İnsan türü olarak tüketici bir canlıyız. Biyolojik dizilimimizi veya daha geniş ölçekte varoluşsal yapımızı değiştirmemiz mümkün değil. Ancak ne kadar tüketmemiz gerektiği konusunda elbette bilinç sahibi olabiliriz.
Bilinç, insan türünün en övündüğü özelliklerinden biri. Ne yazık ki insanların bir bölümü “ne kadar tüketmesi gerektiği konusunda hep daha fazlasını isteyenler” grubunu oluşturuyor.
Ülkemizde ise son zamanlarda ardı arkası kesilmeyen olayların da gösterdiği gibi kaynakların tüketimi konusunda pek iç açıcı şeyler olduğunu söylenemez. Bunu bilimsel olarak hesaplamak da mümkün. Karşılaştırmalı bir okuma yapmak gerekirse Türkiye için Limit Aşım Günü bu sene 22 Haziran’dı. Dünya Limit Aşım Günü ise bu sene 28 Temmuz...
Peki, nedir bu “Limit Aşım Günü” (Overshoot Day) derseniz; özetle “dünyanın bize bir yıl için sunduğu doğal kaynakların tükenme günü” diyebilirim. Bir yıllık kaynakları tükettiğimize göre de gelecek yıldan borçlanmaya yani yerel besilerimizi tüketmeye ve küresel ısınmaya katkı vermeye devam ediyoruz.
Hesaplama yöntemi ise şöyle; (dünyanın biyokapasitesi / dünya ekolojik ayak izi) x 365. Dünyanın biyokapasitesini -hesaplanacak yıl içinde- dünya tarafından üretilen doğal kaynaklar, dünya ekolojik ayak izini ise insanların -hesaplacak yıl içindeki- doğal kaynak tüketimi oluşturuyor. Limit aşım günü kavramını bir İngiliz düşünce kuruluşu olan Yeni Ekonomi Vakfı’ndan Andrew Simms ilk kez kullandı. 2006 yılında farkındalık yaratmak adına Dünya Limit Aşım Günü’nün ilk kampanyası düzenlendi.
TÜKETİLEN KADAR ÜRETİLMİYOR
İnsanlık tarih boyunca barınma, beslenme, kentler kurma, ürünler oluşturma adına dünyanın kaynakları kullandı. 1970 yılına gelindiğinde ise kritik eşik aşıldı. Çünkü dünya tüketilen kadar üretmiyordu. Küresel Ayak İzi Ağı’nın verilerine göre bu tüketim hızı için 2022 itibarıyla 1.75 dünyaya ihtiyaç var. Grafiklerde dikkat çeken bir dalgalanma da mevcut. 2019’da 29 Temmuz olan Dünya Limit Aşım Günü, pandeminin etkileriyle 2020 yılında neredeyse üç haftalık bir farkla 22 Ağustos tarihine ilerledi. Bu dalgalanmanın ana nedenleri arasında bireysel olarak araç kullanımının ve uçak yolculuklarının azalması sonucu karbon ayak izinin düşmesi var.
O zaman eko-anksiyete kapılmadan verileri inceleyip neyi, nasıl yapacağımıza karar vererek ilk adımı atabiliriz. Bu arada bireysel olarak da karbon ve su ayak izini hesaplamanıza yardımcı olan çevrimiçi siteler var. Tarayıcınızdan yazdığınızda karşınıza birçok seçenek çıkacak.
LİMİT AŞIM GÜNÜ'NÜ DAHA İLERİ BİR TARİHE ALMAK MÜMKÜN MÜ?
#MoveTheDate Dünya Limit Aşım Günü’nü ileri tarihlere yönlendirmenin mümkün olduğunu dile getiren bir kampanya. Kentlerin tasarımından enerji harcamalarıma, gıdaları nasıl tükettiğimizden yolculuklaırmızı nasıl yaptığımıza kadar aldığımız kararlar ve uygulamalar sonucu yaşam evimiz olan dünyanın kendini onarmasına destek olabiliriz.
- Toplu ulaşımı tercih et
- Gıda alışverişini yerel, etik ve sürdürülebilir pazarlardan yap.
- Gıda atıkları konusunda bilgi edin, öğrendiklerini hayatına kat ve paylaş.
- Giysi satın almadan önce “gerçekten buna gereksinimim var mı?” sorusunu en az dört kez sor.
- Tek kullanımlık plastikleri yaşamından çıkarmaya çalış.
- Yeni yapılarda yağmur hasadını da hesaba kat.
- Yetkili kurumlardan çevre ve iklim ile ilgili haklarını talep et.
RAKAMLARLA DÜNYA LİMİT AŞIMI GÜNÜ
- Dünyada yaşam ilk kez 3 milyon 800 bin yıl önce görüldü.
- 1970’den bu yana dünya nüfusundaki artış yüzde 121.
- 1970’den beri omurgalı türlerinin ortalama nüfus büyüklüğündeki düşüş yüzde 58.
- İnsanlığın Ekolojik Ayak İzi karbon yüzde 57.
kaynak: www.overshootday.org