Aşırı sağ tehdidi kraliyete uzandı: Prenseslere suikast planı ortaya çıktı

Aşırı sağ tehdidi kraliyete uzandı: Prenseslere suikast planı ortaya çıktı

2.05.2026 14:19:00
Güncellenme:
Aşırı sağ tehdidi kraliyete uzandı: Prenseslere suikast planı ortaya çıktı

Hollanda tahtının varisi Prenses Catharina-Amalia ve kız kardeşi Prenses Alexia’ya yönelik suikast hazırlığı içinde olduğundan şüphelenilen aşırı sağcı bir zanlı yakalandı. Zanlının üzerinden çıkan "kan gölü" notu ve üzerinde Nazi sloganları kazınmış baltalar, ülkede infial yarattı.

Hollanda’da aşırı sağcı olduğu değerlendirilen bir şüpheli, iki prensesi öldürme planı yaptığı iddiasıyla gözaltına alındı. Savcılık, 33 yaşındaki zanlının hedefinde tahtın varisi Prenses Catharina-Amalia ile kız kardeşi Prenses Alexia’nın bulunduğunu açıkladı.

Yetkililer, zanlının üzerinde “Alexia” ve “Mossad” yazılarının yanı sıra Nazi selamına atıf yapan “Sieg Heil” ifadesinin kazılı olduğu iki balta bulunduğunu bildirdi. Şüphelinin ayrıca “Amalia”, “Alexia” ve “kan banyosu” ifadelerinin yer aldığı el yazısı bir not taşıdığı kaydedildi.

Zanlı, Şubat ayında Lahey’de gözaltına alınırken, hakkında pazartesi günü ön duruşma yapılacağı açıklandı. Olayın motivasyonu ise henüz netlik kazanmadı.

Hollanda Kralı King Willem-Alexander ve Kraliçe Queen Máxima’nın üç kızından en küçüğü Princess Ariane 19 yaşında.

Tüm tehditlere karşın kraliyet ailesi, geçen hafta düzenlenen ve kralın doğum gününü simgeleyen “Kral Günü” etkinliklerine katıldı. Aile, halkla bir araya gelerek sokak kutlamalarına iştirak etti.

DAHA ÖNCE DE HEDEF OLMUŞTU

Veliaht Prenses Catharina-Amalia, daha önce de güvenlik tehdidi nedeniyle gündeme gelmişti. 2020 yılında tehdit mesajları sonrası bir süre saklanmak zorunda kalan prenses, 2022’de ise güvenlik endişeleri nedeniyle Amsterdam’daki öğrenci evini terk ederek Lahey’deki saraya dönmüştü.

Kraliçe Máxima o dönemde, “Normal bir hayat süremiyor. Amsterdam’da yaşayamıyor, saray dışına çıkması bile zor” ifadelerini kullanmıştı.

Prenses, Avrupa’nın en tehlikeli uyuşturucu kartellerinden birinin kaçırma planı iddiaları üzerine bir süre Madrid’de yaşamıştı.

Dönemin başbakanı Mark Rutte ile birlikte çete üyelerinin iletişimlerinde adı geçen isimler arasında yer aldığı belirtilmişti. 

“NARKO DEVLET” TARTIŞMALARI

Avrupa’nın en güçlü uyuşturucu baronlarından biri olarak gösterilen Ridouan Taghi, prenseslere yönelik plan iddialarını reddetmişti. Taghi, 2024’te görülen “Marengo” davasında beş cinayetten müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Dava sürecinde avukat, gazeteci ve bir tanığın yakınının öldürülmesi, ülkede suç örgütlerinin devlete karşı güç kazandığı ve Hollanda’nın bir “narko devlete” dönüştüğü yönündeki tartışmaları alevlendirmişti.

Prenses Catharina-Amalia, alınan güvenlik önlemlerinin ardından 2024 yılında yeniden Hollanda’ya döndü.

Catharina-Amalia, dönüşünün ardından yaptığı açıklamada, “Sokakta yürümeyi, mağazaya gitmeyi özlüyorum. Normal bir öğrenci hayatını özledim” ifadelerini kullanmıştı.

İlgili Konular: #Hollanda #prenses

İlgili Haberler