Tarikat Siyaset Ticaret
Deniz Yıldırım
Son Köşe Yazıları

Tarikat Siyaset Ticaret

05.02.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Ortada yeni rejimin işleyişini gözler önüne seren, mekanizmayı anlamamızı sağlayan güncel bir örnek varken fikri takibi bırakmamalıyız.

Mekanizma belli: Kamunun elindeki hizmetler ya da fabrikalar özelleştiriliyor; özel ihalelerle kamu kaynakları birilerine tahsis ediliyor. Kimlere? Genelde biliyoruz; değişmiyor adları. Bizim varlıklarımızla, kaynaklarımızla serpilen bu yapılarsa, eski sistemde Bakanlar Kurulu, şimdi de yeni sistemde Cumhurbaşkanı kararıyla “kamu yararına çalışan dernek, vergi muafiyeti hakkı tanınmış vakıf” statüsü kazandırılan, iktidarın çizgisinde bir nesil yaratma görevine koşulan çeşitli örgütlenmelere bağış yapıyor. Gördüğümüz, anladığımız budur.

Bu mekanizma yeni de değil. Uğur Mumcu, Tarikat Siyaset Ticaret’in giriş yazısında (1987) bizi şöyle uyarıyordu: “Bir kolumuz siyasette, öbür kolumuz ticarette, ayaklarımız da tarikatlarda... Bir üçgen bu. Ticaret, siyaset ve tarikat üçgeni.”

Bugün yeni olan, bu üçlü mekanizmanın artık tamamen ve denetimsiz olarak yerleşmesidir. Örnek mi?

Milyonlarca üniversite öğrencisi var. Barınma ve beslenme en temel sorun. Devletin yaptırdığı yurtlar, toplam talebi karşılamıyor. Devlet yurduna yerleştirilmeyen binlerce gariban genç, başlıyor özel yurt aramaya. İşte tarikat yurtları da burada devreye giriyor. Bu yarışta daha avantajlılar. Çünkü arkalarındaki siyaset ve ticaret desteği daha fazla. Ticaret, serpilmenin diyeti olan bağışlarla buraları besliyor.

Siyasetin rolü mü? Yeterli yurt yaptırmamalarından, tarikat yurtlarına böylece alan açmalarından başlayabiliriz sanırım. Adı konmamış bir işbölümü var. Özellikle 2010 yılından sonra, kamu yararına çalıştığı gerekçesiyle vergi muafiyeti tanınan vakıfların listesine bakmak yeterli. Siyaset, ticaret ve tarikat işbirliğine dayalı üçlü mekanizmanın izleri orada. 2017 yılında Bakanlar Kurulu tarafından yayımlanan yönetmelik de, bu vakıf ve derneklerin yurtlarında kalan öğrencilere devlet eliyle barınma ve beslenme yardımı yapılmasını düzenliyor. Neden belirli vakıflar ve dernekler? Yanıtı zor değil. Ölçünün “kamu yararı”ndan daha çok “iktidarın yararı” olduğu açık.

Özetle devlet, yeterli yurt yapmayarak, barınma ve beslenme sorununu çözmeyerek özelleştirilmiş hizmetlerin önünü açıyor; ancak bu özel hizmetleri satın almakta zorlanacak yoksul çoğunluğu, yardım sağlanan, vergiden muaf vakıfların özel yurtlarına yönlendirerek özelleştirmeye de kamu eliyle bir “dinsel-ideolojik” çerçeve çiziyor. O yüzden karşımızdaki, sadece bir özelleştirme hamlesi olarak okunamaz.

Bu yardımların, kamunun “tasarruf” genelgeleri yayımladığı, vergileri vatandaşın sırtına daha fazla yüklediği 2017 ve sonrasında artmasının bir anlamı daha olmalı. Anlaşılan o ki iktidar, Fethullahçıların tasfiyesinin ardından kendi etrafında geniş bir tarikatlar koalisyonu yaratmakta; onlara alan açma ve kitlesel tabanı genişletme imkânları sunma karşılığında, iktidara ve yeni rejimine koşulsuz destek talep etmektedir.

Ne yapmalı, nereden başlamalı?

Bu noktada, “ne yapmalı, nereden başlamalı” sorusunu yanıtlamalıyız. Öncelik, üçlü mekanizmanın işleyişi açısından en büyük dayanak noktasını, en güçlü halkayı saptamak olmalı. Yani, üçlü mekanizmadan hangisi olmazsa, diğerlerinin de işleyişi zora girer? Yanıt belli; siyaset ya da daha açık ifadeyle iktidar; ticaret ve tarikat ağının varlığı açısından merkezi önemde. Ticaret ve tarikat, siyasete göbekten bağlanmış; kaderini iktidarın kaderine iyice eklemiştir. İktidarsa, kaynakların yönetimi, kullanımı ve tahsisi konusunda olağanüstü genişlikte yetkiyi elinde tutmakta. Öyleyse asıl mücadele, siyasal iktidara karşı verilmelidir. Ama hangi konu üzerinden?

Bir yanda zamlarla, pahalılıkla, işsizlikle, ayrımcılık ve adaletsizliklerle beli bükülen; vergi yükü günden güne artan, emeğiyle geçinmeye çalışan milyonlar; diğer yanda yükü halkın sırtına yüklerken, başkalarına ballı ihaleler, vergi muafiyeti getiren dolambaçlı yollar açmaya devam eden; asli kamusal işlerini kendisi yapmak yerine çeşitli yapılara, gruplara devreden bir iktidar var. Zıtlık, çelişki, adına ne derseniz deyin; karşı siyaset tam da bu eksenden kurulmalıdır. Yokluktan, yoksulluktan yararlanarak büyüyenlere karşı kamucu bir ekonomik program önerisi, laiklik mücadelesinin de kalbindedir.

Bunun için merkezi düzeyde iktidar değişikliğini beklemeye de gerek yok. Büyükşehir belediyelerini kaybeden iktidar, bu üçlü mekanizma açısından da önemli sarsıntı yaşadı. Muhalefet belediyeleri, yoksul halk çocuklarının barınma ve beslenme sorununu gidermek için tüm olanaklarıyla kamusal bir seferberlik başlatabilir, fırsattır. Nitekim bu yönde ilk işaretler de geliyor. Seferberlik zamanı.

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet’e veda

Cumhuriyet’e veda

Devamını Oku
04.06.2022
‘Koalisyon eşittir kriz’ formülü üzerine

‘Koalisyon eşittir kriz’ formülü üzerine

Devamını Oku
21.05.2022
Geçim siyaseti, aday siyaseti

Geçim siyaseti, aday siyaseti

Devamını Oku
07.05.2022
Hak mücadelesi

Hak mücadelesi

Devamını Oku
30.04.2022
23 Nisan ve iki halkçılık

23 Nisan ve iki halkçılık

Devamını Oku
23.04.2022
Enstitülü kuşak ve gelecek zaman

Enstitülü kuşak ve gelecek zaman

Devamını Oku
16.04.2022
‘Sonra hayat devam etti’

‘Sonra hayat devam etti’

Devamını Oku
02.04.2022
Değer mi hiç?

Değer mi hiç?

Devamını Oku
26.03.2022
Savaş ve siyaset

Savaş ve siyaset

Devamını Oku
19.03.2022
Transit

Transit

Devamını Oku
12.03.2022
Savaş (05 Mart 2022)

Savaş

Devamını Oku
05.03.2022
Ukrayna

Ukrayna

Devamını Oku
26.02.2022
Cemre düştü

Cemre düştü

Devamını Oku
23.02.2022
İttifaklar, temsiller ve adlandırmalar

İttifaklar, temsiller ve adlandırmalar

Devamını Oku
16.02.2022
Güneşli Pazartesiler

Güneşli Pazartesiler

Devamını Oku
12.02.2022
En uzun gece

En uzun gece

Devamını Oku
09.02.2022
Çatlak

Çatlak

Devamını Oku
05.02.2022
Rejimin yeni aşaması

Rejimin yeni aşaması

Devamını Oku
02.02.2022
Borç

Borç

Devamını Oku
29.01.2022
‘Siyasetin sonu’

‘Siyasetin sonu’

Devamını Oku
19.01.2022
Ahlat Ağacı’nın borç toplumu

Ahlat Ağacı’nın borç toplumu

Devamını Oku
15.01.2022
Kişiselleşme değil ortak çözüm programı

Kişiselleşme değil ortak çözüm programı

Devamını Oku
12.01.2022
Deli İbram Divanı

Deli İbram Divanı

Devamını Oku
08.01.2022
İki ülkeden Türkiye’ye

İki ülkeden Türkiye’ye

Devamını Oku
05.01.2022
Boric’den Babiš’e, Şili’den Çekya’ya

Boric’den Babiš’e, Şili’den Çekya’ya

Devamını Oku
29.12.2021
Kâğıt

Kâğıt

Devamını Oku
25.12.2021
Geçim ve seçim: Şili dersleri

Geçim ve seçim: Şili dersleri

Devamını Oku
22.12.2021
Tatar Çölü’nden Tatar Ramazan’a

Tatar Çölü’nden Tatar Ramazan’a

Devamını Oku
18.12.2021
Yeni model

Yeni model

Devamını Oku
15.12.2021
Joker

Joker

Devamını Oku
11.12.2021
Milli Görüş partileri

Milli Görüş partileri

Devamını Oku
08.12.2021
Drogolaşma ve Don Kişotlaşma

Drogolaşma ve Don Kişotlaşma

Devamını Oku
04.12.2021
Birincil ittifak

Birincil ittifak

Devamını Oku
01.12.2021
Oblomov’dan Don Kişot’a

Oblomov’dan Don Kişot’a

Devamını Oku
27.11.2021
‘Yoksulluk Kader Olamaz’

‘Yoksulluk Kader Olamaz’

Devamını Oku
24.11.2021
Labirent

Bir intiharın genel provası

Devamını Oku
20.11.2021
Akışına bırakmak

Akışına bırakmak

Devamını Oku
17.11.2021
Kalabalığa kaçış

Kalabalığa kaçış

Devamını Oku
13.11.2021
Yeni kamuculuk ve kooperatifler

Yeni kamuculuk ve kooperatifler

Devamını Oku
10.11.2021
Truman kaçışı

Truman kaçışı

Devamını Oku
30.10.2021