Şerbet ve goncalar
Deniz Ülkütekin
Son Köşe Yazıları

Şerbet ve goncalar

08.12.2023 13:19
Güncellenme:
Takip Et:

Kurgusal işlere büyük anlamlar yüklenmesi oldukça tartışmalı bir durum. Ancak yeterli inceleme yapıldığında da bazı anlamlı sonuçlar çıkarmak mümkün. Peki Türkiye’nin güncel ruh halinin izini haftalık televizyon dizilerinden sürmek mümkün mü?

Dizilerle haşır neşir olmayan büyük bir kitle için bu sorunun yanıtı, kocaman bir “Hayır”. Çünkü dizilerdeki yaşamın, gerçeği yansıtmadığını düşünenlerin sayısı çok. Ancak bana sorarsanız dizilerde işlenen konular, karakterlerin yaklaşımları bize çok fazla şey söyleyebilir.

Tüm bunları yazmamın nedeni “Kızılcık Şerbeti” isimli yapımın reytinglerdeki başarısının yanında toplumdaki kutuplaşmayı gözler önüne seren senaryosu ve bu sayede kitleler üzerinde yarattığı, reytinginin de üzerine çıkan etkisi.

“Kızılcık Şerbeti” uzun süredir ekranda olan bir yapım ve artık “Ben hayatta televizyon izlemem” diyenlerin bile konusuna kabaca vakıf olduğunu düşünebiliriz. Ancak pazartesi günü ekran yolculuğuna başlayacak “Kızıl Goncalar” isimli dizinin de tıpkı “Kızılcık Şerbeti” gibi laik-muhafazakar ekseninde oluşturulan bir senaryoya sahip olması yakın zamanda yükselecek bir “trend”i işaret ediyor: “Toplumsal konulara parmak basan diziler” dönemi.

Evet, yakın zamanda daha sık göreceğimiz biçimde toplumun kırılgan noktalarını bir ölçüde sağaltan, bir ölçüde kaşıyan diziler daha sık ekranlarda olacak. Ancak burada başarı ölçütü için bir öngörüde bulunacak olursam yine Kızılcık “Şerbeti”ne dönmem gerekir.

Bana sorarsanız dizinin başarısı senaristlerin yarattığı bir illüzyonda gizli. Altın Kelebek Ödülleri’nde “En İyi Senaryo” ödülünü de kazanan dizi, muhafazakar-laik ayrışmasındaki kodları o kadar başarılı biçimde işliyor ki her iki tarafa da “Bu dizi bizim haklılığımızı kanıtlamak için çekilmiş” alt metnini vermeyi başarıyor.

Tamamen şahsi düşüncem, gelecekte bu yapımın başarısına öykünüp toplumsal kutuplaşma alanlarında gezinmeye çalışan yapımları bir kısmı “Her iki tarafa da istediğini vermekte” o kadar başarılı olamayacak ve ülkede süregelen siyasi havanın da etkisiyle ummadıkları sorunlarla karşılaşacak.

Peki, “gerçeği yansıtmayan” diziler ne olacak? Aslında o dizilerin de gerçeği yansıtmadığını söylemek biraz haksızlık olur. Belki de tek sorunları, çatışma noktalarını zengin-fakir, yalı-gecekondu ekseninde, erken dönem Türk edebiyatındaki yalıları mekân edinen romanlarından 70’lerin somut sınıfsal çatışmasına uzanan çerçeve içinde yani bir zamanların “sert” gerçeğinde oluşturmalarıydı.

Belki bugüne kadar bu çatışma noktalarının ekran başındaki alıcıları çoktu ama son yılların gerçeği, ay sonunu zor getirip belli kültürel tüketim ürünleri ve eğlence alanlarına uzaklaşmış ama hâlâ nasıl oluyorsa, sosyal medyada eleştirilerini düzgün bir üslupla sıralayabildiği ve ana muhalefet partisine oy verdiği için belli bir zümrenin parçası olarak görülüp Yeşilçam’daki (Bağdat Caddesi’nde oturan) “kötü-hayırsız-umursamaz zengin çocuğu” parantezinde değerlendirilen “aslında olmayan” bir kuşağa dahil olmak.

Bu gerçek ötesi gerçeklik içinde, kimse kusura bakmasın “Dedesi hariciyeci, babası büyükelçi, amcası bilmemneci” zengin ailelerin akıllı ama fakir ailenin çocuğuna uyguladığı “Sen en fazla 30-40 bin maaş alan beyaz yaka olursun” çıkışını yemiyor. 70’ler paradigması yerine “statükocu Kemalizm'in 100 yıllık zulmü” ikiliğini devreye sokmaya çalışırken eline yüzüne bulaştıran liberal sol-muhafazakar zihniyet hariç.

Yazarın Son Yazıları

Gündemin son kullanıcısı

Günümüzde yaşanan gelişmelerin ne kadar önemli olduğuna ve ne kadar konuşulması gerektiğine kim karar veriyor?

Devamını Oku
17.01.2026
Görünürlük paradoksu

Görünürlük paradoksu

Devamını Oku
27.12.2025
Öfke Yemi

Oxford Sözlüğü tarafından yılın sözcüğü seçilen kavram, sırf dilsel bir yaklaşım değil, aynı zamanda dijital çağa yönelik önemli bir teşhistir.

Devamını Oku
06.12.2025
Pandeminin mirası bir sessiz salgın: Gooning

Pandeminin ardından yalnızlık yeni bir biçime büründü. Ekranların ritmiyle biçimlenen çağda “gooning”, sırf bir cinsel pratik değil, dijital odak ekonomisinin bir yansıması.

Devamını Oku
08.11.2025
Zamanın parçalanmış belleği

Zaman artık yalnızca ölçülebilir bir akış değil belleği, siyaseti ve ekonomiyi biçimlendiren bir iktidar aracı

Devamını Oku
25.10.2025
Samimiyet çağında samimiyetsizlik

Samimiyet, insanlık tarihi boyunca güven ve içtenliğin karaktere yansımış bir göstergesi olarak tanımlanırdı.

Devamını Oku
05.10.2025
Diziler, şarkılar, davalar: Kimin sahnesi?

Diziler, şarkılar, davalar: Kimin sahnesi?

Devamını Oku
21.09.2025
Gündem zehirlenmesi

Artık “Yine ne oldu?” hissiyle uyanmak, politikleşmiş bir yorgunluğa dönüştü.

Devamını Oku
17.08.2025
Kamusal şizofreni

Söylenemeyenlerin çoğaldığı, herkesin birden fazla benlik taşıdığı bir çağda yaşıyoruz. “Kamusal şizofreni” artık siyasetçilerin değil hepimizin hastalığı.

Devamını Oku
26.07.2025
Makbul queer

Makbul queer

Devamını Oku
12.07.2025
Düşünüyorum, öyleyse susayım!

Düşünce artık içerikten çok niyetiyle, sahibinden çok kökeniyle yargılanıyor. Bu sessizlik çağında en büyük özgürlük, hâlâ düşünebiliyor olmak.

Devamını Oku
28.06.2025
1000 > 100 bin

İnfluencer dünyasında artık takipçileriyle derin bağlar kuran içerik üreticileri yani mikro etkileyiciler yüz binlere ulaşan hesaplara göre markaların çok daha fazla ilgisini çekiyor.

Devamını Oku
16.06.2025
Gülerken kızmak: Türkiye’de ofansif mizahın sınırları

Gülerken kızmak: Türkiye’de ofansif mizahın sınırları

Devamını Oku
25.05.2025
Kodlarda gizli erkek bakışı

Kodlarda gizli erkek bakışı

Devamını Oku
10.05.2025
Ne diyorsunuz? Anlamıyorum!

Ne diyorsunuz? Anlamıyorum!

Devamını Oku
03.05.2025
Elveda özgür Avrupa

Elveda özgür Avrupa

Devamını Oku
20.04.2025
Gerçeğin yokluğu

Gerçeğin yokluğu

Devamını Oku
12.04.2025
Umudu yaratanlar

Umudu yaratanlar

Devamını Oku
28.03.2025
Aklın çölleşmesi

Aklın çölleşmesi

Devamını Oku
15.03.2025
Korku ve ecel

Korku ve ecel

Devamını Oku
01.03.2025
Kendini gerçekleştiren kehânet ve Antigone

Kendini gerçekleştiren kehânet ve Antigone

Devamını Oku
23.02.2025
'Yapay zekâ kullanıyorum'

'Yapay zekâ kullanıyorum'

Devamını Oku
08.02.2025
Dünyanın en büyük sorunu (şimdilik)

Dünyanın en büyük sorunu (şimdilik)

Devamını Oku
01.02.2025
İhmalkâr

Bolu’da 78 yurttaşımızı yitirmemizle sonuçlanan otel yangınından beri sık duyduğumuz ve sürekli zihnimde tekrar eden kelime: İhmalkârlık.

Devamını Oku
25.01.2025
Ucubelerin sanatı

Ucubelerin sanatı

Devamını Oku
18.01.2025
Kaliforniya’da suyun başını tutanlar

Kaliforniya’da suyun başını tutanlar

Devamını Oku
10.01.2025
Genel izleyicinin tragedyası

Genel izleyicinin tragedyası

Devamını Oku
02.01.2025
Düş adacıkları

Düş adacıkları

Devamını Oku
30.11.2024
Tepkisiz toplum etkisiz siyaset

Tepkisiz toplum etkisiz siyaset

Devamını Oku
23.11.2024
Tekinsizliğe karışan deli

Birkaç farklı yerde, farklı tonlarda ve farklı cümlelerle bilgi sahibi olduğum bir anektod:

Devamını Oku
17.11.2024
Çaresizliğin zorbalığı

Çaresizliğin zorbalığı

Devamını Oku
08.11.2024
3F’den tek F’ye

3F’den tek F’ye

Devamını Oku
26.10.2024
4K netliğinde bir çaresizlik

4K netliğinde bir çaresizlik

Devamını Oku
05.10.2024
Hibrit kimlik ve sanal töreler

Hibrit kimlik ve sanal töreler

Devamını Oku
29.09.2024
Beyaz yakalı çobanlar

Beyaz yakalı çobanlar

Devamını Oku
22.09.2024
Gölgesinden korkan ülke

Gölgesinden korkan ülke

Devamını Oku
07.09.2024
Hangi geçmiş?

Hangi geçmiş?

Devamını Oku
17.08.2024
X etkisi ve cinsiyet politikası

X etkisi ve cinsiyet politikası

Devamını Oku
10.08.2024
Instagram’daki taşralı hayaleti

Instagram’daki taşralı hayaleti

Devamını Oku
03.08.2024
İdeoloji, adi suçlar ve pozitif ayrımcılık

İdeoloji, adi suçlar ve pozitif ayrımcılık

Devamını Oku
26.07.2024