Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN), Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırıları ile üniversite idari personelinin çözüm bekleyen tayin sorununa ilişkin Yükseköğretim Kurulu (YÖK) önünde açıklama yaptı.
ÜNİPERSEN Genel Başkanı İbrahim Güzel, yaptığı açıklamada, son bir ay içerisinde İstanbul, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarını hatırlatarak, bu olayların toplumsal bir boyuta ulaştığına dikkati çekti. İstanbul Çekmeköy’deki saldırının "her yerde yaşanabilecek münferit bir durum" denilerek geçiştirildiğini savunan Güzel, şu ifadeleri kullandı:
"Geçtiğimiz salı günü Şanlıurfa'da bir okula, yeni mezun olmuş 19 yaşındaki bir öğrenci tarafından yapılan saldırı sonucu 16 öğrenci ve öğretmenimiz yaralandı. Bir gün sonrasında Kahramanmaraş'ta yine bir öğrenci ve yaşı daha küçük olan 8. sınıf bir öğrenci tarafından maalesef yine bir saldırı düzenlendi. 9 öğrenci ve öğretmenimizi kaybettik, 13 öğrenci ve öğretmenimiz yaralandı. Bu durumun artık münferit bir olay olmaktan çıktığı tüm ülkece biliniyor. Bunu bizim burada tekrar toplumsal bir olay olduğunun üzerinde durmamıza gerek yok."
"HİÇ KİMSE 'YOĞURDUM EKŞİ' DEMİYOR"
Şiddet olaylarının ardından yapılan açıklamaları eleştiren Güzel, ne Bakanlığın ne sendikaların ne de ailelerin sorumluluk üstlendiğini belirtti. Kurumların ve bireylerin özeleştiri yapmamasına tepki gösteren Güzel, şöyle konuştu:
"Son 3-4 gündür gündemi takip ediyoruz. Sosyal medyayı, ulusal basını, yazılı basını, sendikaların ve Bakanlığın açıklamalarını takip ediyoruz. Ancak bizim gördüğümüz maalesef şöyle bir durum var: Hiç kimse 'Yoğurdum ekşi' demiyor. 'Ya acaba biz de şu eksikliği yaptık da bu şiddet olayları bundan kaynaklandı?' şeklinde hiç kimseden bir özeleştiri maalesef görmüyoruz. Öğretmenimizden de görmüyoruz, anne babalarımızdan da görmüyoruz, Bakanlıktan da görmüyoruz, Milli Eğitim Bakanlığından da görmüyoruz, sendikalardan da görmüyoruz."
"SİSTEM YAPBOZ TAHTASINA DÖNDÜ"
Eğitim sistemindeki yapısal sorunlara ve tarafların tutumlarına değinen Güzel, "Anne, babalar 'Ben yaşamadım oğlum yaşasın, kızım yaşasın' dediği sürece, sendikalar bıçakla kesilmiş gibi yarısı Bakanlığın politikalarını koşulsuz şartsız savunup, yarısı Bakanlığın politikalarına koşulsuz şartsız karşı çıktığı sürece, Bakanlığın son 20 yılda yapboz tahtasına döndürdüğü eğitim sisteminde 'Ben bilirim, siz ne bilirsiniz ki?' bakış açısıyla devam ettiği sürece biz bu eğitimde şiddet olaylarının önüne geçemeyeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.
Güzel, "Üç gün sonrasında yine unutacağız. Bir sonraki bir olay yaşanana kadar ne Bakanlık ne sendikalar ne de gerçekten işin en fazla yükünün olduğu anne babalar hatırlamayacaklar. Artık herkesin şapkayı önüne koyması gerekiyor" dedi.
"ŞU AN 'ÜÇ HARFLİ MARKETLER' OLARAK BİLİNEN MARKETLERDE BİLE ARTIK TAYİN SİSTEMİ VAR"
Açıklamasında üniversite idari personelinin tayin sorununa da değinen Güzel, 2026 yılına gelinmesine rağmen bu konuda hala somut bir adım atılmamasını "kanayan bir yara" olarak nitelendirdi. Zincir marketlerde bile tayin sisteminin bulunduğunu söyleyen Güzel, şöyle devam etti:
"Şu an 'üç harfli marketler' olarak bilinen marketlerde bile artık tayin sistemi var. Ancak tüm illerde üniversite birimleri olmasına rağmen hâlâ biz 2026 yılı olmuş tayin sistemini konuşuyoruz. 'Acaba tayin sistemi ile ilgili Yükseköğretim Kurulu bir çalışma başlatacak mı?' diye konuşuyoruz. Geçtiğimiz yıl becayiş düzenlemesi yaptı, bu becayiş düzenlemesine acaba devam edecek mi? Usul, esas yayınlayacak mı? Yönetmelik yayınlayacak mı? Bir takvime bağlayacak mı? Bunu konuşmak zorunda kalıyoruz. Artık yeter. Artık Yükseköğretim Kurulu kendi üzerine düşeni yapması gerekiyor."
