Amerikan NBC News kanalının aktardığına göre Pentagon, İran’a yönelik olası yeni operasyonlar için ek askeri hedeflerden oluşan güncellenmiş bir liste hazırladı.
Haberde, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı geniş çaplı askeri operasyonları yeniden başlatma ihtimalinin Washington’da ciddi biçimde değerlendirildiği belirtildi.
Ancak Amerikan askeri yetkilileri, bundan sonraki aşamanın ilk saldırı dalgasına kıyasla çok daha zor ve karmaşık olacağını ifade ediyor.
'HEDEFLERİ YER ALTINA TAŞIDILAR...'
Amerikan kaynaklarına göre İran, kalan askeri kapasitesinin büyük bölümünü:
- yer altındaki korunaklı tesislere,
- mobil platformlara
- ve hızlı konuşlanan sistemlere kaydırdı.
Haberde, İran’ın özellikle; kamuflaj, hareketlilik ve 'dağınık konuşlanma' stratejilerine ağırlık verdiği aktarıldı.
Washington’un hedef listesinde Şahab, Siccil, ve Hürremşehr tipi mobil balistik füze platformlarının bulunduğu belirtildi.
- Ayrıca; Fordo nükleer tesisi,
- mobil hava savunma sistemleri,
- İHA operasyon merkezleri,
- Bandar Abbas ve Hürmüz çevresindeki deniz unsurları da öncelikli hedefler arasında gösteriliyor.
Amerikan basınına göre İran’ın hızlı saldırı botları ve gemisavar füze platformları da yeni operasyon planlarında yer alıyor.
'KİRPİ STRATEJİSİ'
Amerikalı uzmanlar, İran’ın son aylarda 'kirpi stratejisi' olarak tanımlanan savunma doktrinine geçtiğini düşünüyor.
- Bu strateji; sabit üs kullanımını azaltmayı,
- askeri unsurları sürekli hareket halinde tutmayı,
- dağlık alanlar ve şehir merkezlerinde gizlemeyi amaçlıyor.
- Böylece Amerikan hava saldırılarının etkinliğinin düşürülmesi hedefleniyor.
MASADA İKİ SENARYO VAR
Amerikan değerlendirmelerine göre İran, ilk saldırı dalgasında 5 binden fazla askeri noktanın hedef alınmasının ardından askeri kapasitesini daha esnek bir yapıya dönüştürdü. Washington, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini tehdit edecek caydırıcı kapasitesini koruduğunu düşünüyor. Dünya petrol arzının yaklaşık beşte biri Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor.
Habere göre Trump yönetimi içinde şu anda iki farklı senaryo aynı anda değerlendiriliyor:
- yeni askeri operasyonlar,
- diplomatik ateşkes ve müzakere süreci.
Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin yeniden güvence altına alınmasına yönelik dolaylı diplomatik temasların sürdüğü ifade ediliyor.
Bu nedenle Washington’un geniş çaplı saldırılara dönüp dönmeyeceğinin askeri baskı, siyasi risk ve diplomatik maliyet arasındaki hassas dengeye bağlı olacağı değerlendiriliyor.
