İç ve dış düşmanlar, gölgeler
Deniz Ülkütekin
Son Köşe Yazıları

İç ve dış düşmanlar, gölgeler

19.07.2024 17:04
Güncellenme:
Takip Et:

Psikoloji, siyasetle sandığımızdan çok daha yakın bir ilişki içindedir. Çünkü bana sorarsanız siyaset temelde kitlesel algıyı yönetme sanatıdır diyebilirim.

Ancak kitleyi yönetmek öncelikle bireyin arzu ve korkularını bilmeyi gerektirir.

Siyasette neden sürekli popülistlerin kazandığını ve siyaset bilimcilerin neden sürekli siyasetin yapılış biçiminden şikâyetçi olduğunu merak ediyorsanız yanıtı da burada gizlidir.

Siyasette bir, işlerin nasıl yapılması gerektiğine yönelik söylem bir de işlerin yapılmasıyla ilgili eylem biçimi vardır.

Söylemeye gerek yok sanırım bu ikisi birbirinden tamamen farklı yönde ilerler.

İşte söz konusu bu zıtlıkla ilgili yalın bir biçimde “Neden toplum kalkıp buna tepki göstermiyor” diye sorabiliriz ama siyaset tam da bu zıtlığı kullanarak kitleler üzerindeki gücünü korur. Nedir bu zıtlık diyecek olursanız aslında hepimizde var olan gölge benliğiniz.

Bireyin karşılaşmak istemediği, baskıladığı, kanundan veya dinden veya başka bir manevi baskı unsuru nedeniyle harekete geçiremediği “kötücül” dürtüleri gölge benliğinde toplanır.

Gün içinde insanlarla birlikteyken sosyal olduğumuz her anda “yokmuş” gibi davrandığınız gölge benliğiniz aslında sürekli bir adım arkanızdadır.

Topluma yansıttığınız kişiliğiniz, söyledikleriniz ve gölgeniz arasında büyük farklar olması çok yüksek olasılıktır.

Onunla yüzleşmek zordur, yüzleştiğinizde ortaya çıkacak sonuçlar zorlayıcı olabilir… Bunlar psikolojinin konusudur.

Öte yandan siyasi erk içte veya dışta bir düşmanı işaret ederken aynı anda bireyin kaçındığı bu gölgeyi de etkin duruma getirebilir.

Etkin gölgesiyle siyasetin kullandığı göstergeler üzerinden yüzleşen birey bundan korkup siyasi erkin “şefkatli” kollarında merhamet bulmayı umabilir.

Ülkemizde son yıllarda bu “merhamet” ve kitlelerin gölgesinden uzaklaştırılması dini semboller yoluyla eyleme geçiriliyor.

Modern insanla ilgili sorunun şu olduğu konuşuluyor. "Aydınlanma ile başlayan dönem bireyciliği artırırken insanı da yalnızlaştırdı" deniliyor. Görece haklı bir değerlendirme.

Bu yalnızlaşmayı psikoloji açısından ele alırsak siyaseti ve yönetim biçimlerini etkileyen bir soru ile karşılaşırız.

Yönetimde kullandığı oy ve toplantı gösteri hakkını kullanarak söz sahibi olan modern insan birey olarak söz sahibi olmak istediği bir konuda neden kitlesel bir söylemin parçası durumuna gelir?

Postmodern çağların en olumsuz getirisi toplumdaki cemaatleşme ve manevi boşluğu doldurmak için üretilen “new age” inanç yöntemleri bu sorumuza hızlı yanıtlar verebilir.

O zaman bir soru daha yeterince birey olamadığımız için mi işler yolunda gitmiyor yoksa gölgemizle karşılaşmamak için mi birey olmaktan kaçınıyoruz?

Yazarın Son Yazıları

Hareket çağında ev aramak

20. yüzyılın sonu ile 21. yüzyılın ilk çeyreği arasında dünyaya hâkim olan fikirlerden biri hareketti.

Devamını Oku
13.06.2026
Neden herkes terapi diliyle konuşuyor?

Modern insan artık duygularını yaşamıyor, onları etiketliyor.

Devamını Oku
23.05.2026
Hak yalnızca hukuk değildir

Bazı sistemler gerçekten bozuk olmayabilir. En azından herkes için.

Devamını Oku
16.05.2026
Çocukları koruyor muyuz, hapsediyor muyuz?

Türkiye’de son dönemde okullarda yaşanan şiddet olaylarıyla birlikte uzun süredir konuşulan birçok yasak ve kısıtlama yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
02.05.2026
Çocukları kim yetiştiriyor?

Çocukları kim yetiştiriyor?

Devamını Oku
18.04.2026
Bağ kurmanın anahtarı: Kırılganlık

Bugün size futboldan söz edeceğim. Daha doğrusu futbolda gözünüzün önünde olan ama iş dünyasının bir türlü kopyalayamadığı o devasa güçten: Hikâyenin saf kudretinden.

Devamını Oku
05.04.2026
Duygular öğretilir mi?

Bir insan gerçekten ne hisseder? Öfke, suçluluk, sevgi… Hemen soralım: Bunlar bize ait duygular mı yoksa bize öğretilmiş tepkiler mi?

Devamını Oku
28.03.2026
'Ben'siz bir yaşam

Bir sabah uyanıyorsunuz. Telefonunuzda birkaç haber, birkaç mesaj… Gün daha başlamadan zihniniz dolmaya başlıyor. Ekonomi, siyaset, gündelik tartışmalar… Hepsi birbiriyle iç içe geçmiş halde.

Devamını Oku
21.03.2026
Yeni nesil hayatta kalma rehberi

ABD’de büyüyen “prepper” hareketi olası bir sistem çöküşüne karşı hazırlık yapan insanlar olarak tanımlanıyor.

Devamını Oku
14.03.2026
Görünmek neden bu kadar zor?

Son günlerde sıkça tartışılan bir argüman var: İş dünyasında psikopatların daha başarılı olduğu. Hatta bu iddia bir adım daha ileri taşınıyor; dünyayı yöneten elitlerin önemli bir bölümünün empati yoksunu, soğukkanlı ve gerektiğinde acımasız davranabilen kişiler olduğu öne sürülüyor.

Devamını Oku
14.02.2026
Gizliliğin tiksindirici gücü ve "doğrulama" yanılsaması

Epstein belgeleri uykularınızı mı kaçırıyor? Haklısınız ama tüm bu gerçeklik bunca zamandır orada, bakmadığınız yerde duruyordu.

Devamını Oku
07.02.2026
Bu hayatı bir daha yaşar mıydın?

Bir gün birisi size şu soruyu sorsa: Bu hayatı, baştan sona, hiçbir şey değişmeden bir kez daha yaşamak ister miydiniz?

Devamını Oku
31.01.2026
Kullan-at düşünce iklimi

Fikirler artık birer katalog gibi. Sosyal medyaya girip istediğinizi seçebilir, kendinize göre uyarlayabilirsiniz. Bir görüşü benimsemek için uzun uzun düşünmeye, tartmaya ya da bir fikri zaman içinde inşa etmeye gerek yok. Zaten hazırlar, seçmenizi bekliyorlar.

Devamını Oku
24.01.2026
Gündemin son kullanıcısı

Günümüzde yaşanan gelişmelerin ne kadar önemli olduğuna ve ne kadar konuşulması gerektiğine kim karar veriyor?

Devamını Oku
17.01.2026
Görünürlük paradoksu

Görünürlük paradoksu

Devamını Oku
27.12.2025
Öfke Yemi

Oxford Sözlüğü tarafından yılın sözcüğü seçilen kavram, sırf dilsel bir yaklaşım değil, aynı zamanda dijital çağa yönelik önemli bir teşhistir.

Devamını Oku
06.12.2025
Pandeminin mirası bir sessiz salgın: Gooning

Pandeminin ardından yalnızlık yeni bir biçime büründü. Ekranların ritmiyle biçimlenen çağda “gooning”, sırf bir cinsel pratik değil, dijital odak ekonomisinin bir yansıması.

Devamını Oku
08.11.2025
Zamanın parçalanmış belleği

Zaman artık yalnızca ölçülebilir bir akış değil belleği, siyaseti ve ekonomiyi biçimlendiren bir iktidar aracı

Devamını Oku
25.10.2025
Samimiyet çağında samimiyetsizlik

Samimiyet, insanlık tarihi boyunca güven ve içtenliğin karaktere yansımış bir göstergesi olarak tanımlanırdı.

Devamını Oku
05.10.2025
Diziler, şarkılar, davalar: Kimin sahnesi?

Diziler, şarkılar, davalar: Kimin sahnesi?

Devamını Oku
21.09.2025
Gündem zehirlenmesi

Artık “Yine ne oldu?” hissiyle uyanmak, politikleşmiş bir yorgunluğa dönüştü.

Devamını Oku
17.08.2025
Kamusal şizofreni

Söylenemeyenlerin çoğaldığı, herkesin birden fazla benlik taşıdığı bir çağda yaşıyoruz. “Kamusal şizofreni” artık siyasetçilerin değil hepimizin hastalığı.

Devamını Oku
26.07.2025
Makbul queer

Makbul queer

Devamını Oku
12.07.2025
Düşünüyorum, öyleyse susayım!

Düşünce artık içerikten çok niyetiyle, sahibinden çok kökeniyle yargılanıyor. Bu sessizlik çağında en büyük özgürlük, hâlâ düşünebiliyor olmak.

Devamını Oku
28.06.2025
1000 > 100 bin

İnfluencer dünyasında artık takipçileriyle derin bağlar kuran içerik üreticileri yani mikro etkileyiciler yüz binlere ulaşan hesaplara göre markaların çok daha fazla ilgisini çekiyor.

Devamını Oku
16.06.2025
Gülerken kızmak: Türkiye’de ofansif mizahın sınırları

Gülerken kızmak: Türkiye’de ofansif mizahın sınırları

Devamını Oku
25.05.2025
Kodlarda gizli erkek bakışı

Kodlarda gizli erkek bakışı

Devamını Oku
10.05.2025
Ne diyorsunuz? Anlamıyorum!

Ne diyorsunuz? Anlamıyorum!

Devamını Oku
03.05.2025
Elveda özgür Avrupa

Elveda özgür Avrupa

Devamını Oku
20.04.2025
Gerçeğin yokluğu

Gerçeğin yokluğu

Devamını Oku
12.04.2025
Umudu yaratanlar

Umudu yaratanlar

Devamını Oku
28.03.2025
Aklın çölleşmesi

Aklın çölleşmesi

Devamını Oku
15.03.2025
Korku ve ecel

Korku ve ecel

Devamını Oku
01.03.2025
Kendini gerçekleştiren kehânet ve Antigone

Kendini gerçekleştiren kehânet ve Antigone

Devamını Oku
23.02.2025
'Yapay zekâ kullanıyorum'

'Yapay zekâ kullanıyorum'

Devamını Oku
08.02.2025
Dünyanın en büyük sorunu (şimdilik)

Dünyanın en büyük sorunu (şimdilik)

Devamını Oku
01.02.2025
İhmalkâr

Bolu’da 78 yurttaşımızı yitirmemizle sonuçlanan otel yangınından beri sık duyduğumuz ve sürekli zihnimde tekrar eden kelime: İhmalkârlık.

Devamını Oku
25.01.2025
Ucubelerin sanatı

Ucubelerin sanatı

Devamını Oku
18.01.2025
Kaliforniya’da suyun başını tutanlar

Kaliforniya’da suyun başını tutanlar

Devamını Oku
10.01.2025
Genel izleyicinin tragedyası

Genel izleyicinin tragedyası

Devamını Oku
02.01.2025