Kanser vakalarında erken tanı, tedavi başarısını belirleyen en önemli unsurların başında geliyor. Ancak klinik veriler, hastaların büyük bir kısmının ilk semptomları uzun süre göz ardı ettiğini gösteriyor. Semptomların hastalar ya da sağlık çalışanları tarafından "basit rahatsızlıklar" olarak nitelendirilmesi, teşhis süreçlerini geciktirerek hastalığın ileri evrelere taşınmasına neden olabiliyor.

Orlando Sağlık Kanser Enstitüsü Onkoloji Uzmanı Dr. Jad Chahoud, özellikle belirli bir yaşın üzerindeki yetişkinlerin vücutlarındaki değişimleri hastalığa değil yaşlanmaya bağlama eğiliminde olduklarını belirtiyor. Birçok hastanın geriye dönüp baktığında teşhisten aylar önce var olan belirtileri fark ettiğini vurgulayan Dr. Chahoud, tanı sürecinde asla ihmal edilmemesi gereken beş hayati işareti sıralıyor.
DİNLENMEKLE GEÇMEYEN KRONİK YORGUNLUĞA DİKKAT
Günlük yaşamın yoğun temposu içinde herkes zaman zaman halsizlik yaşayabilir. Ancak Dr. Jad Chahoud, nedeni açıklanamayan ve kalıcı hale gelen bitkinliğin altını çiziyor. Uzmanlara göre buradaki en net "kırmızı çizgi", harcanan eforla tamamen orantısız olan, gün geçtikçe ilerleyen ve uykuyla ya da dinlenmeyle hiçbir şekilde hafiflemeyen yorgunluk hissidir. Bu tür kronik halsizliklerin, lösemi ve lenfoma gibi kan kanserlerinin yanı sıra kolon ve böbrek tümörlerinin de habercisi olabileceği kaydediliyor.
DİYET YAPMADAN YAŞANAN HIZLI KİLO KAYIPLARI
Herhangi bir zayıflama programı uygulamadan, beslenme düzenini değiştirmeden yaşanan istemsiz kilo kayıpları, tıp dünyasında en ciddi alarm durumlarından biri kabul ediliyor. Uzmanlar, belirgin bir gerekçe olmaksızın 6 ila 12 aylık bir zaman diliminde vücut ağırlığının yüzde 5 veya daha fazlasını kaybeden kişilerin vakit kaybetmeden tarama yaptırması gerektiğini ifade ediyor. Bu tür ani kilo kayıpları; pankreas, akciğer, mide ve kolorektal kanser türlerinin ilk klinik belirtileri arasında yer alıyor.

BAĞIRSAK VE İDRAR ALIŞKANLIKLARINDAKİ DÜZEN DEĞİŞİKLİĞİ
Bağırsak hareketleri ve dışkılama düzeni, sindirim sistemi sağlığının doğrudan göstergesidir. Beslenme tarzına bağlı geçici kabızlık veya ishal durumları normal kabul edilse de; dışkının şeklinde, boyutunda, kıvamında veya tuvalete çıkma sıklığında yaşanan kalıcı değişimler kalın bağırsak kanserine işaret edebiliyor. Geçtiğimiz şubat ayında ünlü oyuncu James Van Der Beek’in de 48 yaşında hayatını kaybetmesine yol açan bu hastalıkta, erken fark edilen bağırsak değişiklikleri kritik önem taşıyor.
Benzer şekilde, idrar sıklığının geceleri uykudan uyandıracak derecede artması veya idrarda kan görülmesi durumunda da hızlıca uzmana başvurulması gerekiyor. Bu semptomlar, özellikle ileri yaşlardaki erkeklerde prostat kanseri riskini doğrudan akla getiriyor.
YAŞLILIK AĞRISI SANILAN İLERLEYİCİ SIZILAR
Yaşın ilerlemesiyle birlikte kas ve eklem ağrılarının artması doğal bir süreç olarak görülse de, her ağrıyı yaşlılığa bağlamak tanı krizlerine yol açabiliyor. Dr. Chahoud, vücutta aniden başlayan veya zamanla şiddeti kademeli olarak artan akut ilerleyici ağrıların, kemik dokusunu veya pankreas ve böbrek gibi iç organları tutan tümörlerden kaynaklanabileceğini belirtiyor. Vücudun herhangi bir bölgesinde haftalarca süren ve ağrı kesicilere yanıt vermeyen sızıların üzerinde durulması gerektiği vurgulanıyor.
