Silivri’de görülen ve kamuoyunun yakından takip ettiği üç büyük davada, sanık savunmalarından çok “etkin pişmanlık” ifadelerinin çöküşü, gizli tanık beyanları ve baskı iddiaları öne çıktı. “İBB Davası” “Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası” ve “Casusluk Davasında” bazı sanıklar, soruşturma aşamasında verdikleri ifadelerin baskı ve yönlendirme altında alındığını savundu. Mahkeme salonlarında dinlenen gizli tanıkların “duydum”, “şüpheleniyorum”, “bizzat görmedim” şeklindeki ifadeleri ise tartışma yarattı.
İBB Davası’nın “etkin pişmanlık” kapsamında ifade veren tutuklu Murat Kapki, mahkemeye sunduğu dilekçede, ifade verme sürecinde ailesini korumak amacıyla hareket ettiğini öne sürdü. Kapki, eşinin de gözaltına alındığını öğrendiğini, çocuklarını düşündüğü için ifade verdiğini belirtti. Dilekçede ayrıca eski AKP’li avukat Mücahit Birinci’nin kendisinden 2 milyon dolar talep ettiğini, bu şekilde tahliye olabileceğinin söylendiğini iddia etti. Dilekçe, cezaevi üst yazısıyla İBB dosyasına girdi. Kapki’nin duruşma salonundaki savunmaları da dosyanın en dikkat çekici bölümlerinden biri oldu. Kapki, savcının kendisine “Zaten CHP’li değilsin” dediğini, Murat Ongun’la ilgili anlatacağı şeylerin lehine olacağının söylendiğini öne sürdü. Mahkeme Başkanı’nın, Kapki’nin İnan Güney hakkında verdiği ifadeleri sorması üzerine Kapki, “Tamamen yönlendirme ile verilmiş ifadelerdir” dedi. Kapki, ara karar öncesinde duruşma savcısının mütalaasına tepki göstererek, “İfadelerimi çekmeseydim benim için de tahliye istenecekti” ifadelerini kullandı.
Davada etkin pişmanlık kapsamında ifade veren bir başka isim Vedat Şahin’in avukatı Muhittin Arık da müvekkilinin sonraki ifadelerinin baskı altında alındığını savundu. Arık, cezaevinde bazı avukatların “Şöyle ifade verirsen çıkarsın” şeklinde yönlendirmelerde bulunduğunu ileri sürdü. Şahin’in etkin pişmanlık sürecindeki avukatının İsmail Mirsad Albayrak olduğunun ortaya çıkmasının ardından, aynı avukatın dosyada halen 5 kişinin avukatlığını yaptığı ve bu kişilerin tamamının etkin pişmanlık kapsamında ifade verdiği anlaşıldı.
‘ETKİN PİŞMANLIKÇI OL’ İDDİASI
Tutuklu iş insanı Ömür Yılmaz’ın avukatı da müvekkiline “etkin pişmanlıkçı olması için” çeşitli talepler iletildiğini savundu. “Etkin pişman” Adem Soytekin’in avukatı Simge Büyük ise etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadelerin müvekkili aleyhine kullanıldığını belirterek “Tutukluluğun devamı etkin pişmanlıkta bulunan kişinin cezalandırılması anlamına geliyor” dedi.
İBB dosyasında dikkat çeken bir başka iddia da “kayyımın yönlendirdiği avukat” tartışması oldu. Tutuklu sanıklardan Yağmur Cansu Yeşilyurt’un avukatı, müvekkiline etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması yönünde baskı yapıldığını savundu. Dilekçede, firari sanık Murat Gülibrahimoğlu’nun kayyım atanan şirketinde çalışan Yeşilyurt’un, ifade sürecinde kayyım yönetiminin yönlendirmesiyle bir avukatla görüştürüldüğü iddia edildi.
SATIR SATIR OKUDU TAHLİYE EDİLDİ
Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Adem Soytekin’in duruşmada elindeki kağıdı satır satır okuyarak savunma yapması da dikkat çekti. Soytekin bozkurt işareti yaparak “Bilmeyen bilsin” dedi. Soytekin, mahkemenin ara kararı ile adli kontrol şartıyla tahliye edildi. BFK Partners sahibi Şeyhmus Sarıboğa da etkin pişmanlık baskısına maruz kaldığını öne sürdü. Sarıboğa, bir avukatın kendisine “Kapki ile ilgili ifade ver, seni tahliye ettireyim” dediğini iddia etti.
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası’nda da benzer tartışmalar yaşandı. Etkin pişmanlıktan yararlanan ve tutuksuz yargılanan İSFALT Genel Müdürü Burak Korzay, mahkemede “Hiçbir şey görmüş değilim” dedi. Buna rağmen önceki ifadelerinin geçerli olduğunu söyledi. Davada “tanık” sıfatıyla dinlenen Hakan Küçükbaşaran ise televizyonlarda izlediği “yolsuzlukla mücadele” haberleri üzerine savcılığa başvurduğunu anlatarak vatandaşlık hakkını kullandığını iddia etti.
‘BİZZAT GÖRMEDİM, DÜŞÜNÜYORUM’
Bir başka tanık Celal Yılmaz’ın ifadeleri de mahkemede tartışma yarattı. Yılmaz, daha önce “ihaledeki usulsüzlükleri gördüm” şeklindeki beyanlarının sorulması üzerine “Tarihi karıştırmış olabilirim” dedi. Usulsüzlüklerin ne olduğu sorusuna ise “Aklıma gelmiyor” diye yanıt verdi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, “Sizin beyanınızla birileri tutuklanmış olabilir” diyerek tanığı uyardı. Davada dinlenen gizli tanık “XYZ49QP” de daha önce verdiği ifadeleri tekrar ettiğini söyledi. “Bizzat gördüğüm usulsüzlük yok” diyen gizli tanık, belediyelerde işleyişin bu şekilde yürüdüğünü düşündüğünü anlattı. Bir diğer gizli tanık “Yaprak” ise savcılığa anlattıklarının tamamının duyduklarından ibaret olduğunu söyledi.
Silivri’de görülen “Casusluk” davasında da etkin pişmanlık tartışmaları gündeme geldi. Tutuklu sanık Hüseyin Gün, savunmasında 2016- 2018 yılları arasında dönemin Başbakanlık Müsteşarı, daha sonra Cumhurbaşkanı Yardımcısı olan Fuat Oktay tarafından Trident ve GPlus şirketlerine “FETÖ ile mücadelede tam yetki” verildiğini öne sürdü. Gün’ün avukatları, bu iddiaya ilişkin belgeleri mahkemeye sundu. Gün, emniyet ve mahkemedeki ifadelerinde kimseye casusluk iftirası atmadığını söyledi. Beyanlarının savcılık tarafından “etkin pişmanlık” olarak değerlendirildiğini belirten Gün, bunun tamamen savcının hukuki değerlendirmesi olduğunu ifade etti. “Ben ne örgüt yöneticisi olduğumu ne de casusluk yaptığımı söyledim” dedi.
