Alzheimer hastası Sadan Ünüvar'ın yaşamı film oldu: 'Bir Cumhuriyet kadınının gerçek öyküsü'

Alzheimer’da erken teşhisin önemine dikkat çekmek ve toplumsal bilinci artırmak amacıyla yola çıkan yönetmen Göksel Gülensoy, ömrünün son yıllarında bu hastalıkla mücadele eden annesi (kayınvalidesi) Sadan Ünüvar'ın yaşamını film yaptı.

24 Eylül 2021 Cuma, 14:06
Abone Ol google-news

Sadan Ünüvar

21 Eylül Dünya Alzheimer Günü'nde vizyona giren "Sadan Hanım: Bir İstanbul Hanımefendisi" belgeseli, Alzheimer'a yakalanan Sadan Ünüvar'ın gerçek hikâyesi.

Sadan Hanım’ın teşhis konulduktan ölümüne dek geçen beş yılına, hastalığın adım adım ilerleyişine odaklanan yönetmen Göksel Gülensoy, 60, 70 yıl önce İstanbul, Washington, Roma, Casablanca gibi pek çok yerde çekilen Sadan Hanım’ın gençliğine ait video görüntülerinden de yararlanmış.

Sadan Hanım’ı Canan Ergüder, askeri ataşe olan eşi Ziyaeddin Ünüvar'ı ise Kenan Ece oynuyor. Sadan Hanım’ın damadı olan Gülensoy ile filmini konuştuk. Gülensoy, "Alzheimer hastalığı ile tanışan herkesi içine çeken bir film. Bir Cumhuriyet kadının gerçek öyküsü…" diyor.

Sadan Hanım ve yönetmen Göksel Gülensoy

'HEM ANNEM, HEM OYUNCUM'

Sadan Hanım'la yakınlığınız da olduğu için merak ediyorum, hangi duygularla çalıştınız bu filme, filmin son halini izlerken neler hissettiniz?

Belgesel bölümlerini çekmeye başladığımda karşımda iki karakter vardı. Çekimlere girmeden benim annem/kayınvalidem, kamerayı kayıt ettiğim zamanda ise oyuncumdu. Bu duygular içerisinde çektim. Son halini galadan birkaç gün önce 300 kişilik sinema salonunda tek başıma izledim. Ustalarım bir filmi izledikten sonra şu tabiri kullanırlar: ”Film yağ gibi akıyor” derler. Ben de o salonda izlediğimde filmin yağ gibi akmasını istedim...

Göksel Gülensoy, oyuncu Canan Ergüder ile birlikte sette

Canan Ergüder'le yolunuz nasıl kesişti, oyunculuğunu nasıl buldunuz? 

Canan'ın bir resmini yakaladım internette, Sadan annemin gençlik fotoğrafı ile benzerliğine inanamadım. Ve sonrasında Canan ile iletişime geçtim. Sadan Hanım ile Canan’ı buluşturduğum o günden sonra Canan da projeye dahil olmuş oldu. Oyunculuğu ise zaten tartışmasız mükemmel…

'SEVMEKTEN VAZGEÇMEYİN'

Araştırmalarınızdan sizde kalanları da merak ediyorum. Alzheimer nasıl bir hastalık sizce, en kötü tarafı hangisi?

Bu hastalığa yakalandığınızda çekmecenizdeki hatıralarınıza ulaşamıyorsunuz. Ve yaşadığınız anılarınızı zaman içerisinde teker teker kaybediyorsunuz. Benim için en acı yönü bu hastalığın. Evinizde yaşı kaç olursa olsun ona çocukmuş gibi sevgi dolu davranın. Alzheimer kelimesi duyduğunuzda hemen bu kelimenin arkasına saklanıyorsunuz. Ve kendinizi veya o kişiyi soyutluyorsunuz. Biz bunu yapmadık bu filmde. Gerçekler ne ise, yaşananlar ne kadar acı olursa olsun bardağın dolu tarafından baktık.

Sadan Hanım'ın son günlerinden size kalan en özel an hangisi ya da hangileri?

Çok fazla anım var kendisiyle… Hepsi birbirinden özel benim için. Çoğu zaman onunla anlaşıp, birbirimize göz kırparak eşime oyunlar oynardık. Filmde de olan sahnelerden biri, bazen birbirimize yastık ya da pelüş oyuncakları atardık. Aslında biraz da ellerini, kollarını hareket ettirmesini isterdik. O da muzipçe gülerek oynardı.

SADAN HANIM KİMDİR?

Sadan Hanım, 6 Eylül 1927’de İstanbul’da doğdu. Dört kız kardeşin en küçüğü. Çocukluğu Çengelköy'de, gençliği Kadıköy Siftah sokaktaki iki katlı, cumbalı ahşap evlerinde geçti. Kadıköy Kız Enstitüsü Nakış bölümü mezunu.

Ablası Nazan hanımla keman dersleri aldı, Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde konserler verdiler. 1951 yılında Ali Ziyaeddin Ünüvar ile evlendi, bir oğlu, bir kızı oldu. Eşinin görevleri nedeniyle pek çok ülkeyi gezdi. 1967 yılı sonlarında Moda’ya taşındılar.

Moda’da eski evlerinin yerine inşa edilen apartmanın 3. katında yaşımını sürdürdü. Eşinin ölümünden sonra kızı ve damadı ile aynı evde yaşadı. 24 Ağustos 2018'de yaşamını yitirdi.