Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in şikâyetiyle; aralarında aydın, gazeteci, akademisyen ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin bulunduğu 168 ismin imzaladığı "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" başlıklı bildiri yargıya taşındı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan ve İstanbul’a da sirayet eden soruşturma kapsamında, gazetemiz çalışanları Can Uğur ve Çağdaş Bayraktar, "Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik" suçlamasıyla ifadeye çağrıldı.
Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Büro Amirliği’nde bugün ifade veren gazeteciler, suçlamaları reddederek laikliğin toplumsal barışın teminatı olduğunu belirttiler.
ANKARA VE İSTANBUL HATTINDA HUKUKİ SÜREÇ
Süreç, MEB Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunduğu suç duyurusu dilekçesiyle başladı. Bakanlığın "şikâyetçi" sıfatıyla yer aldığı dosyada, bildirinin toplumsal barışı bozmaya yönelik olduğu ileri sürüldü. Ankara merkezli yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul’da ikamet eden imzacılar için de talimat yazıldı. Bu çerçevede emniyete giden Bayraktar ve Uğur, savunmalarında anayasanın değiştirilemez hükümlerine dikkat çekti.
"ATATÜRK'ÜN KURDUĞU CUMHURİYETİN TEMEL İLKESİ"
Gazeteci Çağdaş Bayraktar ve Cansever Uğur, verdikleri ifadede bildirinin içeriğinin suç teşkil etmediğini vurguladı. İfadelerde, laikliğin tarihsel ve anayasal önemine ilişkin şu değerlendirmelere yer verildi:
"Söz konusu bildiride yer alan ifade ve görüşler suç teşkil etmemekte; aksine, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nde 1928 yılından itibaren Anayasa ile koruma altına alınmış bulunan laik devlet ilkesine sahip çıkılmasını ifade etmektedir. Laiklik ilkesi; dinin siyasal bir araç haline getirilmesini engellerken, inanan ya da inanmayan tüm yurttaşların barış içinde yaşamasının güvencesidir. İsnat edilen suçlamanın aksine bu ilke, toplumsal ayrışmayı değil, düşmanlığa dönüşebilecek ayrımları engelleyen bir işlev görmektedir."
168 İMZACIDAN ORTAK TAVIR
Aydınlar, gazeteciler ve kitle örgütü temsilcilerinden oluşan 168 kişi, yayımladıkları metinle laikliğin zedelenmesine karşı ortak bir duruş sergilemişti. Soruşturma kapsamında ifade veren tüm isimler, anayasal bir hakkın ve Atatürk devrimlerinin savunulmasının suç konusu edilmesine tepki göstererek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini talep ediyor.
