Resul Emrah Şahan'dan Sivas Katliamı mesajı: 'Madımak Utanç Müzesi olmalı'

Resul Emrah Şahan'dan Sivas Katliamı mesajı: 'Madımak Utanç Müzesi olmalı'

2.07.2026 10:38:00
Güncellenme:
Haber Merkezi
Takip Et:
Resul Emrah Şahan'dan Sivas Katliamı mesajı: 'Madımak Utanç Müzesi olmalı'

Sivas Katliamı'nın 33'üncü yılı dolayısıyla bir açıklama yayımlayan tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, "Madımak 'Utanç Müzesi' olmalıdır. Ayrımcılıkla Mücadele Yasası çıkmalı, eşit yurttaşlık güvence altına alınmalıdır" çağrısında bulundu.

Silivri'de tutuklu bulunan Şişli Belediyesi Başkanı Resul Emrah Şahan, 2 Temmuz Sivas Katliamı'nın 33'üncü yılı dolayısıyla bir anma mesajı paylaştı.

Şahan, mesajında, "Barışı konuştuğumuz bu günlerde, Mecliste grubu bulunan partiler ve Türkiye’nin tüm demokratları ortak irade sergilemeli ve Madımak utanç müzesi olmalıdır. Ayrıca ayrımcılık ve nefret söylemine karşı güçlü bir yasal çerçeve oluşturulmalı, eşit yurttaşlık güvence altına alınmalıdır" ifadelerini kullandı.

"BENİM ÇOCUKLUĞUMDA DA SİLİNMEYECEK BİR YARADIR"

Resul Emrah Şahan, avukatları aracılığıyla paylaştığı ve kendi anısına da yer verdiği anma mesajında, şunları kaydetti:

“2 Temmuz 1993, televizyonlardan canlı yayında çaresizlikle izlediğimiz; benim ise küçük bir çocuk olarak, Madımak’tan kurtulup dönenlerin aile evimize gelişiyle hafızama kazınan büyük acıdır. Türkiye’nin ortak hafızasında olduğu kadar benim çocukluğumda da silinmeyecek bir yaradır.

Aradan geçen yıllar acıyı dindirmedi. Çünkü böyle acılar zamanla değil, yüzleşmeyle hafifler. Toplumun ortak acısı olması gereken bu ağır yükün büyük ölçüde Alevilerin omuzlarına bırakılmış olması da hepimizin sorumluluğudur.

"DEMOKRATLAR İKİ KONUDA ORTAK İRADE GÖSTERMELİDİR"

Otuz üçüncü yılda, 33 canımızın anısına geleceğe kalıcı iki eser bırakmanın zamanı gelmiştir. Her şeye rağmen barışı konuştuğumuz bugünlerde, Türkiye’nin bütün demokratları bu iki konuda ortak irade göstermelidir.

İlk olarak, Madımak kesinlikle ve vakit kaybetmeden bir Utanç Müzesine dönüştürülmelidir. Uzun yıllardır dile getirilen bu talep, yaşamını yitiren canlara duyulan saygının ve toplumsal hafızanın korunmasının bir gereğidir.

Dünyanın birçok ülkesinde insanlığa karşı işlenmiş suçların yaşandığı mekânlar unutturulmaz. Korunur, yaşayan hafıza mekânlarına dönüştürülür ve gelecek kuşaklara emanet edilir. Çünkü geçmişi hatırlamak, benzer acıların bir daha yaşanmamasının en güçlü güvencesidir.

"AYRIMCILIK VE NEFRET SÖYLEMİNE KARŞI YASAL ÇERÇEVE OLUŞTURULMALI"

“Utanç Müzesi” ifadesi son derece önemlidir. Çünkü utanç, bir toplumun kendi karanlık sayfalarına bakabilme cesaretidir. Suçun değil, yüzleşmenin dilidir. Aynı kötülüğün bir daha yaşanmaması için verilmiş ortak sözdür. İkinci olarak, ayrımcılık ve nefret söylemine karşı güçlü bir yasal çerçeve oluşturulmalıdır. 

Eşit yurttaşlığın teminatı olacak bir Ayrımcılıkla Mücadele Yasası gecikmeden TBMM gündemine alınmalıdır. Türk’ün, Kürt’ün, Alevi’nin, Sünni’nin, Müslüman’ın, Gayrimüslim’in; bu ülkenin her yurttaşının hukuk önünde eşitliğini güvence altına alan böyle bir düzenleme, Türkiye’nin demokrasi meselesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Barışı, milli birlik ve bütünlüğü, ülkede güvenin yeniden tesis edilmesini konuştuğumuz bugünlerde, böylesi bir adım en güçlü samimiyet göstergesi olacaktır.

Barış, ancak hukuki güvenceyle ve ortak toplumsal hafızayla inşa edilir. Acıları tanıdığımızda, eşit yurttaşlığı güvence altına aldığımızda ve vicdanı kamusal hayatın temeline yerleştirdiğimizde kalıcılaşır.

SİYASİ PARTİ LİDERLERİNE ÇAĞRI

Bu vesileyle TBMM çatısı altındaki bütün siyasi partilere ve Türkiye’nin siyasi liderlerine çağrıda bulunuyorum. Madımak Oteli’nin Madımak Utanç Müzesi’ne dönüştürülmesi konusunda ortak irade gösterelim. Ayrımcılıkla Mücadele Yasası’nı TBMM gündemine taşıyalım ve eşit yurttaşlığın hukuki güvencelerini birlikte kuralım.

Sivas Katliamı başta olmak üzere tarihimizde utanç vesilesi olarak hatırladığımız bütün katliamlar ve nefret suçları devletin resmî hafızasının bir parçası olmalı; devlet törenleriyle anılmalı ve açık biçimde lanetlenmelidir. Bu adımlar geçmişi değiştirmeyecektir. Ama geleceği değiştirme iradesini gösterecektir. Türkiye’nin demokrasiye, toplumsal barışa ve ortak geleceğe olan inancını güçlendirecektir.

Çünkü ortak gelecek, ortak geçmişle yüzleşme cesareti gösteren toplumlar tarafından kurulur. Madımak’ın utancı, geleceğe karşı sorumluluğumuzu hatırlatmaktadır. 2 Temmuz’da yitirdiğimiz tüm canlarımızı saygıyla, özlemle ve minnetle anıyorum.”

İlgili Haberler