Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, gazetemizin Ankara Bürosu’nu ziyaret etti. Özdağ burada ülke ve dünya gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cumhur İttifakı'nın 'Terörsüz Türkiye' ismini verdiği sürece ilişkin konuşan Özdağ, “Hem Demirtaş'ı çıkartacaklar, hem PKK'ya af çıkaracaklar, hem de anayasada istedikleri değişikliklerin bazılarını yapacaklar. AKP, MHP, DEM İttifakı seçimlere girecek. Bu ittifaktan en fazla DEM kârlı çıkacak, Güneydoğu'da, Doğu Anadolu'da, AKP'ye oy veren seçmen bundan sonra DEM'e yönelecek. Belki yüzde 15, yüzde 16 alacak DEM, MHP yüzde 3'lere, yüzde 4'lere düşecek. Yani bu ittifaktan bir tek DEM kârlı çıkar. CHP de DEM'den oy alamaz. Çünkü şöyle yansıtacaklar: "Bu seçim Erdoğan'ın gitme seçimi değil, Kürt kimliğinin anayasaya girmesi seçimi" ifadelerini kullandı.
'HENDEK OLAYLARINDA HALK PKK'NIN YANINDA YER ALMADI'
Sürece karşıtlığın yüzde 80’leri bulduğunu söyleyen Özdağ, “Toplumsal tabanı olmadığı gibi, İran'ın bu savaştan mağlup olmadan çıkması şu ana kadar, meselenin dış politik boyutunu ve bölgesel boyutunu da ortadan kaldırıyor. Çünkü ne dedi Numan Kurtulmuş 20 Mayıs 2025'te: ‘Amerika, Ortadoğu'ya geldi, Ortadoğu'da Irak'ı böldüler, Suriye'yi böldüler, Libya'yı böldüler, Sudan'ı böldüler. Sıra bize gelmeden kendi Kürtlerimizle barış yapmalıyız.’ Şimdi İran'ı bölemedikleri meydana çıktı, orada bir duvara çarptılar. İçeride de askeri ve terörle mücadele açısından PKK da en zayıf dönemindeydi. Hendek PKK için bir travma oldu. Belki Öcalan'ın yakalanmasının travması gibi ağır bir travma. Çünkü onlar şunu düşünmüşlerdi: 'Kent merkezlerinde, ilçe merkezlerinde direnince halk ayaklanacak, bize katılacak.’ Temel çıkış buydu. ‘Ve böylece kurtarılmış kent merkezlerine geçeceğiz. Devlet halkla savaşamaz ve buradan yükseliriz.' Aylarca seyretti halk ve PKK'nın yanında yer almadı" dedi.
'DOLMABAHÇE'DEN DAHA AĞIRI GELİYOR'
Özdağ süreci Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP lideri Devlet Bahçeli’nin birlikte yürüttüklerini belirterek “Hızından da onlar sorumlu. Yoksa devlet içerisinden veya bürokrasi içerisinden bir direnç olduğunu düşünmüyorum. Her şeye rağmen yavaş yavaş kabul ettirme arzusuyla devam ediyorlar. Fakat halk kabul etmiyor” diye konuştu.

‘SEÇMEN KABUL ETMİYOR’
Sürece toplumsal desteğin yüzde 10-15'lerde olduğunu savunan Özdağ, yurttaşların sandıkta yanıt vereceğini vurgulayarak “AKP seçmeni de MHP seçmeni de CHP seçmeni de kabul etmiyor. Eğer bu süreci devam ettirir, Öcalan'ı çalışma ofisine çıkarırlarsa serbest kalmış demektir ve artık mahkum değildir. Orada siyasetin bir parçası haline gelmiş demektir. Zaten Bahçeli statü diyerek bunu vurguluyor. Halk bunu değerlendirecek, 2015'te AKP'ye yaptığını hem AKP'ye hem MHP'ye yapacak. Hem de daha ağırını yapacak” ifadelerini kullandı.
‘YÜZLERCE PKK'LI SERBEST BIRAKILDI’
2015’teki Dolmabahçe mutabakatını anımsatan Özdağ, “Daha ağır bir mutabakat geliyor. PKK'lılar serbest bırakılmış olacak. Zaten PKK'lıların serbest bırakılması süreci infaz yasaları ile başladı. Basında çıkmıyor ama biz PKK sitelerinden inceliyoruz bunu. Yüzlerce kişi serbest bırakıldı infaz yasası çerçevesinde. Onların hepsinin listesi var bizde. Şimdi bunlar Türkiye'de dolaşıp siyaset yapıyorlar. Özetle bunun halktan çok ağır bir cevap almasını seçimlerde göreceğiz ve birlikte yaşayacağız" dedi.
'EKONOMİDE BÜYÜK ÇÖKÜŞ VAR'
Özdağ, 2015 seçimlerinde şimdiki kadar ağır bir ekonomik kriz olmadığını anımsatarak, "Bugün hem çok ağır bir ekonomik kriz var. Hem de hükümetin Türkiye'yi bu ekonomik krizden çıkarabileceğine dair en ufak bir beklenti yok. Hükümetin kendi beklentisi de yok. Toplumun önüne koymuş olduğu bir ekonomik program yok. Bu inandırıcı ve Şamil Tayyar'ın ifade ettiği gibi artık popülist söylemlerin de halkta bir karşılığı kalmamış. Şimdi siz halka rağmen devletin temellerinde bir terör örgütüyle görüşerek, müzakere yaparak değiştiriyorsunuz. Öbür taraftan ekonomide büyük bir çöküş yaşanıyor. 16 milyon sekiz yüz bin bin emekli, dul ve yetim açlıkla mücadele ediliyor. Milyonlarca asgari ücretli açlık seviyesinin altında maaş alıyor ve buradan iktidar çıkaracaksınız. İşlediğiniz kadar hukuku kullanarak muhalefeti hapsedin. Sonuçta halk; herhangi tanınmamış bir kişiyi çıkartın, yine sandıkta cevabını verir" ifadelerini kullandı.
'SEÇİM 'YA ATATÜRK YA ÖCALAN MODELİ CUMHURİYET' SEÇİMİDİR'
Seçimlere daha çok zaman olduğunu söyleyen Özdağ, "Seçimler kadar önemli olan Türk siyasetinin bu seçimlerin neyle neyin arasında olduğunu anlamasıdır. Bu seçim; birinci cumhuriyet ile ikinci cumhuriyet, Atatürk cumhuriyeti ile Öcalan modeli cumhuriyet, kurucu felsefe ile yıkıcı felsefe arasında geçecek olan bir seçimdir. Bu nedenle kurucu felsefeye inananlar bir araya gelmelidir" diye konuştu.
'BÜYÜK İFLASLAR KAPIDA DEĞİL, KAPIDAN GİRDİ'
Bölgesel gelişmeler ve ekonomik krize ilişkin de konuşan Özdağ, "Dünya büyük bir ekonomik krize giriyor ve ilk ABD İsrail'in İran'a saldırmasıyla başlayan bu ambargo aslında ABD'nin ne kadar çıkmazda olduğunun da bir başka göstergesi. Ama neticede bu ekonomik krize zaten çok ağır bir ekonomik buhran içinden geçerken yakalanmış olan Türkiye ekonomisi üzerindeki etkileri çok daha ağır olacak. Ama sadece bu değil. Bizim dışımızda mesela siyasette hiç vurgulayan kimse yok. Türkiye ekonomisi; Avrupa Birliği ile Hindistan arasından serbest ticaretten olağanüstü olumsuz etkilenecek. Hindistan'dan Türkiye'ye gelen mallar da büyük artış olacak. Avrupa Birliği piyasasında Türk malları ve Hint malları ile rekabet etmek zorunda kalacaklar. Türk sanayisinin bilinçli olarak düşük tutulan döviz fiyatları yüzünden rekabet gücünü yitirdiği bir ortamda bu olacak. Yani büyük iflaslar kapıda değil, büyük iflaslar kapıdan girdi" dedi.
