Son Dakika... ICRYPEX'in sahibi Gökalp İçer'e müebbet hapis istemi!

Son Dakika... ICRYPEX'in sahibi Gökalp İçer'e müebbet hapis istemi!

19.12.2025 14:14:00
Güncellenme:
Haber Merkezi
Takip Et:
Son Dakika... ICRYPEX'in sahibi Gökalp İçer'e müebbet hapis istemi!

Son dakika gelişmesi... “Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” ve “kadına karşı olası kastla öldürme” suçlarından temmuz ayından bu yana tutuklu bulunan CRYPEX kurucusu Gökalp İçer hakkında iddianame düzenlendi. İçer hakkında müebbet hapis talep edildi.

ICRYPEX kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Gökalp İçer, 14 Temmuz’da Göksu Çelebi adlı avukatla birlikte uyuşturucu madde kullandı ve Çelebi fenalaşarak bilinci kapalı halde, hayati tehlike kaydıyla, Çayırbaşı Hamidiye Etfal Eğitim Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi.

Olayın ardından İçer gözaltına alındı, 16 Temmuz günü mevcutlu olarak savcılığa sevk edildi ve savcılık sorgusunun ardından adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı. İçer, bir kez serbest bırakıldıktan sonra “uyuşturucu temini” ve “kasten öldürmeye teşebbüs” suçlamalarıyla ikinci kez gözaltına alınarak 28 Temmuz’da tutuklandı.

 

Söz konusu olaya ilişkin ise soruşturma tamamlandı. Düzenlenen iddianamede İçer hakkında “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” ve “kadına karşı olası kastla öldürme” suçlarından müebbet hapis cezası talep edildi.

 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede aile fertleri Ali Atilla Han Çelebi, Gülşen Çelebi ile Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü “müşteki”; Gökalp İçer ise “şüpheli” sıfatıyla yer aldı.

 

Olaya ilişkin ayrıntıların yer aldığı iddianamede, İçer ile Çelebi’nin “Linkedln” adlı iş ve kariyer odaklı uygulama üzerinden tanıştıkları belirtildi. İçer’in yaklaşık 8 gram uyuşturucu maddeyi 800 dolar karşılığında satın aldığı ve Çelebi ile birlikte kullandıkları ifade edildi.

 

Ertesi gün de kullanmaya devam ettikleri, Çelebi’nin uyuşturucu maddeyi akşam saat 20.00 sıralarında son olarak kullanmasıyla titremeye başladığı, titremelerin artmasıyla beraber İçer’in 112'yi aradığı ve Çelebi’nin ambulans ile önce Çayırbaşı Hamidiye Etfal Hastanesi’ne kaldırıldığı, ailesinin gelmesiyle hastaneden ayrıldığı aktarıldı.

Çelebi’nin ertesi gün Atakent Acıbadem Hastanesi’ne kaldırıldığı ve 4 gün sonra hastanede hayatını kaybettiği ifade edildi.

 

OLAY GÜNÜ YAPAY ZEKAYA SORULAR SORMUŞ

 

İçer’in olay günü yapay zeka uygulaması üzerinden "Nabız 22'ye düşerse ne olur, aşırı doz kokain kullanımı, 15 dakika nabız durmasının nasıl hasarı olur, yüksek doz kokain sonrası kriz, kokain krizi sonrasında oluşan koma, bu komadan çıkış mümkün mü, yoğun bakımda olan birinin gözünü bantlatmışlar, neden" şeklinde arama yaptırdığı ve yanıtlar aldığı kaydedildi.

 

AVUKAT HASTANE İHMALİ OLDUĞU İDDİALARINI DİLE GETİRMİŞ 

 

Müşteki vekili tarafından dosyaya sunulan dilekçelerde, 'Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ciddi düzeyde ihmallerin bulunduğu, adli vaka raporunun paylaşılmasından imtina edildiği, sevk işlemi sırasında oluşabilecek risklerin Acıbadem Hastanesi tarafından kabul edilmesine rağmen sevk işlemlerinin yapılmak istenmediği, hastanın ambulansla getirildiği esnada darp veya enjeksiyon izlerinin fotoğraflanmadığı, bulguların usulüne uygun olarak tespit edilmediği, yüksek dozda uyuşturucu madde şüphesiyle getirilen hastaya kan veya idrar tahlili yapılmadığı, bu işlemler yapılsa dahi Acıbadem Hastanesi ile paylaşılmadığı, e-nabız sistemine müdahale edilerek sistemin verilerinin değiştirildiği'nin iddia edildiği aktarıldı.

 

 

ÖLÜM SEBEBİ ATK RAPORU İLE KESİNLEŞTİ

 

Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesi'nin 1 Aralık tarihli kararında, Çelebi’nin travmatik tesirle öldüğünün tıbbi delilleri bulunmadığı, kanda kokain tespit edildiği ve ölümünün uyarıcı madde zehirlenmesi sonucu meydan geldiğinin belirtildiği ifade edildi.

 

ÇELEBİ’NİN ÜZERİNDEN ÇIKANLARLA İÇER’İN BEYANLARI UYUŞMAMIŞ

 

İçer’in beyanında uyuşturucu maddenin bir kısmını Çelebi’nin karşıladığını, paranın yarısının Çelebi tarafından verildiğini iddia ettiği ancak Çelebi’nin acil serviste üzerinden çıkan eşyaların içerisinde (725TL, İPhone telefon, 2 adet banka kartı, 1 adet stajyer avukat kartı, 1 adet G harfi takılı bakır renkli kolye) herhangi bir yabancı ülkeye ait paranın ve uyuşturucu madde satın alındığı sırada verilen dolar cinsi paranın tespit edilemediği kaydedildi.

 

“SUÇTAN KURTULMAYA YÖNELİK BEYAN…”

 

İddianamede, İçer’in maddi durumu itibarıyla ve alınan ifadesinde de belirtildiği üzere, seyahatleri ve tatil paralarını dahi karşıladığını beyan etmesine rağmen uyuşturucu madde temini esnasında Çelebi'den uyuşturucu madde parası talep etmesi/para almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve İçer’in beyanının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu belirtildi.

 

SUÇLAMALAR BÖYLE YÖNELTİLDİ!

 

İddianamenin son bölümünde şöyle denildi:

 

“… Kokain isimli uyuşturucu maddenin tek doz kullanımı dahi ölümcül risk taşımasına rağmen şüphelinin, maktulün daha önceden uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığını bilmeden (maktul hakkında Türkiye geneli yapılan araştırmada uyuşturucu madde kullanıma bağlı herhangi bir kayda rastlanılamamıştır) maktulun uyuşturucu madde kullanmasına imkan sağlayarak (uyuşturucu madde temini ve yer temini) bunu kolaylaştırdığı ve uyuşturucu madde kullanımına bağlı olarak maktulün ölümüne neden olduğu, şüphelinin bu kokain isimli tehlikeli maddenin öldürücü nitelikte olduğu biliniyor olması ve maktulün ölebileceğini öngörmesine rağmen maktule kokain isimli uyuşturucu maddeyi temin ederek kullanması için vermesi maktulün de bu uyuşturucu madde kullanımı sonucunda vefat etmesi sebebiyle şüphelinin olası kastla adam öldürme ve uyuşturucu maddeyi temin ederek başkalarına vermek suretiyle üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu ayrı ayrı işlediği anlaşıldığından…”