Köşe Yazısı

A+ A-

Momentum kırıldı

Paylaş
instela'da paylaş
09 Haziran 2015 Salı

AKP’nin, siyasal İslamın momentumu kırıldı. Momentumu HDP kırdı. Sosyalist hareket, bu seçimlerde HDP’yi destekleyerek, benim anımsadığım kadarıyla, siyasi dengelerin değişmesine ilk kez katkıda bulunabildi. HDP eş genel başkanlarının seçim sonuçları üzerine yaptıkları konuşmalar HDP’nin yeni halkçı bir “tarihsel blokun” partisi olmaya aday olduğunu gösterdi.

Yeni ‘gerçeklik’
Pazartesi sabahı yeni bir gerçekliğe uyandık. Bu yeni gerçeklik, yeni olasılıkları önümüze koyduğu gibi tehlikeleri de beraberinde getiriyor.
AKP liderliğinin gerçeklikle sorunu olduğunu, aşamadıkları, neden aşamadıklarını anlayamadıkları engellerin yarattığı gerginlikler karşısında sürekli fantezilere sığındıklarını birçok kez vurguladık. Başbakan’ın balkon konuşması da AKP’nin bu özelliğinin mükemmel bir örneğiydi. Başbakan, hemen her yerde, toplam olarak da yüzde 20 gibi sarsıcı bir oranda oy kaybetmiş olmanın şokuyla attı tuttu, tehditler savurdu, yola devam ediyoruz, izin vermeyeceğiz dedi. Başbakan adeta bir kitle partisine değil, bir küçük sektin taraftarlarına konuşur gibiydi.
Kimi entelektüellerin de bu kadar olaydan, seçim kampanyalarından sonra AKP’nin ilk dönemindeki fantezilerini hâlâ terk edemediklerini görmek, gerçekten üzücüydü. Bunlar, yaşadıklarının anlamını kavramaktan uzak, “AKP’nin fabrika ayarlarına” dönmesi gerektiğini söylüyor. Hâlâ karşılarındaki şeyin, ilk dönemde iktidara gelebilmek için, dışındaki kesimlerin, düzeneğini kurcalamalarına katlanan; iktidara geldiğine inandığı anda, hızla “fabrika ayarlarına” dönen bir yapılanma olduğunu bir türlü anlayamıyorlar.

Bunlara karşılık gerek
Diyarbakır’da yaşanan katliam girişiminden sonra, gerekse de seçim sonuçları üzerine yaptıkları konuşmalar, yeni gerçekliği en iyi HDP liderliğinin kavrayabildiğini gösteriyordu. HDP kendi gücünün ve zayıflıklarının bilincinde olan, dolayısıyla gidebileceği yönü doğru biçimde tasarlamaya daha yatkın bir parti izlenimi veriyordu. HDP’nin bir taraftan emekçi kesimlere, farklı kültür ve yaşam biçimlerine yaptığı vurgu, diğer taraftan da gelecekte tüm Türkiye’yi yönetmeye talip olması, onun yeni bir “tarihsel blok”un temsilcisi olabileceğini düşündürüyor.
Bu seçimlerin bir sonucu AKP’nin momentumunun kırılmasıysa ikinci sonucu de bu momentumu HDP’nin kırmış olmasıdır. Yeni gerçekliğin en önemli özelliği bence budur.

Olasılıklar ve riskler
HDP’nin Batı’da aldığı oylara bakarak Gezi’de açığa çıkan enerjinin HDP’ye yöneldiğini söylemek olanaklı. Bu enerjinin HDP’ye yönelmesi, yeni bir “tarihsel blok” olasılığını gündeme getiriyor. Ancak bu inşa edilmesi gereken bir bloktur. Henüz yalnızca bir potansiyel olarak vardır. Şimdi başlayacak olan siyasi süreç, koalisyon pazarlıkları, bunların içinde HDP’nin benimseyeceği tutum ve söylem, potansiyel olanın gerçekliğe dönüşebilme olasılıklarına önemli katkılar yapabilir. Düşük bir olasılıkla da olsa, tam aksi bir durum da söz konusu olabilir.
HDP’nin kendi özgün çıkarlarının cazibesine kapılarak, yeni hükümeti AKP’nin kurmasına olanak vermesi yalnızca büyük bir düş kırıklığı yaratacaktır. HDP’nin, dün, DYP’yle koalisyon kuran SHP’nin, İngiltere’de Muhafazakâr Partiyi iktidara taşıyan Liberal Parti’nin deneyimleri üzerinde düşünmesi yararlı olabilir. Bu noktada sosyalist hareketin HDP’ye yönelik eleştirel ama yapıcı bir tutum benimsemesi gerekiyor.
Şimdi “kanaat önderleri” CHP’yi “ideolojik” olmadığı, kendini ekonomik reformculukla sınırladığı için tebrik ediyor, bu yolda devam etmesini istiyorlar. Bence, bu tutum da yeni gerçekliğe uygun değil: CHP toplumun kültürel değişim boyutunu görmezden geldiği için yerinde saydı.
Yeni Meclis’teki, partilerinin, komisyonlarda işbirliği AKP’yi dağıtacak dinamikleri harekete geçirebilir. AKP liderliği bunun farkındadır. Muhalefetin meşruluğunu tanımadığını, yasaları umursamadığını seçimlerden önce birçok kez kanıtlayan AKP’nin bu yeni gerçekliğe direnmek için çeşitli maceralara kalkışma, en radikal kesimleri harekete geçirmeyi deneme olasılığı da vardır. Şimdi yeni bir gerçeklik var ama ne kadar süreceği belli olmayan, yeni, çok tehlikeli bir dönemin başladığı da bir gerçek.

Tümü Ergin Yıldızoğlu - Son yazıları

Yine ‘Yeni Gerçeklik’ üzerine 22 Mayıs 2017 Pzt
Hegemonyalar çarpışınca... 18 Mayıs 2017 Per
Seçmen ve ekonomik kaygıları 15 Mayıs 2017 Pzt