Elçin Poyrazlar

Kahkaha

15 Şubat 2023 Çarşamba

Sevgili muktedirler,

Deprem felaketi 20 milyon insanı doğrudan etkilerken neşenizden hiçbir şey kaybetmemeniz ne güzel. 

Depremzede çadırlarının önünde kankalarınızla kıkırdamanız nefis bir tablo oluşturuyor.

30 binden fazla insan canından olurken, onbinler hala beton enkazların altındayken sizin böylesine şen olmanız üstün ahlakınızın kanıtıdır. 

Bazı devlet büyüklerimizin bu süreçte geceleri uyuyamadığını hatta tıraş bile olamadıklarını basından üzüntüyle öğrendik. 

Böyle topluca ölerek sizi zor durumda bıraktık, kusura bakmayın. 

İlçeler topluca çökerken, aileler, sülaleler bütünüyle yok olurken, her eve ateş düşerken ‘başınızın çaresine bakın’ diyenler oldu.

Binlerce çocuğumuz beton blokların altında can verirken, yüzlerce çocuğumuz deprem bölgelerinde kaybolurken enkaz altında sıkıştığımızdan gerektiği şekilde örgütlenemedik, mazur görün. 

Bölgeye akan sivil yardımları engellemeniz, gönüllülere ve gazetecilere gözdağı vermeniz hep hümanistliğinizden. 

Betonun altında telefonla yardım isterken sosyal medyayı kapatarak binlerce kişiyi buz gibi bir ölüme terk etmeniz de devletin güvenliği için elbette. 

Yabancı kurtarma ekiplerinin insanlara ulaşma imkanlarını ve uyarılarını pas geçip, enkazları kaldırmaya başlamanız milli gururumuzu koruma içgüdüsü. 

‘Mucize, kader, Allah'ın gazabı’ sloganlarıyla halkı uyutmaya çalışmanız da çok yerinde bir halkla ilişkiler kampanyası.

Adalet ve kalkınma projesiyle gelip ülkeyi kaos ve çöküşe sürükleyen icraatlarınızı tüm dünya kıskançlıktan tırnaklarını kemirerek izliyor. 

Her felaketten, her krizden, her büyük suçtan kurnazlıkla sıyrılmanız ve bunu nakide çevirmeniz büyük vizyonunuzun sonucu. 

Enkazın altında kalan sevdiklerimize hızlı ölüm dilemek dışında bize başka bir dua bırakmamış olmanız da yüce gönüllüğünüzden.

‘Devlet yok, bizi yalnız bıraktı’ diyen depremzedelere ‘Provokatörsün’ diye bağırmanız da engin hoşgörünüzden. 

Bölge için bağış toplayanları ‘akbaba’, sivil örgütlenmeleri ‘namussuz’, depremi haberleştiren gazetecileri ‘hain’ olarak yaftalamanız şahane bir politika. 

İhmal, rant, yolsuzluk çemberinde canımızı üç kuruşa satanları beslediğiniz, yine yeniden binlerce kez öleceğimiz binaları dikme sözü verdiğiniz için ne desek yetmez. 

Dedik ya…

Böyle topluca ölerek ılık makam koltuklarınızdaki rahatınızı kaçırdık. 

Suçlular kabak gibi ortada.

Neyse ki, neyse ki keyfiniz hala yerinde! 

Şu fotoğrafta gördük ya kahkahanızı, rahat bir nefes aldık. 

Lütfen siz kıkırdamaya devam edin…

Yeminimiz olsun son gülen biz olacağız.  



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları