Çiğdem Toker

Zafer Havaalanı ve tabandaki vergiler

08 Haziran 2018 Cuma

Zafer Havaalanı, AKP iktidarının, Yap-İşlet-Devret (YİD) yöntemiyle yaptırdığı projeler arasında vergilerimizi en fazla çarçur eden yatırımlar arasında ilk sıralarda yer alıyor.
Türkiye’nin ilk bölgesel havalimanı (Kütahya-Afyon-Uşak) olarak tanıtılan projeyi 50 milyon Avro yatırım bedeliyle 3. Boğaz Köprüsü’nün iki ortağından biri olan İçtaş yaptı.
Zafer Havalimanı’nı işleten İçtaş ile yapılmış YİD sözleşmesi 2044 yılında sona erecek.

***

Bir buçuk yıl önceki bir yazımda, Zafer’deki yolcu sayısının, devletçe garanti edilen sayının yüzde 10’una bile ulaşmadığını belirttim. Sayıştay raporuna göre, şirkete garanti bedeli olarak 5 milyon Avro ödendiğini yazdım.
O rakam 2015’e ilişkindi.
TGRT yayınına çıkan Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in “Vergileri tabana yayacağız” dediğini okuyunca, bizim tabandan bir grup müteahhit hesabına aktarılan vergi verilerini güncelleme zamanının geldiğini fark ettim.

***

Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nin (DHMİ) 2016 yılı hesaplarını denetleyen Sayıştay’ın hazırladığı denetim raporu durumun giderek vahimleştiğini belgeliyor.
2012’de hizmete açılan Zafer Havalimanı’nda, devletin garanti ettiği yolcu ile gerçekleşen yolcu sayısı arasındaki fark uçuruma dönüşmüş. Bu uçurum da müteahhit firma İçtaş’a devletçe ödenen faturanın kabarması anlamına gelmiş.

***

Rapordan aktaracağım şu tablo, iç ve dış hatları içeren toplam verilerden oluşuyor:

Zafer Havalimanı için müteahhide garanti edilen yolcu sayısının, sadece yüzde 4’ünün gerçekleşmiş olmasının ne kadar büyük bir öngörüsüzlük olduğu apaçık ortada. Kim bilir öngörüsüzlük, belki de nazik bir ifadedir. Devlet aygıtını yönetenlerin halkın aleyhine sonuçlanacak bir tahmini bu kadar kolay yapamaması gerekir çünkü.
Düşünün ki, 2012-2016 sonuna kadar 4 milyon 73 bin 181 yolcu garanti edeceksiniz.
Fakat bırakın milyonları, yüz binleri, bu sürede oradan seyahat eden yolcu sayısı sadece 170 bin 534’te kalacak.
Ve bunun karşılığında sanki tersini başarmış gibi İçtaş’a yaklaşık 21 milyon Avro ödeyeceksiniz.
Zaten Sayıştay raporunda da bu rakamlarla ilgili şöyle denilmiş:
“...Zafer Havalimanı’nın henüz gerektiği gibi çalışmadığını ortaya koymaktadır. Bu durumun süreklilik arz etmemesi için gerekli çalışmalar yürütülmeli ve kademeli olarak uçak ve yolcu trafiğinin artırılmasına yönelik teşvik edici ve özendirici tedbirler alınmalıdır.”
Cevap olarak DHMİ’den ne mi gelmiş?

Efendim, ilk işletme yıllarında trafikler henüz oturmamış, yörenin bir yolcu potansiyeli varmış ama bu potansiyel havayolu şirketlerinin “hat açma” düzeyine henüz varmamış. Bu düzeye de iki şekilde varılırmış: Nüfus artış hızı ve “hükümetimizin” termal turizm politikaları sayesinde.
Biraz Nasrettin Hoca fıkrası gibi ama olsun değil mi?
Nasıl olsa “taban”ın ÖTV’yi, KDV’yi ödememe gibi bir seçeneği yok.
Hükümet termal turizmi geliştire dursun, biz vergilerimizi az daha tabana yayıp, iç hat yolcu başına 2, dış hat yolcu başına 10 Avro için İçtaş’a çalışmaya devam edelim.