Cumhuriyet Podcast’in yeni serisi "İki Bavul Bir Mikrofon”un ilk durağı Assos’tu

Cumhuriyet Podcast’in yeni serisi "İki Bavul Bir Mikrofon”un ilk durağı Assos’tu

13.06.2026 12:00:00
Güncellenme:
Cumhuriyet Podcast’in yeni serisi

Cumhuriyet Podcast, dinleyicilerini bir kentin sadece sokaklarında yürütmeye değil, onun ruhunu ve saklı hikâyelerini keşfetmeye davet eden yepyeni bir seriye imza atıyor: "İki Bavul Bir Mikrofon". Berin Karadeniz ve Nilay Küçük’ün hazırlayıp sunduğu podcast serisinin ilk durağı; Kuzey Ege’nin tarihin, denizin ve felsefenin iç içe geçtiği çok özel köşesi Assos (Behramkale) oldu.

Popüler tatil beldelerinin gürültülü eğlence anlayışından uzak, sakinlik ve bilgelik arayanlar için bir rehber niteliği taşıyan ilk bölümde, Assos’un dünü ve bugünü keyifli bir sohbetle masaya yatırılıyor.

TARİH, FELSEFE VE SESSİZLİĞİN KIYISINDA ASSOS

Kuzey Ege’nin tarihin, denizin ve felsefenin iç içe geçtiği en özel köşelerinden biri olan Assos (Behramkale), popüler tatil beldelerinin yüksek sesli eğlence anlayışından uzak, sakinlik ve bilgelik arayanlar için zamansız bir rota sunuyor. Volkanik bir tepenin üzerine kurulu bu otantik köy ve hemen yanı başındaki binlerce yıllık antik kent, doğanın milyonlarca yılda şekillendirdiği kayalarla insanlığın bıraktığı izleri bir araya getiriyor.

Assos, sadece bir manzara noktası olmanın ötesinde, ziyaretçilerine tarihin içinde yürüme hissi veren canlı bir mekan niteliği taşıyor. Kentin en ünlü misafirlerinden biri olan dünyaca ünlü düşünür Aristoteles, burada tam üç yıl yaşamış ve tarihin ilk felsefe okulunu bu topraklarda kurmuş. Tarihsel kaynaklara göre bu okulun kuruluşu, aynı zamanda romantik bir hikayeye dayanıyor. Assos Kralı Hermias’ın kız kardeşi Pythias’a aşık olan Aristoteles, kentten ayrılsa da aşkını unutamamış; bunun üzerine Hermias, kız kardeşiyle evlenebilmesi için filozofun kentte bir felsefe okulu kurmasını şart koşmuş. M.Ö. 348-345 yılları arasında derslerin verildiği bu akademi, Assos’un tarihine "aşk uğruna kurulan felsefe okulu" olarak geçmiş. Bugün kentin girişinde yer alan Aristoteles heykeli ise buranın neden "Ege’nin en entelektüel köşesi" olarak anıldığını kanıtlar nitelikte.

BEHRAMKALE’NİN TAŞ SOKAKLARI VE TARİHİ MİRASI

Gezinin başlangıç noktası olan Behramkale Köyü; kızıl andezit taşından yapılmış evleri, dar sokakları ve deniz manzaralı kafeleriyle otantik yapısını koruyor. Köyün yukarısında yer alan 14. yüzyıl I. Murat dönemi eseri minaresiz Hüdavendigar Camii ile köyün biraz dışındaki Behram Köprüsü, bölgedeki Osmanlı mirasının en önemli yapıları olarak dikkat çekiyor.

ATHENA TAPINAĞI VE ANTİK TİYATRO’NUN ZORLU YOLU

Bölgenin en görkemli noktası olan Assos Antik Kenti ve Athena Tapınağı ise ziyaretçilerini büyüleyici bir Ege Denizi manzarasıyla karşılıyor. Dor düzeninde inşa edilen ancak frizlerinde İyon etkisi görülen tapınak, gün batımında bir açık hava fotoğraf stüdyosuna dönüşüyor. Tapınağa ait ünlü frizlerin bir kısmı günümüzde Boston, Louvre ve İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor. 

Kentin bir diğer önemli yapısı olan Antik Tiyatro’ya ulaşmak için hamamların yanından geçen 20 dakikalık basamaklı bir yolu inmek gerekiyor. Ancak tiyatronun bulunduğu noktadaki Batı Kapısı şu an kullanılmadığı için, inilen dik yolun tekrar yukarı tırmanılması gerekiyor. Bu nedenle antik kenti ziyaret edeceklerin yanlarına mutlaka su almaları önemli bir ayrıntı olarak not edilebilir.

ROMANTİK ANTİK LİMAN VE SERİN KADIRGA KOYU

Kentin en romantik noktası olarak kabul edilen Antik Liman’a ise virajlı ve dar bir yoldan ulaşılıyor. Küçük butik otelleri ve salaş balık restoranlarıyla dikkat çeken liman, yoğun günlerde araç trafiğine kapatılarak tamamen yaya keşfine açılmakta. 

Deniz tatili için öne çıkan ve Behramkale’ye 2 kilometre mesafede bulunan Kadırga Koyu ise Kuzey Ege’nin en berrak sularından birine sahip. Yüzerken balıkların görülebileceği kadar net bir denizi olan koy, klasik Ege serinliğine sahip. Plajının tamamen taşlık olması ve suyun aniden derinleşmesi nedeniyle çocuklu aileler ve yüzme bilmeyenler için zorlayıcı olabilen koy, sakinlik ve huzur arayanlara benzersiz bir deneyim sunuyor.

Assos, gürültü yerine düşünceyi, telaş yerine dinginliği seçen yapısıyla dünyada yükselen "yavaş seyahat" (slow travel) trendinin en net hissedildiği lokasyonlardan biri. Burada sessizlik en değerli unsur olarak korunurken; zaman, tarihin ve doğanın ritmine uygun olarak daha yavaş akıyor

Her bölümde başka bir şehrin, başka bir hikayenin peşine düşülecek olan "İki Bavul Bir Mikrofon"u Cumhuriyet Podcast kanallarından dinleyebilirsiniz. Kulaklığınızı yanınızdan ayırmayın!