Köşe Yazısı

A+ A-
Zafer Arapkirli

‘Tel maşa’ demokrasi

26 Nisan 2019 Cuma

Türk dilinin en yüksek seviyede yaratıcılık ürünü tabirlerindendir “tel maşa”… Uyduruk, çakma, dandik, taklit, işe yaramaz, adi, (hatta açık açık yazamayacağım ama) ses uyumu ile benzeş, “mukunduruk” gibi bir sözcükle eşanlamlı harika bir sıfattır.
Maşa, eğer telden imal edilmişse, bir halta yaramaz çünkü. Bir şeyi tutamazsın. Sadece kıldan tüyden şeyleri tutabilirsin ki, komik duruma düşersin.
Bizim demokrasimiz ve maalesef hukuk sistemimizi o hale getirenler, yani “tel maşa” eyleyenlerin utanması amacıyla bu kadar açık ve ayrıntılı bir tarif yaparak başladım.
Demokrasinin ve hukukun, “az biraz”ı, dandiği, uyduruğu, çakması hiçbir işe yaramaz. Var sanırsın ama yoktur. Eski tabirle “mücerret”tir. Yenilerin “sanal” dediği türden yani. Hani şu VR dedikleri, iri kıyım bir “kaynakçı gözlüğü” gibi gözlere takılan ve seni “aslında içinde olmadığın” bir dünyadaymış gibi gezdirip dolaştıran Virtual Reality âlemleri var ya. Tam da ondan. Benim demokrasi ölçütüm “ya yüzde yüz ya hiç”tir. Çağdaş insan, bunun yüzde bir eksiğine bile kendini layık görmemelidir.
Demokrasinin en önemli koşullarından biri de, “itiraz edebilme özgürlüğü” ile “adalet ve hukuktan eşit yararlanabilme hakkı”dır. Bir başka hayati koşul da, yukarıda sözünü ettiğim itiraz edebilme özgürlüğünün de “barışçıl olmak kaydı ile” herkes tarafından eşit kullanılabilmesidir.
Yani, “Ahmet’in itirazına cop- TOMA-kurşun-kelepçe-zindan, Mehmet’inkine ise anlayış ve hoşgörü” ile yaklaşılan toplumlarda, ortada ne demokrasi ne de hukuk kalır, ki buna biz “Tel Maşa Demokrasi” (TMD) diyoruz.
TMD’lerde iktidarı eline geçiren ideoloji, zümre, sınıf, parti ya da klik, kendisine yapılan itiraza sonuna kadar tahammülsüz, muhaliflerine karşı yapılan protesto, linç girişimi hatta cinayetlere bile “Pamuk Prenses” muamelesi yapacak derecede hoşgörülüdür.
TMD’lerde Taksim Meydanı’nda oturup çocuklara cinsel saldırıları protesto eden aydın ve duyarlı kadın tiplemesi “terörist”tir iktidarın gözünde. Ya da bir üniversitede bir masaya lokum koyup savaşı kınayan 4 tane genç talebe “vatan haini” olabilir bir anda.
Buna mukabil, TMD hâkim otoritesi ve o otoritenin “muhafızları”nın gözünde, bir ana muhalefet partisi liderinin hayatına kasteden “eli taşlı Osman”lar adeta birer “eli öpülesi peygamber” muamelesi görebilirler. TMD, işte bu “yumrukçu Osman”ın iklimi, onun habitatıdır. Buralar, en münbit topraktır onlar için. Otlanır otlanır saldırırlar. Saldırır saldırır otlanırlar muktedir TMD gardiyanlarının elinden.
Ezen, sömüren, saldıran, asan, kesen, tahrip eden, insanı, çocukları, hayalleri, doğayı katleden eller, tecavüzcü, hırsız (ama ne de olsa imanlı) alınlar öpülür TMD’lerde. Buna mukabil, yüreği insan ve vatan sevgisi ile dolu, okuyan, yazan, düşünen, barışsever, dikta sevmez, çalışan, doğayı esirgeyen, (ama en kötüsü de sorgulayan ve itiraz eden) kafalar kırılmalı, kelleler uçurulmalıdır.

Zor hayatlar
TMD’lerde yaşamak zordur. Ve TMD’lerde ölmek-öldürülmek çok kolaydır. Bir kıvılcıma bakar. İki salaş midibüse bindirilir kıtalar ve sevk edilir linç mahalline. Hiç fark etmez hedefin kim olduğu. Yeter ki “TMD standardına” aykırı olsun. Bugün bir gazeteci, yarın bir aydın, bir akademisyen, öğrenci, öteki gün bir siyasi parti lideri. “Vurun Kahpeye” romanının senaryosu ceplerde hazırdır sahneye konulmak için her daim.
Hazımsızdır TMD zihniyeti ve o sistemin gardiyanları. Görünürde, sandığa saygılıdır(!) mesela. Ama sadece, o sandıktan kendisi çıkarsa. Aksi durumda oyunu bozar, ağlar, tepinir, hadise ve maraza çıkarır. Kendini yer bitirir. Ülkeyi de.
Ve TMD insanı her daim “Barış, sevgi dostluk ve demokrasiden, adaletten” dem vurur. Hep de kutsal kitaplardan alıntı yaparak.
Utanmaz çünkü. Kutsal kitaplara gönderme yaparken çarpılmaktan da endişe etmez. Ne kuldan utanır ne de Yaradan’dan korkar.
Bir başkadır TMD’lerde yaşamak. Ve en çok da bu toprakların insanı tanır bu aşağılık sistemi.
Kendimize bunu layık görmeyelim.
İtiraz edelim.
Kısacası kendimizi aşağılamayalım.
“Onlar” bizi aşağılamaya kalkışsa da.

Tümü Zafer Arapkirli - Son yazıları

Buldozer kendini tahrip ederken 20 Eylül 2019 Cum
Haydi HDP’nin önüne!.. 13 Eylül 2019 Cum
Ben diyeyim ‘pej’, sen de ‘mürde’ 6 Eylül 2019 Cum