Gençlerimizin geleceği kararmasın! - Prof. Dr. Güngör Evren
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Gençlerimizin geleceği kararmasın! - Prof. Dr. Güngör Evren

14.04.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Halkımız, özellikle geleceğimiz olan çocuklarımız ve gençlerimiz; ivedi çözüm bekleyen, fakat yıllardır çözüm umudu gözükmeksizin süren sorunların ağırlığı altında çok sıkıntılı günler yaşamaktadır.

Bilim dışı, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in deyimiyle rasyonel (akılcı) olmayan, uygulamalarla rayından çıkarılan ekonomik sistem nedeniyle, ulusumuzun önemli çoğunluğu açlık-tokluk noktasında geçim mücadelesi veriyor. Eğitimde “kindar ve dindar” kuşaklar yetiştirmeye yönelik laiklik ilkesini dışlayan çağdışı yaklaşımın sonucu olarak çocuklarımızın, gençlerimizin, dolayısıyla ülkemizin geleceği için tehlike çanları çalıyor.

Başta adalet sisteminde olmak üzere, sağlık, dış politika konularında yaşamsal sorunlar var. Bütün olumsuzluklar, Atatürk ilkeleri ve Cumhuriyetimizin kuruluş değerlerine dayanan laik, demokratik, hukuk ve sosyal devlet amacından sapan yönetim anlayışının sonucudur. Başka bir anlatımla, yaşadığımız ağır sorunların nedeni akıl, bilim ve çağdaşlığı esas alan Atatürk ilkeleri ve Cumhuriyetin kuruluş değerlerinden uzaklaşılmasıdır.

SORUNLAR VE GENÇLERİN ALGISI

Özetlenen olumsuzluklar tüm ağırlığı ve korkutuculuğu ile önümüzde dururken, son dönemde adeta bir düğmeye basılarak siyasal ve toplumsal ortamı iyice geren sorunlar üretilmiştir. 18 Mart’ta İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve 27 kişinin diplomaları 30 yıl önce alınmış ve iptal edildi. Şaşkınlıkla karşılanan bu durumda, gençler alacakları diplomaların güvence altında olmadığını akıllarından geçirmekte haksızlar mı?

Yaşanan olumsuzluklar nedeniyle çareyi yurtdışına gitmekte bulan genç doktorlara karşı, “Giderlerse gitsinler!” tepkisini gençler unutmamışlardır. Mustafa Kemal Atatürk’ün yetenekli gençleri yurtdışına eğitim için gönderirken söylediği “Sizi birer kıvılcım olarak gönderiyorum, alevler olarak dönmelisiniz” sözlerini de unutmazlar.

DUYARLIKLARI UYANDIRAN GELİŞMELER

19 Mart günü bir şafak operasyonu ile Ekrem İmamoğlu, gözaltına alındı, beş gün sonra iki farklı iddia (yolsuzluk ve terör) ile tutuklanarak Silivri’ye gönderildi. Tutuklanan kişi, 16 milyonluk İstanbul’un belediye başkanı ve önseçimde 15.5 milyon seçmenin oyu ile cumhurbaşkanı adayı olarak belirlenmiş Ekrem İmamoğlu’dur. İmamoğlu’nun İBB’deki çalışma arkadaşları ve bazı belediye başkanları da tutuklandılar.

Bütün bunlar, sessizce uzaktan izlenecek yaşamın olağan akışına uygun gelişmeler mi? Bu uygulamanın hukukla, demokrasiyle ve sağduyuyla bağdaşan bir yanı bulunmamaktadır. Dünya da bu gelişmeleri şaşkınlıkla izlemektedir. Ülkemizdeki ilk somut sonuç Merkez Bankası’nın, uzun sürede zorlukla toplanan rezervinden 30 milyar doların erimesidir.

Özgürlükleri ve demokrasiyi ortadan kaldıran, çok olumsuz ekonomik sonuçlar yaratacak, dolayısıyla toplumdaki huzursuzluğu ve mutsuzluğu derinleştirecek gelişmelerdir bunlar. Gençlerin enerjileri, coşkuları, hayalleri, beklentileri, duyarlı yürekleri ve tertemiz vicdanları ile bu olup bitenlere, duyarsız ve sessiz kalarak seyirci olmaları mı isteniyor? Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz” sözleri ile onlara verdiği görevi unutmamaları gençlerin ulusal sorumluluklarıdır.

ŞİDDET Mİ, ŞEFKAT Mİ?

Gençler anayasal demokratik haklarını kullanarak toplantı ve gösteri yürüyüşü yaptılar. Herhangi bir şiddet girişiminde ve yasaya aykırı davranışta bulunmadılar. Ancak izlediğimiz görsellerde onlara karşı, biber gazı uygulamaları ve acımasız sert müdahaleler insanın içini acıtan ve kabul edilemez nitelikteydi. 301 genç tutuklandı.

Bu gençler bayramı ailelerinden uzakta cezaevinde geçirdiler. Doğal olarak aileleri çocuklarının durumundan kaygı duyarak günlerini cezaevi önlerinde geçirdiler. Üniversitelerde öğretim ve vize sınavı dönemi başladı. Bu gençlerin öğrenim haklarının zarar görmemesi gerekir.

Hukukçular, son dönem tutuklamalarının uygun olmadığı, yargılanmaların tutuksuz olarak yapılmasının gerektiği görüşündedir. Lise öğrencisiyken okuduğum ve hiç unutmadığım bir söz var: “Şiddette yanılmaktansa şefkatte yanılmak yeğdir.” Bu yaklaşımın herkes için ve özellikle kamu hizmeti verenler için gerekli olduğuna inanıyorum. Ancak özellikle son yıllarda ülkemizde, insana, doğaya karşı sevgiyi, saygıyı, acımayı yok eden sert, hoyrat bir siyasal ve toplumsal iklim egemendir.

SEVGİYLE YÖNETMEK

Son günlerde de sevgi yoksunluğu ve acımasızlık örneklerine tanık oluyoruz. Genç sayılacak yaşta aramızdan ayrılan, sanatıyla ve duruşuyla çok sevilen yurtsever sanatçı Volkan Konak için bir müftünün utanılacak söylemi, kalp hastalığı nedeniyle cezaevi koşullarında hayati tehlikesi bulunan saygın bilim insanı Mahir Polat’a, tutuksuz yargılanması yerine, cezaevi hastane arasında gidip gelme eziyetinin yaşatılması, tutuklanan gençlerin, bazılarının ağır adi suçlularla aynı koğuşa konulması, ilaç gereksinimlerinin karşılanmaması bunlardan bazıları.

Gençlerimiz geleceğimizdir. Onların geleceklerinin aydınlığı ülkemizin aydınlığı olacaktır. Bu gençlerimizin yaşamlarında ve genç dünyalarında olumsuz izler yaratacak yanlışlıktan hızla geri dönülerek bir an önce özgürlüklerine kavuşmalarının sağlanması ulusal gerekliliktir.

Aslında son dönemde tutuklanan fakat tutuksuz yargılanmaları hukuken uygun olan başta gençler olmak üzere Ekrem İmamoğlu ve tüm siyasi tutukluların anayasal hak ve özgürlüklerin gereği olarak tahliye edilmeleri gergin ortamı bir ölçüde olsun rahatlatacaktır.

PROF. DR. GÜNGÖR EVREN

Yazarın Son Yazıları

MESEM ve çocuk işçiliği - Özgür Hüseyin Akış

Sanayi Devrimi’yle birlikte çocuk emeği üretim sürecinde ciddi bir biçimde yer almıştır.

Devamını Oku
12.01.2026
Emperyalizm, Venezuela ve demokrasi - Doğan Ergenç

3 Ocak 2026 günü ABD, Venezuela’ya saldırdı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini kaçırıp New York’a getirdi.

Devamını Oku
12.01.2026
Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Bir bilen’ - Kadir Serkan Selçuk

Türkiye’de seçmen tercihleri, genel olarak sorgulayarak, araştırarak değil geleneksel-ailevi bağların, yakın çevrenin veya bir lidere duyulan hayranlığın etkisiyle yapılır.

Devamını Oku
10.01.2026
Bir haydut devletin resmi: ABD - Doğu Silahçoğlu

Dünya egemenliğine soyunan ABD; uluslararası hukuka aykırı bir anlayışla ve geçmişteki sabıkasına uygun olarak yeni yılın ilk sabahında Venezuela’da haydutluğa soyundu.

Devamını Oku
09.01.2026
Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti...

Devamını Oku
09.01.2026
Sermaye imparatorluğu - Kaan Eroğuz

Tüm dünya yeni yılı Amerikan emperyalizminin Venezüella’ya saldırısı ve devlet başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in bir savaş suçlusu gibi ABD’ye kaçırılması olayıyla karşıladı

Devamını Oku
08.01.2026
Yargı kısıntısı - Suna Türkoğlu

Anayasa Mahkemesi, 16.7.2010 tarihli E:2010/29 K:2010/90 sayılı kararında hukuk devletini “insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, anayasanın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlet” olarak tanımlamıştır.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk

3 Ocak 2025 sabaha doğru Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri tarafından yataklarından alınarak kaçırıldı; ABD’ye yönelik uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldü.

Devamını Oku
07.01.2026
Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
07.01.2026
Türkiye 2026'dan ne bekliyor? - Necdet Adabağ

Ünlü İtalyan şair-yazarı Giacomo Leopardi “Takvim Satıcısı” adlı denemesinde bir yılbaşı öncesinde takvim satıcısına, gelecek yılın nasıl olacağını sorar, sorunun yanıtını beklemeden gelecek yılın yaşadıkları yıldan farklı olmayacağını; acı ve ıstırapların süreceğini, iç ağrılarının dinmeyeceğini söyler.

Devamını Oku
07.01.2026
Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen

Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir.

Devamını Oku
06.01.2026
Vicdanı altınla değil, hakikatle tartmak - Abdullah Dörtlemez

Atinalı Timon, Shakespeare’in kaleminde cömertliğiyle tanınan, dostlarına servetini açan ama karşılığında nankörlük ve ihanet gören bir karakterdir.

Devamını Oku
06.01.2026
Ayrıştırma mı, bütünlük mü? - Necdet Ersoy

Ülkemizde her düzeyde devlet görevlisi, siyasetçiler ve kanaat önderleri, söylemlerinde toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek için yurdumuzdaki bütün etnik grupların isimlerini sayıp sonra da “Biz hepimiz kardeşiz” gibi birlik ifade eden bir söylemi kullanmaktadırlar.

Devamını Oku
04.01.2026
Toplumsal çürüme ve mücadele - Coşkun Özdemir

Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti.

Devamını Oku
03.01.2026
Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor.

Devamını Oku
03.01.2026
2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025
Menemen Devrim Şehitleri Anıtı ve Cumhuriyet -

Yunus Nadi: “Kubilay timsalini taziz için ne yapsak yerinde olacağına şüphe yoktur.

Devamını Oku
23.12.2025
Kubilay olayının anlattıkları - Osman Selim Kocahanoğlu

23 Aralık 1930 salı günü, Menemen’de insanlık tarihi- nin en hunhar cinayetlerinden bi- ri işlendi.

Devamını Oku
23.12.2025
Cumhuriyetimizin vazgeçilmez değeri - Azmi Kişnişci

“Eşitlik”, Cumhuriyetin yalnızca hukuki bir ilkesi değil; toplumsal yaşamımızın adalet duygusunu ayakta tutan temel dayanaklarından biridir.

Devamını Oku
22.12.2025
Büyüyen eşitsizlik, yaygınlaşan yoksulluk - Sıtkı Ergüney

Ekonomide; fiyatlar genel düzeyindeki; artış “enflasyon”, gerileme “deflasyon”, duraklama ile birlikte yaşanan artış da “stagflasyon” olarak tanımlanır.

Devamını Oku
20.12.2025
Yenilmezlikler ve dokunulmazlıklar - Cengiz Kuday

Tarih, bazen büyük savaşlarla değil; küçük, sessiz ve ilk bakışta sıradan görünen olaylarla yön değiştirir.

Devamını Oku
20.12.2025
Hayvancılıktaki yol ayrımı - Gülay Ertürk

Türkiye bugün hayvancılıkta çok kritik bir eşiğe geldi.

Devamını Oku
19.12.2025
Devlet ve kalkınma - Prof. Dr. Bilin Neyaptı

Bir ülkede ekonomi yönetiminin temel hedefleri verimlilik ve adil bölüşümdür.

Devamını Oku
18.12.2025
Devletçiliğe dönebilmek... - Kemal Onur

Demokratik ve laik sosyal hukuk devletimizin kurucu lideri Atatürk’ün yönetimi döneminde; ülkemizin ulusal çıkarı açısından bilimsel anlayış ve duyarlı bir bilinçle, iç ve dış sermaye şirketlerinin çıkarları için vahşi madenciliğe kesinlikle fırsat verilmemiştir!

Devamını Oku
17.12.2025