Korsan Trump
Mehmet Ali Güller
Son Köşe Yazıları

Korsan Trump

04.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

İran Pakistan aracılığıyla ABD’ye 14 maddelik bir plan önerdi: Planın dört maddesi savaşın sona ermesinin ve yenilenmeyeceğinin garantisiyle, dört maddesi abluka ve Hürmüz Boğazı’nın açılmasıyla, üç maddesi yaptırımların kaldırılmasıyla ve üç maddesi de nükleer müzakerelerle ilgili.

Özetle Tahran yönetimi Washington’a üç aşamalı bir plan sunmuş oluyor: İlk aşamada savaşın bitirilmesinin ve yenilenmeyeceğinin garanti edilmesini istiyor. İkinci aşamada Hürmüz Boğazı’nı açması karşılığında, yaptırımların kaldırılmasını istiyor. Bunların ardından ise üçüncü aşamada nükleer müzakereye geçilmesini istiyor.

ABD ise tersine önce nükleer anlaşmayı şart koşuyor. (ABD’nin şimdi aradığı ve razı olacağı bir nükleer anlaşmanın çok daha iyisinin Obama döneminde ABD ile İran arasında imzalandığını ama Trump’ın 2018’de o anlaşmadan çekildiğini önemle anımsatalım.) 

HÜRMÜZ NÜKLEER SİLAHTAN ÖNEMLİ

İran, 14 maddelik bu planının dışında, bir de Hürmüz Boğazı için 12 maddelik plan hazırladı. İran Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad’ın açıklamasına göre geçişler şu şekilde planlanıyor:

- İsrail gemilerinin Hürmüz Boğazı’ndan geçişine izin verilmeyecek. 

- İran’a düşmanca girişimde bulunan gemiler, savaş tazminatı ödemeleri karşılığında Hürmüz Boğazı’ndan geçebilecekler.

- Diğer gemiler de İran Meclisi’nin çıkaracağı yasaya ve Tahran’ın izin ve kurallarına göre Hürmüz Boğazı’nı kullanabilecekler.

İranlı yetkililere göre Hürmüz İran için kritik önemde: İran Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad’a göre “Hürmüz’deki gemi trafiği savaştan önceki gibi olmayacak” ve “Hürmüz’ün yönetim biçimi petrolün millileştirilmesi kadar önemli.” İran Meclisi Bayındırlık Komisyonu Başkanı Muhammed Rıza Rızai’ye göre ise “Hürmüz Boğazı’nı yönetmek, nükleer silah elde etmekten daha önemli.” 

ABLUKA VE KORSANLIK

Hürmüz Boğazı’nın önemi ortada. Tahran Hürmüz Boğazı’nı ABD-İsrail bağlantılı gemilere kapattığı andan itibaren Washington yönetimi için kâbus başladı. Buna karşı bulabildikleri “çözüm” ise “ablukaya abluka” oldu. ABD İran’ın ablukasını, sonraki dış halkadan ablukaya aldı yani.

Bunun ne kadar çalıştığı da tartışmalı. Zira ABD’nin ablukasına rağmen Çin başta birçok ülkenin gemisi giriş çıkıp yaptı, yapıyor.

ABD bu süreçte bazı tankerlere operasyon düzenleyerek caydırıcılık sergilemeye çalışıyor. ABD Başkanı Donald Trump ise bu operasyonları “Petrole el koyuyoruz. Çok kârlı bir iş. Korsanlar gibiyiz” diye övünerek anlatıyor!

Trump’ın sözleri açıkça ABD’nin uluslararası denizcilik faaliyetlerine karşı işlediği suçların kabulü anlamına geliyor. Tahran yönetimi bu nedenle BM genel sekreteri ve üye ülkeleri bu korsanlığa karşı harekete geçmeye çağırdı.

AMERİKAN KORSANLIĞI

Trump’ın sözleri ABD’nin suçlarına bir yenisini daha eklemiş oldu.

Gerçi ABD uzun yıllardır denizde korsanlık yapıyor ama son dönemde korsanlık faaliyeti esas faaliyeti haline gelmiş durumda. Anımsayalım: Venezuela’nın petrol tankerlerine el koyup kendi limanına çekti, Venezuela’nın üçüncü bir ülkedeki uçağına el koydu, İngiltere ile birlikte Venezuela’nın altın ve döviz rezervlerine çöktü, Venezuela teknelerini vurdu, Venezuela Devlet Başkanı Maduro’yu evinden kaçırıp New York’a götürdü.

ABD bu türden gemiye, uçağa, altına, paraya çökme operasyonlarını İran başta başka ülkelere de yaptı. (ABD yönetiminin, Türkiye’nin parasını ödediği savaş uçaklarına el koyması ve parayı iade etmemesi de bir tür korsanlıktır.)

KORSANLARIN SONU BELLİDİR

Kısacası ABD için korsanlık, hırsızlık, haydutluk, hukuk dışılık artık sıradandır.

Şu farkla: Emperyalizm ya hammaddesini ucuza alıp o ülkeye pahalı mal satarak sömürür, ya yatırım yoluyla büyük kâr transferleri yaparak sömürür ya da borçlandırıp bağımlı hale getirerek sömürür. Bunu iyi kötü sömürdüğü ülkeye bir hukuk dayatarak yasaya bağlamaya çalışır.

Trump yönetimi ise emperyalizmin “açıktan hammadeye el koyarak sömürme” döneminin benzerini (ki orada da buna bir yasallık kılıfı uydurulmaya çalışılırdı) ama hegemonyası zayıfladığı için onun denizdeki korsanlık halini yani tam hukuksuzluk halini sergilemektedir.

Ama korsanlığın geleceği yoktur!