Terör elebaşısı Öcalan, yeni çağrısınında Cumhuriyet’in temel metinlerini yine hedefe koydu: Lozan ve Cumhuriyet, Türk-Kürt kardeşliğini bozmuş

Terör elebaşısı Öcalan, yeni çağrısınında Cumhuriyet’in temel metinlerini yine hedefe koydu: Lozan ve Cumhuriyet, Türk-Kürt kardeşliğini bozmuş

28.02.2026 22:00:00
Güncellenme:
Aytunç Ürkmez
Takip Et:
Terör elebaşısı Öcalan, yeni çağrısınında Cumhuriyet’in temel metinlerini yine hedefe koydu: Lozan ve Cumhuriyet, Türk-Kürt kardeşliğini bozmuş

Terör elebaşısı Öcalan; “Son iki yüzyılda tersine çevrilmek istenen kardeşliğin önündeki engelleri kaldırıyor, kardeşlik hukukunun gereğini yapıyoruz. Demokratik entegrasyon en az Cumhuriyet’in ilanı kadar önemlidir. Demokratik toplum çözümü ise siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel boyutlarda bir mimarinin, bir hukukun tesisini öngörür” dedi. Yurttaşlık tanımının bir özgür yurttaşlık esasına dayanması gerektiğini belirten Öcalan; yurttaşlığın dinsel, ideolojik, kimliksel ve milliyet varlığını özgürce ifade etmek olarak tanımladı.

PKK/KCK terör örgütü Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te açıkladığı “Demokratik Toplum Çağrısı”nın dün birinci yıldönümüydü. DEM Parti'nin Ankara’da düzenlediği basın toplantısında Öcalan’ın yeni mesajı okundu. 

TERÖRİST AKTAŞ TOPLANTIYA KATILDI

Toplantıya, Öcalan’la birlikte İmralı’da bulunan, önceki çözüm sürecinde Öcalan’ın sekreteryasında olan ve yakın zaman önce tahliye edilen terörist Veysel Aktaş da katıldı. Aktaş’ın yanı sıra DEM Parti İmralı Heyeti Üyeleri TBMM Başkan Vekili Pervin Buldan, yerine kayyum atanan eski Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk, milletvekili Mithat Sancar ve terör elebaşısının avukatı Faik Özgür Erol; DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ile Tuncer Bakırhan; DEM Parti milletvekilleri Saruhan Oruç, Meral Danış Beştaş, Ayşegül Doğan, Gülistan Kılıç Koçyiğit; Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ile Keskin Bayındır ve partililer ile KESK yöneticileri katıldı.

‘ÖCALAN’A ÖZGÜRLÜK’ MESAJLARIYLA BAŞLADI

Toplantıya yaşamını yitiren ve sürecin başında DEM Parti İmralı Heyeti’nde bulunan eski TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder’in 27 Şubat 2025’teki ilk çağrıda yaptığı konuşma izletilerek başlandı. Ardından Öcalan’a özgürlük istenen konuşmalardan kolaj izletilirken, salonda Öcalan için alkış tutuldu.

TERÖRİST AKTAŞ MESAJIN KÜRTÇE HALİNİ OKUDU

Toplantıda Öcalan’ın yeni bir fotoğrafı paylaşıldı. Öcalan’ın mesajının okunması için oluşturulan divan masasına DEM Parti Eş Genel Başkanları Hatimoğulları ve Bakırhan ile terörist Aktaş, heyet üyeleri TBMM Başkanvekili Buldan, Türk, Av. Erol ve milletvekilleri Sancar ile Cengiz Çiçek oturdu. Hatimoğulları ve Bakırhan’ın konuşmalarının ardından Öcalan’ın mesajının Türkçe halini Buldan, Kürtçe halini de terörist Aktaş okudu.

‘NEGATİF AŞAMADAN POZİTİF İNŞA AŞAMASINA GEÇMELİYİZ’

Mesajında Öcalan; 2025’te okunan çağrının negatif isyan dönemini tek taraflı bir irade ve pratikle aşmanın başarısı olarak değerlendirerek, terör örgütünün fesih ve silahları bırakmasının zihnen şiddetten arınıp siyaseti seçme ve Cumhuriyet’le barışmayı gösterdiğini savundu. Açıklamasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz” sözüne atıf yapan Öcalan; “27 Şubat çağrımız birlik ruhunun canlandırılması ve Demokratik Cumhuriyet temelidir. Son iki yüzyılda tersine çevrilmek istenen kardeşliğin önündeki engelleri kaldırıyor, kardeşlik hukukunun gereğini yapıyoruz. Şimdi negatif aşamadan pozitif inşa aşamasına geçmeliyiz. Yeni bir siyaset dönemine, stratejisine kapı açılıyor” dedi.

‘DEMOKRATİK ENTEGRASONU’ CUMHURİYET’LE EŞ DEĞER TUTTU

Pozitif dönemin demokratik toplum ve uzlaşı ile entegrasyona dayandığını vurgulayan Öcalan; “Demokratik entegrasyon en az Cumhuriyet’in ilanı kadar önemlidir. Onun kadar anlam, gelecek ve güç itibarıyla varlık ve zenginlik ihtiva eden bir çağrıdır. Demokratik entegrasyona geçiş, barış yasalarını gerekli kılar. Demokratik toplum çözümü ise siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel boyutlarda bir mimarinin, bir hukukun tesisini öngörür. Demokratik siyaset çerçeveli bir hukuk çözümünü esas alıyoruz” ifadelerini kullandı.

ÇAĞRISININ ORTADOĞU'YU DA KAPSADIĞINI BELİRTTİ

Yurttaşlık tanımı üzerinde istemde bulunan Öcalan; “Vatandaşlık ilişkisi, millete aidiyet üzerinden değil devletle bağ esas alınarak kurulmalıdır. Dininde, milliyetinde, düşüncesinde özgür olmayı temel alan bir özgür yurttaşlığı esas alıyoruz. Demokratik sınırlarda ve devletin bütünlüğünü esas alan bir anayasal vatandaşlık ilişkisi dinsel, ideolojik, kimliksel ve milliyet varlığını özgürce ifade etme ve örgütlenme hakkını kapsar” dedi. Öcalan çağrısının sadece Türkiye’yi değil Ortadoğu’yu da kapsadığını belirtti. 

CUMHURİYET’İN TEMEL METİNLERİNİ HEDEFE KOYDU

Öcalan’ın son çağrısının, önceki açıklamalarıyla ortak yönleri dikkat çekti. Öcalan, 2025’teki ilk çağrısında kapitalist modernitenin son 200 yılının Türk-Kürt kardeşliğini parçalamaya çalıştığını, Cumhuriyet’in tek tipçi yorumlamalarının buna güç verdiğini iddia etmişti. Öcalan’ın 18 Şubat’ta komisyonun Açılım Raporu’nu oyladığı sırada yayımlanan açıklamasında ise Cumhuriyet’in kuruluşunda Türk-Kürt kardeşliğinin bulunduğunu; ilanından sonra oluşturulan metinlerde ise Kürtlüğün ve Kürtçenin yasaklandığını ileri sürmüştü. Öcalan dün yaptığı açıklamada da kuruluştaki temel metinlerde Türk-Kürt birliğinin olduğunu, son 2 yüzyılda ise bu kardeşliğin tersine çevrildiği iddiasını tekrar etti.

SİLAH BIRAKMA, LOZAN VE 1924 ANAYASASI’NI HEDEFE KOYARAK BAŞLAMIŞTI

Sürecin kritik aşaması PKK terör örgütünün 12 Mayıs 2025’teki silah bırakma ve fesih açıklamasıydı. İktidarın sürecin ilerletilmesi açısından, Öcalan’ın da Demokratik Cumhuriyet iddiasının dayanağı olan açıklamada ise “PKK; kaynağını Lozan Barış Antlaşması ve 1924 Anayasası’ndan alan Kürt inkâr ve imha siyasetine karşı tarih sahnesine çıktı” denilmişti.

DEMOKRATİKLEŞMEDE ‘SERMAYE’ ANLAYIŞI ÖNE ÇIKIYOR!

Bunların yanı sıra Öcalan AKP’li Hüseyin Yayman, MHP’li Feti Yıldız ve DEM Partili Gülistan Koçyiğit’ten oluşan komisyon heyetiyle 24 Kasım 2025’te İmralı’da yaptığı görüşmede; dünkü çağrısında demokratik toplum iddiasının kurulması için öngördüğü “siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel boyurlarda mimarinin” ayrıntılarını sunmuştu. Öcalan, söz konusu görüşmede “komün” kelimesinin Kürtçe olduğunu iddia edip “demokratik belediyecilik” olarak açıklayarak; bunun halkın şirketleşmesi olduğunu, Türkiye için bunu önerdiğini belirtmişti. Dünkü çağrısının “Ortadoğu’yu da kapsadığını” belirten Öcalan, söz konusu görüşmede de Türkiye merkezli entegrasyona Suriye, Irak ve İran’ın zorunlu olarak ekleneceğini, Türkiye’de “Demokratik Cumhuriyet”i, Ortadoğu’da da “Demokratik Ortadoğu”yu amaçladığını belirtmişti. Komisyon raporunda ise Türk ve Kürt kardeşliğinin “ortak pazar” kavramı üzerinden ele alınması dikkat çekmişti. 

‘ATATÜRK GİBİ DÜŞÜNÜN, VEBAL BÜYÜKTÜR AMAN DİKKAT!’

Öcalan’ın dünkü açıklamasına yönelik Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt'tan sert tepki geldi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Bozkurt, şu ifadeleri kullandı:

“Terörist başına ait olduğu savıyla bugün kamuoyuna duyurulan, ‘100 yıllık inkar ve imha süreci’ iftirasını 200 yıla çıkarma cinliği ile süslenmiş, anayasanın 10. maddesinde hükme bağlandığı nihayet fark edilen ‘eşit yurttaşlık’ yaygarasını “özgür yurttaşlık” olarak revize etmiş, bol ‘demokrasi’ ve  ‘barış’ soslu, ilave “kadın” garnitürlü, baştan sona Atatürk’ten, Lozan’dan, Türklükten, dil birliğinden, laik Cumhuriyet’ten ve üniter ulus devletten vazgeçilmesini şart koşan açıklama (ültimatom mu demeli?); ünlü CIA Türkiye masası şefi Graham Fuller ve Henri Barkey’in birlikte yazdıkları 1998 tarihli ‘Türkiye’nin Kürt Meselesi’ kitabı ve Trump tetikçisi Tom Barrack adlı büyükelçi kılıklı hadsizin demeçleri, bir de Sevr Antlaşması ile birlikte okunduğunda, aslında hangi aklın ürünü olduğu ve kimin kaleminden çıktığı o kadar belli ki, görmemek olanaksız. Açıklamanın, bir ABD dayatması ve BOP uyarınca ülkemizi bölme manifestosu olduğunu görmeleri gerektiği halde göremeyenleri de, görmezden gelenleri de uyarıyoruz. Efendiler: Telafisi olanaksız acılara neden olabilecek hatalı karar ve uygulamalardan uzak durun. Atatürk gibi düşünün. Bilgi, cesaret ve sorumlulukla hareket edin. Vebal büyüktür. Aman dikkat.”