Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) genel merkezindeki yönetimsel meşruiyet tartışmaları, bilim ve sanat dünyasından gelen peş peşe ambargolarla yeni bir boyut kazandı. Dün 7 sanatçının, "mutlak butlan" iddiasıyla CHP yönetiminde bulunan kadroların ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendi eserlerini kullanmasını yasaklamasının ardından, bugün de Türkiye'nin önde gelen akademisyenleri, toplumbilimcileri ve iktisatçıları benzer bir karar aldıklarını duyurdu.
Gelişmelerin ardından insan hakları savunucuları, akademisyenler ve kamuoyu araştırmacıları sosyal medya hesapları üzerinden ardı ardına sert açıklamalar yayımladı. Bilim insanları, ürettikleri kamusal nitelikteki bilgilerin antidemokratik olarak niteledikleri mevcut yönetim mekanizmaları tarafından malzeme olarak kullanılmasına rıza göstermeyeceklerini ilan etti.
BÜLENT ŞIK: "BUTLAN YÖNETİMİNİN VERİLERİMİ KULLANMASINA İZNİM YOKTUR"
Gıda mühendisi, akademisyen ve insan hakları savunucusu Bülent Şık, akademik çalışmalarının topluma açık olduğunu ancak mevcut CHP yönetiminin bu verilerden faydalanmasını kabul etmediğini belirtti. Şık açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Yazılarım ve çalışmalarım kamuya aittir. İsteyen herkes kullanabilir. Ancak butlanla CHP genel merkezinde görevlendirilenlerin ve onları destekleyenlerin herhangi bir araştırmamı, makalemi, yazımı veya bana ait bir veriyi-bilgiyi kullanmasına ve paylaşmasına iznim yoktur."
PROF. DR. AZİZ ÇELİK: "ÇALIŞMALARIMI YENİDEN YAYIMLAYAMAZLAR"
Çalışma ekonomisi alanındaki bilimsel çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Aziz Çelik de sosyal medya platformu üzerinden ambargoya katıldığını açıkladı. Çelik, toplumsal fayda amacıyla üretilen bilimsel eserlerin meşruiyeti tartışmalı yapılarca kullanılmaması gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti:
"Bir sosyal bilimci olarak yazılarım ve çalışmalarım kamuya aittir. İsteyen herkes kullanabilir, dağıtabilir. Ancak butlanla CHP genel merkezinde görevlendirilenlerin ve onları destekleyenlerin herhangi araştırmamı, çalışmamı, makalemi, yazımı veya bana ait bir veriyi-bilgiyi kullanmasına, yeniden yayımlamasına ve paylaşmasına iznim yoktur."
CEMİL KILIÇ: "BÜYÜK TÜRK ULUSUNDAN ÖZÜR DİLİYORUM"
Toplumbilimci ve araştırmacı Cemil Kılıç ise sürecin toplumsal ve siyasi faturasına dikkat çekerek, geçmişteki seçim sürecine dair özeleştiride bulundu. Kılıç, Kılıçdaroğlu'na verdiği destek nedeniyle kamuoyundan helallik isteyerek şu açıklamayı yaptı:
"Özür diliyorum. Cumhurbaşkanlığı adaylık sürecinde ve seçimlerde Sn. Kemal Kılıçdaroğlu'nu desteklediğim, oy verme çağrısında bulunduğum için bütün takipçilerimden ve büyük Türk ulusundan özür diliyorum. Kamuoyuna saygılarımla duyururum."
İKTİSATÇI UĞUR EMEK: "TARİHİN DOĞRU TARAFINDA DURMAK ADINA..."
Prof. Dr. Uğur Emek de akademik sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini ifade ederek, antidemokratik uygulamalara karşı sessiz kalmayacağını belirtti. Emek, safını belli etmek adına şu paylaşımı yaptı:
"Tarihin doğru tarafında durmak adına yazıyorum. Sıklıkla söylerim, bir akademisyenin bildiklerini kamuoyuyla paylaşması bir kamu hizmetidir. Ancak, antidemokratik biçimde CHP'ye atanan butlan yönetiminin, hiçbir araştırmamı ve konuşmamı kullanmasına izin vermiyorum."*
GAZETECİ ÜNSAL ÜNLÜ: "BU ÇIKIŞ KILIÇDAROĞLU'NUN 'ADEME MAHKUM EDİLMESİDİR'"
Gelişen bu protesto dalgasını köşesine ve sosyal medyasına taşıyan deneyimli gazeteci Ünsal Ünlü, aydınların ve sanatçıların bu tavrının toplumsal karşılığını analiz etti. Ünlü, bu duruşun demokratik bir sivil itaatsizlik örneği olduğunu savunarak şu tespitte bulundu:
"Sanatçıların, yazarların, akademisyenlerin 'Butlancılar eserlerimi kullanamaz' çıkışı çok önemli. Kılıçdaroğlu ve ekibinin 'ademe mahkum edilmesi' yani hiçleştirilip yalnız bırakılması tam da toplumun 'Hukuk kuralları uygulanmıyor, ben ne yapabilirim?' sorusunun yanıtı çünkü..."
