Osmanlı saray mutfağının gizli reçetesiydi: Tadını bilen başkasını yemiyor! Üretimi 120 gün sürüyor...

Osmanlı saray mutfağının gizli reçetesiydi: Tadını bilen başkasını yemiyor! Üretimi 120 gün sürüyor...

31.05.2026 15:31:00
Güncellenme:
AA
Takip Et:
Osmanlı saray mutfağının gizli reçetesiydi: Tadını bilen başkasını yemiyor! Üretimi 120 gün sürüyor...

Düzce'de yetiştirilen coğrafi işaretli Konuralp pirincinin ekim alanı yüzde 86 arttı.

Konuralp pirincinin 2019'da coğrafi işaretle tescillenmesinin ardından üretiminin yaygınlaştırılması amacıyla Düzce Valiliği, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İl Özel İdaresi ortak çalışmalar yürüttü.

Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi" kapsamında yürütülen çalışmalar neticesinde "Osmanlı saray mutfağının pirinci" olarak adlandırılan pirincin ekim alanı 1316 dekardan 2450 dekara yükseldi.

Kentte 100'e yakın üreticiye sertifikalı çeltik tohumu dağıtımı yapılarak destek sağlanırken, son 5 yılda çeltik ekim alanında yüzde 86 oranında artış sağlandı.

"PİRİNCİN TADINI BİLENLER HER YIL BİZLERDEN ALIYOR"

Yaklaşık 50 yıldır dedelerinden öğrendiği çeltik üreticiliğini sürdüren İsmet Aktepe (67), AA muhabirine, çocukluğundan bu yana tarla içerisinde olduğunu ve üretim yaptığını söyledi.

Bu yıl mevsimin yağışlı gittiğini ve tarlaların hazırlanmasının uzun sürdüğünü vurgulayan Aktepe, "Şükürler olsun tarlaları hazırladık ve tohumlarımızı attık. Biz bakımı elimizden geldiğince iyi şekilde yapmaya çalışacağız. Gerisi Allah'ın takdiri." dedi.

Coğrafi işaretli pirincin tarihinin Osmanlı dönemine kadar uzandığını belirten Aktepe, "Burada pirinç ekimi Osmanlı döneminden başlamış. Lezzeti ve tadındaki aroması anlamında diğer pirinç türlerinden çok farklı. Araştırmacılar buranın pirincinin Osmanlı saray mutfaklarına gittiğini yazıyor. Bu pirincin tadını bilenler her yıl bizlerden alıyor. Bu lezzet herkes tarafından tasdikleniyor. Bunu yiyen başka pirinç yemiyor." diye konuştu.

Aktepe, üretime teknolojinin katılmasıyla hem ekim alanlarını genişlettiklerini hem de üretimin arttığının altını çizerek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Eskiden yaptığımız gibi tenekeler omuzda, gübrelemeyi elle yapma dönemleri bitti. Hem yaşımızdan kaynaklı hem de eski yöntemle yapacak genç üretici bulmak da zor. Yaşımız ilerledi bir at 40 yıl koşmaz. Bizler de eski yöntemle yapacak yaşları geçtik. Zaten bu anlamda uçan şey bizlerden akıllı. Biz buradan çıkmayız. Sabah 4.30'da buradaydım. 120 gün buradayız. Bu 120 gün buradan ayrılamayız. Artık yapamayacak kadar yaşlanmıştık ki o ara yardımımıza teknoloji yetişti. Dron, lazer alındı ve biraz insan gücünü azalttık. Verim buna bağlı arttı. Teknolojik aletler gübreyi, tohumu ölçülü atıyor. Bu anlamda şaşma yapmıyor. Elle atarken o dengeyi sağlayamıyorduk."