Zorbalar ve kurbanları
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Zorbalar ve kurbanları

11.09.2015 08:29
Güncellenme:
Takip Et:

Şiddet ve kötü davranış özünde toplumda var olan ve giderek artan eşitsizliklerden kaynaklanır. Zorba ve kurban arasında büyük bir güç dengesizliği söz konusudur. Devlet ve sistem bu eşitsizlikleri gidermek, güçsüzü korumak zorundadır.

Şiddet ve kötü davranış en önemli halk sağlığı ve sosyal çevre sorunudur. Aile, eş, aile bireyleri, meslektaşlar, bireyler ve grupları kontrol edebilmek için kurulmak istenen baskı, zorbalık ve eziyet davranışlarının tümünü kapsar.
Bireyin sağlık ve iyilik durumunu derinden etkiler ve kötüleştirir. Özünde toplumda var olan ve giderek artan eşitsizliklerden kaynaklanır.

Güç dengesizliği
Zorba ve kurban arasında büyük bir güç dengesizliği söz konusudur. Devlet ve sistem bu eşitsizlikleri gidermek, güçsüzü korumak zorundadır. Martin Luther King’in sözüdür: “Yasanın, birinin beni sevmesini sağlayamayacağı doğru olabilir, fakat o adamı beni linç etmekten alıkoyabilir ki kanımca önemli olan da budur.”

Şiddet birbirini çağırır
Devlet ve yasalar söz konusu görevi yerine getirmezse toplum kanamaya başlar ve açılan yara yüzyıllarca kapanmayabilir. Değişik şiddet biçimleri birbirini çağırır ve güçlendirir. Fiziksel, cinsel, duygusal, ruhsal, inançsal, kültürel şiddet, sözel taciz, ekonomik taciz ve ihmal gibi şiddet ve kötü davranış türleri birbirlerine ortam hazırlar.
Bunların herhangi birinin hafife alınması diğerlerinin yeşerip büyümesine olanak sağlar. Fiziksel ve cinsel şiddet kavram olarak iyi bilinir. Fiziksel şiddet itme, çekme, çimdiklemeden cinayete kadar uzanan kötülükler yelpazesidir. Cinsel şiddet neredeyse her günün konusu oldu.
Duygusal şiddet birinin kendini değersiz, aptal vb. hissetmesine yönelik söz ve davranışlardır. Lakap takmadan alay etmeye, belli bölge ve koşullarda yaşamaya zorlamaktan sınır dışı etme tehdidine ve haksız suçlamalara kadar çok değişik biçimleri vardır.
Ruhsal şiddette kontrol sağlamak üzere korku ve tehdit kullanılır.
Ailesi ve kendisinin can ve mal güvenliğine yönelik tehditler, iftira atma, suçlanmasına neden olacak tuzaklar kurma, sosyal yalıtım vb. yöntemler kullanılır. Yasal düzenlemelerle sahip olduğu özlük haklarının kısıtlanması da bu türdendir.

İnançsal şiddet
İnançsal şiddette kişi ve grupların baskılanması, yönlendirilmesi ve kontrolü için inançlarından yararlanılır. Kişilerin inançlarının aşağılanması, bunlarla alay edilmesi, inançları ile ilgili yakıştırmalar ya da tersi; inançların kişisel çıkarlar için istismarı bu tür şiddet yaklaşımlarının birkaçıdır.

Kültürel şiddet
Eğer kişi ve toplumlar kültür, inanç ve geleneklerin parçası olan uygulamalardan zarar görüyorsa kültürel şiddet söz konusudur. Namus ve töre cinayetleri böyledir. Eski çağların cadılık suçlamasından yanlış kişiyi sevmenin namus meselesi sayılmasına kadar birçok durumla ilgili şiddet bu gruba girer.
Sözel tacizde kişi ve gruplara zarar vermek amacıyla ister sözlü ister yazılı olarak dil kullanılır. Ekonomik taciz çağdaş bir yağmacılık biçimidir. Kişinin onayı olmaksızın ekonomik kaynakları kontrol edilir ya da sömürülür.
Taşıyamayacağı ekonomik yükler altına sokulur. Eğitim ve iş olanakları kısıtlanır. Mesleğinde yükselmesi sözgelimi aşama sınavlarını geçmesi hatta bu sınavlara girmesi engellenir.

Linç göreneğe dönüşüyor
Bir toplumda bu uygulamalar gündemden düşmüyor, neredeyse çığ gibi büyüyorsa linç kültürü yaratılmaya çalışılıyordur. Birilerinin sırtı sıvazlanıp hem savcı, hem yargıç hem cellat olma cesareti veriliyordur.
Bu kültür kolayca eyleme dönüşür ve yeni kuşaklar için “görenek” haline gelir. O toplum terör ve kötülük örgütleri için insan kaynağı olmaya başlar.
Bu nedenle şiddet ve tacizin her türü, veba salgınından çok daha tehlikeli bir halk sağlığı sorunu olarak kabul edilmelidir.  

Prof. Dr. Çağatay Güler H.Ü. Tıp Fak. Halk Sağlığı AD

Yazarın Son Yazıları

Asya üretim dengelerinde yeni dönem - Gözde Dizdar

Bangladeş’te bugün yapılacak genel seçimler, yalnızca iç siyaseti ilgilendiren bir gelişme değil; güney ve güneydoğu Asya’daki üretim ve ticaret dengeleri açısından da yakından izlenen bir sürece işaret ediyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Şiddet sarmalındaki çocuklarımız - Mustafa Gazalcı

Şiddete uğrayan, sömürülen çocuklara geçen günlerde bir de acımasızca öldürülen çocuklar eklendi.

Devamını Oku
12.02.2026
Başkanların serüveni… - Celal Ülgen

Ülkemizde daha önce eşi görülmemiş bir belediyeler krizi yaşanıyor.

Devamını Oku
11.02.2026
Kamusal aklın kurumları - Serhat Saatci

Türkiye’de kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları uzun süredir siyasal tartışmaların merkezinde yer almaktadır.

Devamını Oku
10.02.2026
Grönland iklimi - Hakan Reyhan

2015 yılından bu yana (Paris İklim Zirvesi’yle başlayan süreçte) küresel ısınma sorununun çözümü için dünya ülkeleri açısından büyük bir uyanış yaşandığı düşünülüyordu.

Devamını Oku
10.02.2026
'İktidarın kara düzeni dağılacak!'

“Reform yılı” hayırlı, uğurlu olsun. İktidarın açıkladığına göre 2026, “reform ve şahlanış” yılı olacakmış.

Devamını Oku
09.02.2026
Direnenler ve pijamasıyla oturanlar - Erdal Atıcı

Dünya tarihinde, bugün olduğu gibi adalet kılıcının kırıldığı, insan özgürlüklerinin kısıtlandığı, baskının, zulmün, haksızlığın ve hukuksuzluğun topluma egemen olduğu dönemler görülmüştür...

Devamını Oku
09.02.2026
Sorumlular ve sorumsuzlar - Erdal Celal Aksoy

6 Şubat 2023 tarihinde, saat 04.17’de Kahramanmaraş ili Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğünde ve Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğünde depremler meydana gelmiştir.

Devamını Oku
07.02.2026
Deprem ve ordunun unutturulan gücü - Cumhur Utku

6 Şubat 2023’te meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki deprem, 11 ilimizi etkileyerek resmi rakamlara göre 53 binden fazla kişinin ölümüne, 107 binden fazla kişinin yaralanmasına ve yaklaşık bir milyon evin yıkılmasına yol açtı.

Devamını Oku
06.02.2026
Deprem dersleri - İbrahim Berksoy

42 yıllık kısa ömrüne yaşama ilişkin birbirinden ilginç düşünceler sığdıran Danimarkalı felsefeci Kiergagaard’ın şu sözü hiç aklımdan çıkmaz: “Yaşamı ileri dönük yaşar, geriye dönüp anlarız.”

Devamını Oku
06.02.2026
Modern toplumun temel ilkesi: Laiklik - Arif Anıl Öztürk

Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin en temel ortak paydalarından biri olan laikliğin anayasaya girişinin 89. yıldönümündeyiz.

Devamını Oku
05.02.2026
Kronikleşen hastalık - Kadir Serkan Selçuk

İktidarın bir süredir devam eden “sorunları çözememe hastalığı” artık kronikleşti.

Devamını Oku
05.02.2026
Meşruiyet üzerine - Doğan Soyaslan

Meşruiyet siyasi ve hukuki anlamlarda kullanılır.

Devamını Oku
04.02.2026
BALATRO - A. Celal Binzet

Doğrusu bir sözcüğün günlük dildeki anlamı dışında ne denli yoğunluk içerdiğini öğrenmek hiç de kolay olmadı.

Devamını Oku
04.02.2026
Liyakat meselesi: Mine–öz–sinir hattı - Roşan Orhan

Türkiye’de bazı sorunlar vardır; bağırmaz, çağırmaz, ilk bakışta can yakmaz.

Devamını Oku
04.02.2026
Kalınlaşan müfredat, güçsüzleşen çocuklar - Abdullah Yüksel

Eğitim sistemimizde ilginç bir denklem var: Müfredat kalınlaştıkça çocuklar inceliyor.

Devamını Oku
03.02.2026
Eczane kapısı kilitli! - Avni Kurtuldu

Türkiye’de eczane açmak, artık mesleki bir tercih değil; talih işi.

Devamını Oku
03.02.2026
Devletler ve çıkarları üzerine - ABDULLAH KEHALE

Bugün Suriye’de Kürtler özelinde olanları daha iyi anlayabilmek için biraz geriye gitmekte ve yakın tarihte Irak’ta yaşanan olaylara bakmakta yarar var.

Devamını Oku
02.02.2026
Emekle yeşeren bir ağacın gölgesi - OKAY TAŞLI

Cumhuriyet bir tarih değildir yalnızca; her gün yeniden kurulan bir vicdandır.

Devamını Oku
02.02.2026
Kuvvetler tek elde toplanırsa... - Mahmut Aslan

Muammer Aksoy’un evinin önünde katledilişinin üzerinden 36 yıl geçti.

Devamını Oku
31.01.2026
Süt sağlığımız ve geleceğimiz - Mücteba Binici

Çocukluğumda Karacabey’in Fevzi Paşa köyünde hem tarım hem de hayvancılık yapılırdı.

Devamını Oku
30.01.2026
‘Türkiyelilik’ söylemi kimleri dışarıda bırakır? - Prof. Dr. Utku Yapıcı

“Türk, Kürt, Laz, Çerkes...” On yıllardır bu sözcükleri art arda belirli bir sıraya göre saymak, çoğulcu olmanın temel gereklerinden biri olarak sunuldu.

Devamını Oku
30.01.2026
Felaket kapitalizmi kıskacında - Esen Erol

Günümüzde neoliberal düzenin bizi sarıp sarmaladığı hepimizce malum.

Devamını Oku
29.01.2026
Toplum çocuklarını neden koruyamaz? - Özkan Yıldız

Geçtiğimiz haftalarda, “yan bakma” gerekçesiyle, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan, Türkiye’de çocuklar arasında suç ve şiddetin ulaştığı ürkütücü eşiği gösteren çarpıcı bir örnek olarak kayda geçti.

Devamını Oku
29.01.2026
Suriye’de neler oluyor? - Nejat Eslen

ABD’de strateji geliştirme yöntemi öğretisinde üç ana unsurun esas alınması gerektiği ifade edilir...

Devamını Oku
28.01.2026
Üniversitelerde bitmeyen sorunlar - Kaya Özgen

Üniversitelerimizde büyük sorunlar yaşandığı biliniyor.

Devamını Oku
28.01.2026
Atatürk, üç kadın ve Hatay - Ülgen Zeki Ok

Kişisel gelişime hevesli gençler, bu amaca yönelik rehber kitaplar yerine, Atatürk’e yakın insanların yazdığı anı kitaplarını okumalılar.

Devamını Oku
28.01.2026
Çöküşü yönetenler - Doğan Sevimbike

Davos’ta bu yıl dile getirilenler, artık “gelecek vizyonu” ya da “reform çağrısı” olarak okunamaz.

Devamını Oku
27.01.2026
Trump siyasi havayı geriyor - Taner Baytok

Büyük küçük birçok ülkenin gündeminde ilk sırayı işgal eden açlık, fakirlik, geçim sıkıntısı yerini daha da önemli başka risklere terk etti.

Devamını Oku
27.01.2026
Cüzzamla Savaş Derneği 50 yaşında - Prof. Dr. Ayşe Yüksel

Yarım asır önce, ülkemizde belki de yalnızca Verem Savaş Derneği’nin olduğu günlerde, bu dernekten de destek alarak Cüzzamla Savaş Derneği’ni kim kurdu?

Devamını Oku
26.01.2026
Hukuksuzluk diz boyu… - Av. Erol Ertuğrul

Ünlü İtalyan fizikçi Galileo, “Dünya dönüyor” dediği için engizisyon mahkemesi tarafından 1632 tarihinde yargılanmış ve yaşam boyu hapis cezası ile cezalandırılmıştı.

Devamını Oku
26.01.2026
Kurtulma olasılığını da düşündüler - Mustafa Yıldırım

Tevhid, Ekim 1991’de “İslami Direniş ve Parti” başlıklı bildiriyle kendilerini, “Türkiye’deki tağuti Kemalist rejime karşı olan Müslümanlar” olarak tanıttı; “mevcut rejime karşı mücadele verecek bir hareketin” yapılanma ilkelerini, madde madde açıkladı.

Devamını Oku
25.01.2026
Yönetenler, yüreklendirenler - Mustafa Yıldırım

Humeyni, Kuran için savaşı, bireyleri öldürmeyi emreden çağlar sonrasının yeni halifesi olarak saygı, sevgi kazanıyor; dünya Müslümanlarının tek önderi olduğunu gösteriyordu.

Devamını Oku
24.01.2026
UMUT o duvar yıkılıncaya kadar devam edecek

Türkiye’nin yakın dönem siyasi tarihinin en kritik kırılma noktalarından biri, 24 Ocak 1993’te gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun Ankara’da evinin önünde hunharca ve kalleşçe öldürülmesiydi.

Devamını Oku
24.01.2026
Kara bir tarih: 24 Ocak - Hilmi Taşkın

24 Ocak 1993 günü Ankara’da aracına yerleştirilen bomba ile katledildi Uğur Mumcu.

Devamını Oku
24.01.2026
Tarihsel mezhepçi zihniyet - Neval Oğan Balkız

Leyla Şahin Usta, bir milletvekili ve aynı zamanda AKP grup başkanvekili.

Devamını Oku
22.01.2026
Psikolojik sermaye - Banu Özkan Tozluyurt

Bugünün dünyasında çocuklarımızı en çok neyle ölçüyoruz?

Devamını Oku
22.01.2026
Stratejik akıl ve politik alan - Başar Yaltı

Generallerin sanatı olarak bilinen strateji, askeri bir terim olmakla birlikte artık yaşamın hemen her alanında, özellikle de politik alanda kullanılan bir kavram haline geldi.

Devamını Oku
21.01.2026
Gazze’ye kim çöktü? - Ufuk Saka

Her şey küresel sermaye ittifakı adına İngiliz hükümetinin, ta 1848 yılında bir genelgeyle Filistin’deki konsoloslarını Yahudilerin himayesine vermesiyle başlamıştı.

Devamını Oku
21.01.2026
İktidarın meşruiyet sorunu - Kadir Serkan Selçuk

2002 genel seçimlerinde AKP yüzde 34 oy aldı.

Devamını Oku
21.01.2026