‘Enflasyon sürerken büyümenin kaynağı belirsiz’: Esas çözüm üretimde

‘Enflasyon sürerken büyümenin kaynağı belirsiz’: Esas çözüm üretimde

3.04.2026 09:26:00
Güncellenme:
‘Enflasyon sürerken büyümenin kaynağı belirsiz’: Esas çözüm üretimde

Türkiye ekonomisi masaya yatırıldı: “Anlayamadığımız, açıklayamadığımız bir şeyler var.”

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde düzenlenen panelde Prof. Asaf Savaş Akat, Prof. Ege Yazgan ve Prof. Erhan Aslanoğlu, Türkiye ekonomisine ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Akademisyenler, mevcut koşullarda Merkez Bankası’nın doğru adımlar attığını ancak kalıcı çözüm için üretim ve verimlilik odaklı politikaların şart olduğunu vurguladı.

Prof. Akat, "Türkiye ekonomisinde bizim anlamadığımız bir şeyler oldu" diyerek, enflasyona karşın büyüme gerçekleştiğine, ekonomide çok ciddi durgunluk gözlemlenmediğine ama 2025'te istihdamın hiç artmadığına dikkat çekti. Verimlilik ve rakabetle ilgili çok ciddi sorunlar olduğunu belirten Akat, "Klasik bir enflasyonla mücadele programı çözüm olamaz. Türkiye, hastalığa dönüşmüş bir enflasyona karşı operasyonu reddettiği sürece dengesizlikler sürecek" dedi.

Prof.  Yazgan, büyümenin kaynağına ilişkin, gelir dağılımdaki bozulmaya işaret etti:

"Ya 2021 sonuındaki politika servet dağılımında  büyük değişiklik yaptı ve talebi etkiledi; ya da finansman  yurtdışından borçlanarak karşılanıyor. Açıklayamadığımız çok şey var. Belki de kayıt dışı ekonominin hacmi çok büyük ve talep bununla açıklanabilir."

GIDA ARZI KRİTİK

Yazgan, özellikle hizmet sektöründe fiyatların değiştirilme sıklık ve büyüklüğünün çok arttığına dikkat çekerek "Bu ortamda  yeni bir döviz kuru hareketine izin verirseniz  dövize dönme refleksi aniden tetiklenir. Kredi musluklarını açtığınızda da bu sadece fiyatlara yansır. Var olduğumuz yerde başka politika alanı yok. Ama savaş yıl sonuna kadar sürerse cephane kalmayabilir" dedi.

Fiyatlama davranışının düzelmesini beklemenin şart olduğunu ifade eden Yazgan, enflasyonun kısa sürede düşmesi için gerekli güveni oluşturmanın ise çok zor olduğunu belirtirken  devletin yapması gereken en acil işin, üretimi teşviklerle desteklemek olduğunu, özellikle tarım alanında çok hızlı sonuç alınabileceğini vurgulayarak "Yatırıma dönüşecekse para basmak bile enflasyonist olmaz" dedi.

Prof. Aslanoğlu da enflasyonun artacağına dair beklentinin ve servet artışlarının talebi canlı tuttuğunu, bunun da fiyat ayarlamalarına alan tanıdığını belirtti. Enflasyon karşısında yapılabilecek en önemli şeyin ise tarımdaki yapısal sorunları çözmek olduğunu vurguladı.

Enflasyonda gıdanın yüzde 25'lik ağırlığına; dünyada beş yıllık gıda enflasyonu yüzde 25 iken Türkiye'de bir yıllık fiyat artışının resmi ölçüme göre yüzde 36 olduğuna dikkat çeken Aslanoğlu şunları söyledi: "2000'lerin başında bizim yirmi yedi milyon hektar tarımsal alanımız varken şu anda yirmi dört milyon hektarın altında. Çiftçi sayısı da düşerken 2000'lerin başında 65 milyon olan nüfusumuz bugün 85 milyon. Ayrıca ülkeye gelen turist sayını 50 milyon arttı. Kapsamlı planlama şart. Gıda Düzenleme Denetleme Kurumu gibi çok ciddi bir yapıya da ihtiyacımız var."

İlgili Konular: #ekonomi #üretim