*Maltepe’yi nasıl anlatırsınız?
Maltepe benim için bir ilçeden çok daha fazlası. Dört yaşımdan beri Maltepe’de yaşıyorum. Çocukluğumun, gençliğimin, ailemin ve bugün taşıdığım sorumluluğun adı. Deniziyle, sahiliyle, Başıbüyük Ormanı’yla çok özel bir coğrafyaya sahip. Hem şehir hayatının içinde olup hem de doğayla temas edebildiğiniz nadir yerlerden biri. Göçle büyümüş bir ilçe olduğu için kültürel çeşitliliği çok zengin, en büyük gücü de bu çeşitlilikten doğan dayanışma kültürü.
*Bu bağ sizi Maltepe Belediye Başkanlığı’na aday olmaya nasıl taşıdı?
En büyük motivasyonum Maltepe’ye duyduğum aidiyet ve sorumluluk duygusu. Burası benim evim. Mimar olarak meslek hayatım boyunca kentleşme, çarpık yapılaşma ve deprem riski gibi konularla mücadele ettim. Bu bilgi birikimini Maltepe’de halkçı, şeffaf ve katılımcı bir belediyecilik anlayışıyla hayata geçirmek istedim. Dayanışmanın güçlendiği bir Maltepe hayaliyle bu göreve talip oldum. Bu sorumluluğu büyük bir sevgiyle taşıyorum.
*Göreve gelir gelmez mahalle toplantıları yaptınız. Bu toplantıların somut karşılığı oldu mu?
Oldu, hem de çok. On sekiz mahallemizin tamamında komşularımızla bir araya geldik. Bu toplantılar bizim için katılımcı belediyeciliğin en somut hali.
Sorunları yerinde dinledik, önerileri birlikte tartıştık. “Yol Arkadaşım Maltepe” projesi bu toplantılardan doğdu. Bunun yanında mahalle evlerinin yaygınlaştırılması, yeni sosyal tesisler, park yenilemeleri ve kreş planlamaları da yine bu buluşmaların sonuçları arasında.
*Sosyal adalet ve kent hakkı sıkça vurguladığınız kavramlar. Bu alanda hangi adımları attınız?
Sosyal adalet bizim için vazgeçilmez bir ilke. Yerel Eşitlik Eylem Planı’yla bu anlayışı sistematik hale getirdik.
SEDEM üzerinden ücretsiz psikolojik ve sosyal destekler sunuyoruz. Açık Dolap Mağazası, kreşlerde dar gelirli ailelere öncelik, eğitimde ve sporda fırsat eşitliği gibi projelerle dayanışmayı gündelik yaşamın parçası haline getirdik Sporun erişilir olması noktasında Yalçın Kızılay Spor Salonu’muzdaki çalışmaların dışında; Cevizli Spor Tesisi’ni hizmete açarak, web sitemiz üzerinden çevrimiçi randevu kolaylığı sağladık.

Sıkça vurguladığımız bir diğer kavram “kent hakkı”. Maltepelilerin kaynaklarını, Maltepeliler için ve Maltepelilerle birlikte doğru ve adil bir şekilde kullanmak. Bu düşünceyle hayata geçirdiğimiz Halk Marketler ve Maltepe Mekânlar gibi projelerle dayanışmayı gündelik yaşamın parçası haline getiriyoruz. Üreticiden tüketiciye doğrudan gıda ulaştırıyor, komşularımızın uygun fiyatlarla temel ihtiyaçlara erişimini sağlıyoruz. Yine aynı düşüncenin en somut adımlarından biri olarak mahalle evlerimizi komşularımızın hizmetine sunduk. Feyzullah Mahalle Evi’miz ve Küçükyalı Mahalle Evi’miz fiziki birer binadan çok daha fazlası.
*Mevcut hizmetlerde hangi yenilikleri yaptınız?
Devraldığımız hizmetleri korumakla yetinmedik, güçlendirdik. Açık Dolap’ı daha işlevsel hale getirdik, Dönüşüm Atölyesi oluşturduk. Küçükyalı Tıp Merkezimizi yapay zeka destekli modern cihazlarla yeniledik, çevrimiçi randevu sistemini başlattık. Spor hizmetlerimizdeki branş sayısını artırdık, sporu ve kültür sanatı erişilebilir hale getirdik. Temizlik filomuzu büyüttük, altyapı, park yenilemeleri ve asfalt çalışmalarını hız kesmeden sürdürdük. Tüm bu yenilikleri halk odaklı bir anlayışla hayata geçirdik.
*Görev sürenizin sonunda nasıl bir Maltepe hayal ediyorsunuz?
Daha güvenli, daha yeşil, daha eşit ve daha dayanışmacı bir Maltepe. Kimsenin yalnız kalmadığı, çocukların umutla, gençlerin güvenle baktığı, mahalle kültürünün yaşadığı bir ilçe. “Maltepe’de yaşam var” dedirten bir ilçe.
*Maltepe’de yaşamak için tek bir neden istense cevabınız ne olur?
Maltepe’de yaşamak için tek bir neden istense, cevabım çok net olur: Komşuluk ve dayanışma. Burada insanlar birbirini tanır, selam verir, dertleşir, yardımlaşır.
Göçle büyümüş bir ilçe olmamıza rağmen, o sıcak mahalle kültürü hâlâ yaşıyor. Bir komşunuz zor durumdaysa kapısı çalınır, bir çocuğun sevinci paylaşılır, bir yaşlının yalnızlığı unutulmaz. Denizi var, ormanı var, manzarası var evet... Ama asıl güzelliği, insanları. Maltepe’de “yaşam var” derken tam da bunu kastediyorum: İnsanların birbirine dokunduğu, yalnız bırakmadığı, birlikte güldüğü, birlikte mücadele ettiği bir yaşam. İşte bu yüzden Maltepe bir ilçe değil, bir yuva.
Ve bu yuvayı hep birlikte daha da güzelleştirmek için çalışıyoruz.
*Maltepelilere bu süreçte vermek istediğiniz en güçlü mesaj nedir?
Birlikte çok daha güçlüyüz. Zor günler geçirdik, geçirmeye devam ediyoruz ama hiçbir zaman umudumuzu kaybetmedik. Dayanışmamız, komşuluğumuz, birbirimize sahip çıkmamız bizi ayakta tutan en büyük gücümüz. Maltepe’de “yaşam var” dedik ve bunu hep birlikte kanıtladık.
Pes etmek yok, umutsuzluk yok. Maltepe’nin geleceği bizim ellerimizde ve inanın, çok güzel olacak.
