Kıyafetler, bedenler, vitrinler… Sosyal medya çağında herkes kendini sergiliyor. Gerçek ile taklit, zarafet ile gösteriş iç içe geçmiş durumda. Mahremiyet kavramı eski anlamını yitirirken, bazı tercihler birilerini özgürleştiriyor, birilerini ise utangaç bir hüzne sürüklüyor.
Uzun yıllar dışarıdan bakıldığında idealize edilen bir ülke, yakından bakınca değişimin sert yüzünü gösteriyor. “Ne oldu bize” sorusu havada asılı kalıyor.
Gençler aşkı arıyor ama aynı zamanda seçenek bolluğunun içinde kayboluyor. Instagram akışında yüzler, pozlar, alternatifler… Herkes seçilebilir, herkes vazgeçilebilir. Böyle bir ortamda sabır azalıyor, emek vermek zorlaşıyor. “Nasıl olsa yenisi var” düşüncesi, bağ kurmanın önüne geçiyor.
Eskiden erkek ister, kadın nazlanır denirdi. Şimdi roller bulanık. Erkekler ekonomik yükten, sorumluluktan, beklentiden ürküyor. “Ev masrafı, düğün, geçim derdi…” diye geri çekiliyor. Kadınlar ise kendi ayakları üzerinde duruyor; kazanan, karar veren, seçen taraf olmaktan çekinmiyor. “Hayatımı kurmuşum, bir de kapris mi çekeceğim?” diyor.
Sonuçta iki taraf da güçlenmiş ama yalnızlaşmış gibi.
Bir zamanların bekleyen, hayallerini erteleyen, ailesinin “el âlem ne der” kaygısıyla yön verilen kızları vardı. Beklemekle geçen bir gençlik, yarım kalmış hevesler… Bugünün genç kadınları ise daha atılgan, daha cesur. Hayallerinin peşinden gitmekte kararlılar; onay beklemiyorlar. Bu değişim kimine göre özgürleşme, kimine göre savrulma.
Erkekler daha temkinli, kadınlar daha talepkâr. Roller yer değiştiriyor gibi. Kimine göre kadınlar “erilleşti”, erkekler “dişileşti”. Kimine göre ise herkes sadece hayatta kalmaya ve kendi alanını korumaya çalışıyor.
Doğru ya da yanlış… Belki mesele tarafların kim olduğundan çok, sevginin yerini neyin doldurduğunda saklı. Bolluk çağında değer azalıyor mu? Seçenek arttıkça bağ kurmak zorlaşıyor mu?
Cevap kesin değil. Ama görünen o ki hızlanan dünyada hem erkek hem kadın, güçlü görünürken içten içe kırılganlaşıyor. Ve en çok da herkesin kolayca vazgeçebildiği bir çağda kalıcı bir sevgi bulmak zorlaşıyor.