Kemal Kılıçdaroğlu, iktidarın kurduğu rejim ve yaptığı yanlışlar sayesinde kazanacağı beklenen bir seçimi, yitirince kendi genel başkanlığı zamanında seçilmiş delegeler tarafından beş nedenle değiştirildi.
1) Kazanacağı beklenen bir seçimi yitirmiş olması ve bunun yarattığı büyük düş kırıklığı.
2) Partiyi sağa kaydırmasına ve kritik kararlarda iktidarın yörüngesine girmesine rağmen kendisine “kerhen” verilen desteğin, seçim kaybedilince, öfkeye dönüşmüş olması.
3) Bir yıl sonra yapılacak olan yerel seçimlere, seçmenin bu tepkileriyle gidilmesi halinde, büyük bir yenilgi yaşanacağı ve İstanbul’un bile kaybedilebileceği kaygısı.
4) Ekrem İmamoğlu’nun toplumda ve CHP’liler arasında Kılıçdaroğlu’ndan daha fazla desteğe sahip olması.
5) Kılıçdaroğlu’nun sağcı parti mensubu olan 38 kişiyi CHP listelerinden Meclis’e sokmuş olması.
***
Aslında bütün bu nedenler, Kılıçdaroğlu’nun şahsına yönelik olduğundan, İmamoğlu-Özel, ciddi bir ideolojik farklılık iddiası olmadan liderlik değişimini gerçekleştirdi.
Nitekim Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı sırasında yaptığı yanlışları sürdüren Özel-İmamoğlu ikilisi, “Yumuşama” ve “Normalleşme” adları altında İktidarın yörüngesinde olan politikaları bir süre devam ettirdi.
Fakat İktidara karşı olan seçmen tepkisi o denli güçlüydü ki Kılıçdaroğlu’na yönelik öfke engelinden kurtulmuş olan CHP, yerel seçimlerde birinci parti oldu.
İşte o zaman İktidar, bitmiş olan siyasal ömrünü uzatmak için hem “Açılım” hem de “CHP üzerinden Anayasa’ya Darbe” girişimlerinin düğmelerine bastı.
İmamoğlu-Özel ikilisini uyandıran ve tepki olarak Özel’in liderlik yeteneklerini sergilemesine yol açan diyalektik, İktidarın CHP’ye olan bu saldırılarıdır.
***
İktidarın Cumhuriyet Rejimi’ne, Anayasa’ya ve CHP’ye karşı yaptığı saldırılara karşı Özgür Özel’in sergilediği enerjik ve başarılı direnişin diyalektiği yani karşıt hamlesi ise İktidarın “Mutlak Butlan” kararı ve Kılıçdaroğlu’nu yeniden sahneye sürmesidir.
CHP’deki lider değişikliği ideolojik bir nitelik taşımadığı için, İktidar yörüngesindeki sağcılık, tarikatçılık, etnikçilik ve Osmanlıcılık yeniden, Kılıçdaroğlu’nun dünkü Osmanlı konuşması ile Özel-İmamoğlu yönetimine karşı gündeme getirilmeye başlamıştır bile.
***
Emperyalizmin ve İktidarın hesaba katmadığı öğe, CHP’li örgüt ve seçmenlerin siyasal birikimi ve zekâsıdır:
Her ne kadar ödül ve ceza yöntemi, bütün aileye hapis ve malların müsaderesi cezası ile para ve makam ödülü olarak kullanılıyorsa da gerek seçmen gerek örgüt, bütün bu olup bitenlerin farkındadır ve tepkileri gittikçe artmaktadır.
Nitekim, Kurultay’da Kılıçdaroğlu’nun kaybetmesi ve İmamoğluÖzel’in kazanması da bu bilgi birikiminin ve bu siyasal zekânın oluşturduğu “bilincin” bir sonucudur.
Üstelik Özel, başlangıçtaki yanlışlarına rağmen, bir yılda yüz mitingle kitleleri harekete geçirebilme yeteneğini kanıtlamış ve enerjisiyle toplumda bir umut uyandırabilmiştir.
Dilerim, Kılıçdaroğlu’nun hatalarını tekrarlamaz!
***
Bu kavga, son tahlilde, millet ile milletin kendisine hizmet için seçtiği iktidar arasında olan bir kavgadır:
Tarih ve bilim, bu kavgayı, er geç mutlaka milletin kazanacağını göstermektedir!