju’nun yaptığı utanılacak değil, övünülecek bir iştir.
"ÜÇ HARFLİLER TANJU’DAN ŞİKAYETÇİ OLMAYA KALKMIŞLAR"
İktidarın kayırdığı o üç harfliler, Bolu’daki öğrencinin bursuna para yatırmak yerine Tanju sanki o parayı kendine istiyormuş gibi Tanju’dan şikayetçi olmaya kalkmışlar.
Yarın şikayetçiyi de göreceğim, şikayeti de göreceğim.
Öyle husumetli bir savcı bulmakla, AK Parti’den destek görmek ile her mahalle arasına girmişsin, esnafı bitirmişsin, karına kar katacaksın; bir de bu şehrin evladına, bu partinin evladına kara çalacaksınız, onu jandarmalara, nezarethanelere iftiralarınla, şikayetlerinle düşüreceksin.
Bu akşam bir düşüneceksin; yarından sonra senin başına ne gelecek, bunu düşüneceksin. Biz düşüneceğiz.
"UTANILACAK BİR İŞ YAPMAYANIN ARKASINDA KAYA GİBİ DURURUZ"
Bundan sonra herkes şunu bilsin ki utanılacak bir iş yapmayanın arkasında Cumhuriyet Halk Partisi böyle kaya gibi hep birlikte dururuz.
Tanju, bu memleketin ve Atatürk’ün partisinin evladıdır; yalnız değildir, sahipsiz değildir.
Buradan son sözüm: Bolu bu vakfı biliyor. Bu vakfa Tanju ön ayak olmuş. AKP Grup Başkanvekili bu vakıfta, MHP’li arkadaşlar bu vakıfta. Bu vakıfta kim varsa, Bolu’da kim varsa o var.
Herkes birbirine kefil, herkes birbirini görüyor. Bu vakıf yoksulun elinden tutan vakıftır. Bu vakfa yapılan katkı, Bolu’ya yapılan katkıdır.
BU VAKIF BOLU'NUN NAMUSUDUR
Bolu’da görev yapan savcı da, Bolu’da görev yapana iftira atacak birisi de ya da medya mensubu da bunu böyle bilecek, böyle görecek. Öyle üç kuruşa beş köfte atalım, bir kara çalalım, Tanju’yu da bir torbanın içine atalım; vallahi o kadar kolay değil.
Bu vakfı hep beraber kurduk, hep beraber yönetiyoruz. Bu vakıf Bolu’nun namusudur. Bolu namusuna sahip çıkacak."