Müsait bir yerde tutuklar mısınız beni lütfen?
*
Eskiden siyaset dikenli gül bahçesiydi.
Şimdi rüzgâr gülü bahçesi…
Rüzgâr nereden eserse, rozet oraya dönüyor.
*
Bandırma Vapuru’yla kurtarılan vatanı, Kandırma Vapuru’yla batırıyorlar.
Yurtta batış, dünyada batış …
*
Maaşları kuşa çevirince ekonomi uçuşa geçmez. Devlet kuşunun kanatları kırılmış olur…
*
Kayyum, casusluk davası, İBB davası, mutlak butlan, parti kapatma… İktidarın stratejisi net: yağmalama düzenine “dur” diyeni yağmala!
*
Siyasete de yabancı oyuncu kuralı uygulansın.
Başka partiden transferler en fazla 14 politikacıyla sınırlansın!
*
İktidar: Elimizde seks kaydınız var.
Muhalefet: Elimizde ses kaydınız var.
Egemenlik kayıtsız şartsız “kayıtlı demokrasi”nindir…
*
“Yarım porsiyon demokrasi”yle halkı oyalıyorlar… Temcit pilavı üstü kuru kalabalık karın doyurmuyor.
Kurtlar sofrasında azınlık tok geğirirken, garibanın tenceresi boş; çoğunluk açlık ve yoksulluk sınırı altında sürünüyor.
*
“Tarikat-Siyaset-Mafya” şeytan üçgenini taşlayın!
Dini, istismarcılardan arındıralım…
*
Bir kesimin fakirlik belgesi var,
diğerlerinin “fuck’erlık” belgesi.
Halka reva görülense: açlık belgesi.
BELGEsel demokrasi…
*
19 Mayıs:
Atatürk’ün adını anmama
ve “Atatürk” dememek için
kırk takla atılan dil jimnastiği bayramı…
*
Issız bir adaya düşsem yanıma “dünyanın tüm yalnızlarını” alırdım…
*
Ar damarı Çatlayanlar Partisi (AÇP) kurulsa açık ara iktidar olur. Slogan da hazır: Kırmızı çizgimiz, kızarmayan yüzümüz!
*
Milli parklar yapılaşmaya açıldı.
“Residans manzaralı milli parklar”, bizim yerli ve milli icadımız…
