Yazgülü Aldoğan

Dışarıda mı ölmek, içeride mi? Soru bu!

04 Haziran 2020 Perşembe

Dünyanın başına pandemi felaketi geldiğinden beri bunun ceremesini en çok çekenlerin başında elbette sağlık çalışanları geliyor: En zor koşullarda, ölüm riskine açık olarak çalıştılar, çalışıyorlar. Var olsunlar! İşini kaybedenler de çekti, bir anda parasız, pulsuz ve çaresiz kaldılar, bizim devlet sosyal olamadı. Hâlâ SMS’le IBAN gönderip on lira istiyor. Destek olmak isteyen belediyelerin yardımlarını engellemekte ise çok başarılı oldular, insanlar hâlâ İŞKUR önünde bekliyor!

Cezalı olanlar!

Bir üçüncü kesim var ki neye uğradığını anlayamadan verilen hapis cezasını evde çekmeye mahkûm edildi; bunlar 65 üstü ve 20 altı! Ayaklarına bir pranga takıldı, dışarı çıkarsa değil ama otobüse binerse ötüyor ve yaşları çıkıyor, in aşağı diyor şoför! Bu yeni tür mahkûmlar dışarıda yakalanırsa para cezası tehdidi var. Kurallara uymaya alışık olduklarından ve biraz da utandıklarından çok büyük çoğunluk boynunu büküp evinde duruyor. Bunun çalışanı var, yalnız yaşayanı var, birçok şeye ihtiyacı olanı var, bu “ev hapsi cezası” da nereden çıktı? Kısa süreli verilere göre hastalığa yakalananlar içinde hayatını kaybedenlerin büyük çoğunluğu kronik hastalığı da olan 65 üstü erkekler. Ölüm oranı en yüksek yaş grubu 65 yaş üstü. Yoğun bakımlarda yığılmayı önlemek ve ölü sayısını azaltmak için bu grubu evde korumaya alma kararı böyle çıktı.

Vefa Grubu diye bekçi jandarmadan bir ekip kurup müşfik devlet propagandası yaptılar; eve gelip yarım kilo taze fasulye getiren polis kızlarla iki buçuk ay geçti! 65 üstü devletin emekli ettiği yaş ama üniversitede bile 72 yaşına kadar çalışan öğretim üyesi var, kimse o yaştan sonra elini eteğini çekmiyor ki yaşamdan. Çalışmaya devam eden var, etkinlikleri, ihtiyaçları olan var. Evde sıkılan var. Ayrıca günümüzde 65 ne ki? Benim geçende bari 75 üstü deseydiniz yazıp o yaştaki okurlarımın sitemlerine maruz kalmamın nedeni bu.

Bankaya giremediler!

İşine gidemeyen avukat, bankaya giremeyen iş insanı, markete gidemeyen ev kadını, doktora gidemeyen hasta, çağrıldığı toplantıya katılamayan akademisyen, imza atması gereken, maaşını çekemeyen, mutlaka kendisinin yapması gereken işleri olanlar bekliyor: İki buçuk aydır! Bir de işin sağlık boyutu var: Sağlıklarını koruyalım diye evde tuttuk ama şimdi hepsi hasta olmak üzere. Doktorlar bile hastalarını görememekten şikâyetçi. Hareketsizlikten eklem ve kemik hastalıkları, güneşsizlikten D vitamini eksikliği ve en önemlisi dışlanmak, uzaklaştırılmak, eve hapsedilmekten, aşağılanmış hissetmekten, kendilerini normal birey olarak görürken birden çöp olarak bulmuş olmaktan kaynaklanan bir depresyon, çocukları psikoloğa gidip ilaç yazdırıyormuş! Ve otorite bunun farkına varıp üç haftadır 65 yaş üstüne pazar günleri evinin kenarında sokağa çıkıp dolaşma izni verdi. Ama arabasını kullanma, kamu aracına binme hakkı yok, evin kenarında dolaşacak. Kimileri performans sergiliyor, inadına 15-20 km. yürüyen var! İnsan haklarına aykırı bu duruma karşı örgütlenmeye başladılar. Haklı olarak hafta içi de dışarı çıkmak istiyorlar!

***

1 Haziran’dan sonra yeni normal yaşamda 65 yaş üstünün hapis cezası hafifledi: Esnafa çalışma izni çıktı, ekonominin işlemesi lazımsa virüs kapıp ölebilirsin, zaten beş tane hastane açtık, müşteri lazım. Şehirlerarası seyahat yasağı kalktı, ama 65 yaş üstü giderse bir ay kalmak zorunda. Üç günlük çok önemli işi varsa bile gidemiyor. Oysa onlar 68 kuşağı, Cumhuriyetin nadide çiçekleri, herkesten iyi eğitilmiş, aydınlık ve üreten insanlar. Bir başka kesim daha var: Camiler ibadete açıldı ama 65 yaş üstüne yasak. Oysa gerçek cami cemaati onlar. İlk cuma, gençler avluda namaz kılarken içeri alınmamış bir yaşlı amca, dışarıda, parmaklıkların arkasında, bükemediği dizleriyle çökmüş, camidekilere bakarak ağlıyordu. Ben de ağladım! Bize çok haksızlık yapıldı bu ülkede ama ona böylesi ilk kez yapılıyor ve nedenini hiç anlayamıyor! Ah bu CeHaPe, yine mi kapamıştı camileri ne?

Dışarıda virüs var!

Bu arada, yeni normal var ya, sokaklar eskisinden beter. Maskeler çenede, sosyal mesafe hak götüre. Bir an önce 65 yaş üstü için hafta içi özel saat düzenlemesi yapılmalı, arabalarını kullanabilmeli, banka, devlet dairesi vb. kendileri için ayrılan saatlerde gidebilmeli, parkta, deniz kenarında yürüyebilmeliler. Yoksa zorunlu değilseniz, sağlık açısından tam da şimdi, virüsten saklanmakta yarar var! Sokakta kol geziyor! Geldi mi çok can yakıyormuş, doktorlar yalvarıyor emeklerimiz boşa gitmesin diye!



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları