Güvenpark, bir ucu Kızılay Meydanı’na bir ucu bakanlık binalarına çıkan, bir tarafı otobüs bir tarafı minibüs duraklarına bakan, dibinden metroya inilen ilginç bir alandır. Yönünüzü Meclis tarafına dönünce hemen sağdaki binalardan biri CHP Ankara İl Örgütü’dür.
CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel’in dün saat 14.00’teki bayramlaşma randevusuna yurttaşlar öğle saatlerinden itibaren akmaya başladılar. Saat 13.00’te buluşma için belirlenen alan dolmuş, dış bölümlere taşmalar başlamıştı.
Alanın bir ucundan öteki ucuna insanlarla bayramlaşa bayramlaşa dolaştık. 21 Mayıs’taki butlan kararının topluma yansımaları çok değişik algılar oluşturmuş.
En yoğun duygu öfkeydi. Tarifsiz bir öfke. Derin bir aşkın nefrete dönüşmesinden tutun da “Zaten belliydi” kızgınlığına kadar uzanan çok geniş bir yelpaze vardı.
***
Kılıçdaroğlu’na yönelik atılan sloganlar “diyalog” eşiğinin çoktan aşıldığını ortaya koyuyordu. Tepki cümleleri de bunun göstergesiydi:
-Yıllarca koynumuzda yılan beslemişiz...
-Bu kadarını tahmin edemezdim...
-Yaptığına bir tanım bulmaya çalışıyorum ama hain sözcüğü yetmiyor...
Tepki sözlerinden sonra bir başka derin konuya giriyor insanlar:
-Bundan sonra ne olacak?
Sohbetin devamını soruyu soranla baş başa sürdürmek mümkün değil. Mutlaka yandan katılan oluyor. Ağırlıklı görüş partiyi bütün tutmanın yolunu bulmaktan yana. Sağduyulu bütün kesimlerin en kestirme yol olarak benimsediği “derhal kurultay” yurttaşın da gündeminde. Ancak Kılıçdaroğlu’nun kurultaya gitmeyeceği düşüncesi hâkim. O zaman ne olacak? Bu soruya Polatlı’dan gelen bir yurttaş şu karşılığı verdi:
-CHP Genel Merkezi’ni mektup yağmuruna tutalım. Bir parti üyesi CHP kimliğini çıkardı, seslendi:
-Ben bu kartı terk edemem. Özgür Özel ne yapsın etsin, bu kartı terk etmeyeceğim bir yol bulsun...
Kadınların yoğunluğuna ayrıca dikkat çekmek gerek. Ailecek gelenlerin yanı sıra grup halinde katılan kadınlardan birinin avazı çıktığı kadar bağırışı hala kulaklarımızda:
“Ya Cumhuriyet ya monarşi... Bu iş oraya gidiyor.”
Mitinge Ankara’dan katılanların kafasındaki bir başka soru salı günkü grup toplantısıydı. “Özgür Bey grup toplantısını mutlaka Meclis’te yapmalı. Elbette Güvenpark’tan başka bir salona kadar her yerde yapılır ama Meclis’te olması önemli” düşüncesini paylaşan bir partili ardından şunu da vurgulamadan geçmedi:
-Ama işin sonu nasıl olacak? Bunlar bize her türlü oyunu oynayacak!
***
Güvenpark’tan sonra Özgür Özel’in çağrısıyla doğaçlama gelişen Anıtkabir’e yürüyüş aynı coşkuyla devam etti. Yaklaşık bir saatte dalgalar halinde Anıtkabir’e ulaştık. Mozolenin önünden İsmet İnönü’nün anıtmezarına dek tüm alan doluydu.
Beylikdüzü’nden gelenler, Ekrem İmamoğlu ve Mehmet Murat Çalık’ın birlikte resimlerinin olduğu tişörtlerle ayrıca dikkat çekiyordu. Anıtkabir’in Tandoğan girişinde “Yiğit” lakaplı Şişli CHP üyesi İmamoğlu posterinin üstüne şunu yazmıştı:
“Siz hepiniz, Ekrem tek!”
CHP Genel Merkezi’nde Kılıçdaroğlu’nun, Güvenpark’ta Özel’in yaptığı konuşmalar şu aşamada bütün bir CHP’nin zorluğunu gösteriyor. Kılıçdaroğlu’nun ardında iktidar-yargı gücü, Özel’in ardında millet gücü var. Her iki konuşmada bunun izleri vardı. Kılıçdaroğlu, atanmış bir genel başkan değil, en az iki yıl daha görev yapması garanti, kurultaydan zaferle çıkmış bir lider havasındaydı. Ancak gerek katılımın azlığı gerekse genel merkeze gelen milletvekili sayısının 12’de kalması bu özgüveni doğrulamıyordu.
Fotoğrafın büyüğü yurttaşın vurguladığı şu ikilem:
Cumhuriyet mi monarşi mi?
